Bursa'da Helikopter Ambulans 78 Yaşındaki Hasta İçin Havalandı

Bursa'nın Harmancık İlçesi'nde rahatsızlanan hasta, olumsuz hava koşullarına rağmen helikopter ambulans ile Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Bursa'da mübadele anısına fidan bağışı

Bursa'da mübadele anısına fidan bağışı

Uyku Sorunu yaşayanlar için öneriler

Evde nasıl yüz temizleme toniğini yapabilirim

Cilt Tipine Göre Tonik Seçimi Nasıl Yapılır

Elma sirkesi Cilde Faydalı mı ?

Kafein'in yan etkileri nelerdir

Hasar Görmüş Saçlar Nasıl Onarılır

Hamileyken Tüketmeniz Gereken 8 Yiyecek

Antik Roma mitolojisi hakkında merak edilenler

Romanların etimolojisi, yaşam tarzları ve tarihçesi

Antik Mısır Mitolojileri

Yunan Mitolojisi hakkında merak edilenler

Mitoloji efsanelerinden Orfeus

Mutlaka Görülmesi Gereken 10 Harika Arkeolojik Eser

Pusula hakkında merak edilenler

Sandra Bullock’un Yer Aldığı 5 Muhteşem Film

Anne Hathaway’ın En İyi 15 Filmi

Korku dolu sahneleriyle birbirinden korkunç 10 korku filmi

Pandemi nedeniyle hafta sonu kısıtlamasını evde geçirenlere özel 10 film önerisi

Netflix’te Yer Alan En İyi 10 İspanyol Dizisi

Oscar ödüllü oyuncuların arasında yer alan Kate Winslent’in birbirinden harika 10 Filmi

En iyi 5 Disney animasyon filmi

OSMANGAZİ BELEDİYESİ

BURSA BÖLGE

10 OCAK, ‘ÇALIŞAMAYAN GAZETECİLER GÜNÜ’ OLSUN

İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı İbrahim Erdoğan, basında çığ gibi büyüyen işsizliğe dikkat çekti

‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak bilinen 10 Ocak tarihlerinin anlamını tamamen yitirdiğini vurgulayan Erdoğan, “Binlerce gazeteci mesleğin acımasız çarkları içinde ezilip un ufak oldu. Bu gidişle 10 Ocaklar Çalışamayan Gazeteciler Günü olacak’ dedi.
-Halen daha çalışma şansına sahip olan gazetecilerin maaşlarının neredeyse asgari ücrete sabitlendiğine vurgu yapan Erdoğan, “Onu bile parça buçuk alabilen basın emekçilerinin kıdem, izin, ikramiye, bayram paraları gibi özlük hakları da çoktan buhar olup uçtu” şeklinde konuştu. Erdoğan konu ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
“Maalesef acı gerçek şudur ki; Türk basını, tarihinin en hazin günlerini yaşıyor.
Bilindiği gibi; 10 Ocak tarihi, 1961 yılında kabul edilen ve gazetecilere özlük haklarıyla ilgili yasal güvenceler getiren 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesi nedeniyle, ilk önce ‘Çalışan Gazeteciler Bayramı’ olarak ilan edildi.
1971’de askeri darbenin basın özgürlüğüne getirdiği kısıtlamalar nedeniyle ‘bayram’ ifadesi kaldırıldı ve 10 Ocak, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak anılmaya başlandı.
Sonrasında basın çalışanlarının haklarının ellerinden birer birer alınması ve derinleşen sorunlarının bir türlü düzeltilmemesi nedeniyle de, 10 Ocak tarihi, medya çalışanları açısından ‘Dayanışma Günü’ olarak kabul gördü.
Bugüne geldiğimizde ise çok daha üzücü ve düşündürücü bir tablo ile karşı karşıyayız.
MEMLEKETTE ‘ÇALIŞAN GAZETECİ’ BIRAKMADINIZ!
Gördüğümüz şu ki, ülke genelindeki işsizliğin boyutları basın sektöründe de arttıkça artarken, çalışmaya devam edebilenlerin yıpranma, kıdem, ikramiye gibi kazanılmış hakları dahi ellerinden ya alındı ya da adeta kuşa çevrildi.
Basın çalışanlarının ezici çoğunluğunun maaşları asgari ücrete sabitlenirken, çok büyük bir kesim, pandemi bahanesiyle, bin küsur TL civarındaki kısa çalışma ödeneğine mahkum edildi. Bu nedenle de aslında çalışanlardan çok, çalışamayan gazetecilerin sorunları daha fazla konuşulmaya başlandı.
Bu gidişle korkarız ki, 10 Ocak tarihleri, ‘Çalışamayan Gazeteciler Günü’ olarak ilan edilmek zorunda kalınacak.
Ülkemizde gazetecilerin bireysel hakları ile ilgili problemlerin yanı sıra, basın özgürlüğü de uluslararası düzeyde ve evrensel kriterler açısından çok geriledi.
Maalesef Türk basını,
bu iktidar döneminde çok kötü koşullarla karşı karşıya bırakıldı ve muktedirlerin bilinçli olarak nüfuz ettikleri basit bir algı mekanizması haline getirildi.
SORUNLAR, VAHİM
BOYUTLARA ULAŞTI
Teknolojik gelişmeler ve bunun beraberinde gelen yapısal değişimlerle birlikte de zorlu bir sürece giren medya, halkın doğru haber alabildiği, güvenilir bir mecra olma özelliğini yitirdi.
Yazılı basın başta olmak üzere, yaygın ve yerel basında, son yıllarda yayın hayatına son vermek zorunda kalan medya kuruluşları ve her gün işsizliğin pençesinde kıvranan meslektaşlarımızın sayısının çığ gibi büyümesi ile birlikte, basının sorunları, doğru haber alma özgürlüğü de dahil olmak üzere, çok daha vahim boyutlara yükseldi.
Kısacası gerek basın çalışanlarının, gerekse genel anlamda medyanın tüm sorunlarının çözümü, bugünkü daralan sistem içinde asla mümkün değil.
Bu konunun da tıpkı ekonomi, adalet, hukuk, eğitim, işsizlik gibi tüm temel sorunlarla birlikte, ülkemizde ancak topyekün bir sistem değişikliğinin gerçekleşmesi halinde çözüme kavuşturulabileceğine inanıyoruz.”