Bugün, 17 Ocak 2021 Pazar

Osmangazi’de Karla Mücadele Başladı

Dündar, “Kar Felaket Değil, Bereket Getirsin”

Yavru ‘Köpekler Donmaktan Kurtarıldı

Yavru ‘Köpekler Donmaktan Kurtarıldı

Kafein'in yan etkileri nelerdir

Hasar Görmüş Saçlar Nasıl Onarılır

Hamileyken Tüketmeniz Gereken 8 Yiyecek

Diş Macunuyla Sivilcelerden Nasıl Kurtulabilirsiniz

Diş Beyazlatmaya Yardımcı 4 Yiyecek

Bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler hangileridir

Size Daha Fazla Enerji Verebilecek 6 Yiyecek

Yarımada Üzerinde Bulunan Tarihi Kale

Kenya’da Kadınların Şiddetten Kaçarak Kurduğu Bir Köy

Birçok Medeniyete Ev sahipliği Yapmış Olan Kaleler Şehri Mardin

İnançlarından Ötürü Yıllardır Temizlenmeyen Nehir

Antik Mısır'da mumyalama nasıl yapılırdı

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Efes çevresinde yer alan Meryem Ana Evi

Yalanlar Üzerine Kurulu Bir Aşk Hikayesi!

Netflix’te Meditasyonun Animasyon Hali!

Bilim Kurgu Severler İçin Muhteşem Diziler

Akşam Ne İzleyeceğini Düşünenler İçin Dizi Önerisi

Ailecek Film İzlemek İsteyenler İçin Film Önerisi

2000’li Yıllarda Çekilen En Güzel 5 Aşk Filmi

IMDB Puanı Yüksek 10 Film (2)

HABER VİDEOSU

OSMANGAZİ BELEDİYESİ

BURSA BÖLGE

Osmangazi’de Karla Mücadele Başladı

Antik bir Likya kenti Myra

Antik bir Likya kenti Myra

Myra, günümüz Türkiye'sinde Antalya İli'nin Kale (Demre) ilçesinin yer aldığı bölgede bulunan antik bir Likya kentidir. AlacadağAkdağlar (Massikytos) ve Ege Denizi arasında Demre Çayı (Myros) tarafından taşınan toprakla oluşmuş verimli alüvyon ovasına kurulmuştur. Myra Kazıları 2009 yılında Nevzat Çevik başkanlığında başlamış ve devam etmektedir. 2010 yılında, kazı ekibi tarafından kapsamlı bir kitap yayınlanmıştır. Çevik'e göre Myra'nın erken adı Muri'dir. Bazı araştırmacılar Myra'nın Arzawa'nın Mira'sı ile aynı yerleşim yeri olduğunu düşünse de kanıtlanmış böyle bir bağlantı yok. Myra Likya ittifakının (MÖ 168 – 43) bir üyesi olmadan önce Myra ile ilgili ele geçirilmişdem yazılı bir kaynak yoktur; Strabo'ya (14:665) göre ittifakın en büyük kentlerinden biriydi.

Yunan halk kentin koruyucu tanrıçası olan Artemis Eleutheria'ya tapmışlardır. Zeus, Athena ve Tike'ye de tapılmıştır.

Likya ve Roma dönemlerine ait olan kentin harabelerinin çoğu alüvyon tortuların altındadır. Antik tiyatronun üstündeki dağda bulunan akropol büyük ölçüde tahrip olmuştur. Tiyatronun yakınında hamam ve bazilika olabilecek geç dönem kalıntıları görülmektedir. Açıkhava tiyatrosu 141 yılında deprem ile yıkılmış fakat daha sonra tekrar yapılmıştır.Myra’da iki Likya nekropolü vardır, bunlar tiyatronun üzerindeki kayalıkta ve onun doğusunda nehir nekropolü olarak adlandırılan bölgede toplanmıştır. Kaya mezarlarının çoğu uzaktan büyük bir ev gibi görünürler, bazıları da tapınak şeklindedir. Nehir nekropolünün en dikkat çeken mezarı gezgin Charles Fellows'ın 1840 yılında kaya mezarlarını gördüğü zaman hala kırmızı, sarı, mavi ve mor renkleri seçebildiğini söylediği “Resimli Mezar”dır, günümüzde bu renkler görülemez sadece kırmızı ve mavi renklerden izler vardır. Bu mezarda diğer bir dikkat çeken şey gerçek ölçülerde kabartma şeklinde yapılmış on bir insan figürüdür.

Myralılar'ın limanı ise antik Likya kenti olan Andriake'dir. Bu kent; o dönemlerde ayrı bir kent değildir, Myralılar için burası bir liman ve dış mahalle olarak işlev görmektedir.[1] Myralılar burada; korsanların baskınlarına karşı korumak için nehrin ağzına zincir germişlerdi. Bu zincir MÖ 42'de Marcus Junius Brutus tarafından para toplamak amacıyla Myra'ya gönderilen komutan Lentulus Spinther tarafından şehre girilirken kırılmıştır.Hıristiyanlığın ilk zamanlarında Myra Likya'nın metropolüydü. Aziz Pavlus MS 60'ta Roma'ya giderken limanında gemi değiştirir. Günümüzde Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nicholaos 4. yüzyılda Myra'nın piskoposluğunu yapıyordu. 408 ile 450 yılları arasında imparatorluğun başında olan II. Teodosius zamanında Aziz Nicholaos'ın Myra'da başpiskoposluk yaptığı ve Myra'nın Likya'nın başkenti olduğu bilinmektedir.