Hollywood yıldızları İzmir'e geliyor
Bez Bebek Dizisinin küçük yıldızı Yağmur büyüdü.
Türkiye’nin genç yıldızı Alper Erözer, yeni şarkısı Göz Göze yayınladı
DOĞALLIK YÜKSELİŞE GEÇİYOR
BARÇIN'DAN SEKTÖRE İDDİALI MERHABA

Muhalefet bindiği dalı kesti

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine Genelge Gönderildi

Osmangazi’den Bisiklet Çalıştayı

Kestel Belediyesi'nde HES Kodu Dönemi

YILDIRIM’DA ALTYAPI KALİTESİ ARTIYOR

Acemler’den bir yük daha kalktı

Bugün 3 Eylül Perşembe

Değerli Arkadaşlar

Geçirmiş olduğumcovid hastalığının ardından ilk kez Basın Toplantımızı gerçekleştirmekteyiz.

Hastalık sürecinde arayan soran mesaj atan herkese teşekkür ediyorum.

Hem hastalık sürecinde hem de sonrasındaki karantina sürecinde desteklerini esirgemeyen sağlık çalışanlarımıza da ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Arkadaşlar

Geçtiğimiz günlerde Giresun ilimizde yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabırlar diliyorum.

Sel felaketinin sebep olduğu yaraların en kısa zamanda sarılmasını bekliyor ve süreci takip ediyoruz.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi afetlere sebebiyet veren plansızlıktır, ranta dayalı yapılaşmalardır.

Vatandaşlarımızın yaşadığı felaketleri önlemenin, felaketin yol açacağı hasarları en aza indirgemenin yolu doğadaki derenin, taşın ve diğer canlıların da hakkını gözeterek ve bu hassasiyet doğrultusunda faaliyet yürütmekle mümkündür. 

Yukarıdan bakıldığında Giresun Dereli’de binaların dere yatağına inşa edildiği ortadayken afet sonrası sel baskınının yapılaşma ile ilgisi olmadığı söylenebiliyor.

Ortada sorunlar ve atılmış yanlış adımlar varken İktidar, yapılan yanlışları kabul etme ve sorunların sebeplerini tespit etme noktasında zafiyet yaşamaktadır.

Sorunların çözülmesi önündeki en büyük problem de budur; Hasta hastalığını kabul etmiyor, tedavi için işbirliğine yanaşmıyor.

Ancak biz çağrımızı yineliyoruz;

Rant temelli inşaat faaliyetleri, afetlere ve dolayısıyla can kaybı ve hasara sebep olmaktadır.

Dere yatağına beton dökmeyi hedefleyen ihaleler ıslah çalışması değil, felakettir.

Değerli Arkadaşlar

Hafta sonu yaklaşık 2 Milyon adayın katılacağı KPSS sınavı icra edilecektir.

Sınava katılacak kardeşlerime başarılar diliyorum,

Pandemi sürecinde yapılacak bu sınav, bazı tedirginliklere ve soru işaretlerine sebebiyet vermiştir.

Geçtiğimiz haftalarda bu konuda İçişleri Bakanlığına bir soru önergesi ile sınavın güvenli bir şekilde yapılabilmesi için alınan önlemleri sormuştuk. 

Henüz bir yanıt alamadık ancak sınavdan önce detaylı bir açıklamanın yapılmasını bekliyoruz.

Değerli Arkadaşlar;

İşsizlik; suça bulaşma oranını arttıran, ümitsizliğe ve mutsuzluğa sebep olan en temel sorundur.

İşsiz vatandaşlarımızın büyük bir kısmı iş bulmaktan ümidini kesmiş durumdadır. İşsiz vatandaşlarımız iş bulma ümidiyle özel sektörde ve kamuda iş ilanlarını, sınavları, kursları yoğun bir şekilde takip etmektedir.

Fakat son dönemlerde yapılan sınavlar ve mülakatlarda yaşanan usulsüzlükler ve bu yollar ile yaşanan siyasi kadrolaşma vatandaşların kurumlara ve işe alımlarda yapılan sınavlara olan güvenini dolayısıyla devlete olan güvenini derinden sarsmaktadır.

Yazılı sınavlardan sonra yapılan mülakatlar ise siyasi kadrolaşmanın bir aracı haline dönüştürülmüştür.

Bakınız, İŞKUR sınavında bile şaibelerin ardı arkası kesilmiyor.

Yazılı sınavın ardından mülakat yapılıyor ancak mülakat sonuçları açıklanmadan atamalar yapılıyor.

Sınav yönetmeliği aleni şekilde ihlal ediliyor ve bu sınavlara katılan binlerce insanın emeği acımasızca heba ediliyor.

Bununla birlikte ülkemizde özellikle gençlerin istihdamı ciddi bir problem olarak karşımızdadır.

Genç İşsizlik oranı neredeyse %30 oranındadır.

Uzun bir zaman ciddi emekler harcayarak sınavlara hazırlanan gençler, hak ettikleri halde atanmama kaygısını yaşamaktadırlar.

Sadece gelecek kaygısı değil, bugün çözülmesi gereken çok önemli sorunlar ve acı gerçeklerle karşı karşıyayız.

Ne yazık ki yapılan anketler bu gerçeği bize açık bir şekilde göstermektedir.

Araştırmalar göstermektedir ki ülkemizde gençler;

Değer görmediklerini düşünüyor, borçlu olduklarını ifade ediyor, Din ve değerlerin istismar edildiğini düşünüyorlar.

Araştırmaya göre;

Gençlerin %50.5’i hiç mutlu değilken, %86’sı borçlu durumdadır.

Gençlerin %77.6’sı liyakate önem verilmediğini ve kayırmacılığın yaygın olduğunu, iş bulmak için torpile ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Gençlerin %76,2’si ise başka ülkelerde yaşamak istediğini ifade ediyor.

Bu acı tabloyu acilen değiştirmek zorundayız.

Zira gençlerini ihmal eden bir ülkenin müreffeh olabilmesi mümkün değildir.

Değerli Arkadaşlar

Türkiye Büyük Millet Meclisi vatandaşların yaşadığı sorunlara çözüm üretmek için vardır.

Ve biz milletvekilleri de bunun için seçildik, bu doğrultuda çalışma yapmak en temel vazifemizdir.

Bizler burada çalışma yürütürken haliyle vatandaşlarımızın talepleriyle ilgili Sayın Bakanlara sorular soruyoruz.

Şimdiye kadar sorduğumuz 140’tan fazla soru önergesinden çok azı cevaplandırılması için yasal süre olan 15 günlük süre içerisinde cevaplandırıldı.

Çoğu soru önergemize ya cevap verilmiyor ya da aylar sonra geçiştirici cevaplar veriliyor.

Bu tavrı, temsil ettiğim halkımız ve yaşadıkları sorunlara çareler aradığımız yüzbinlerce vatandaşlarımız adına kınıyorum.

Sizlere birkaç örnekle tabloyu aktarmak istiyorum.

Bakınız, Tarım Bakanlığına verdiğimiz soru önergesini haberleştiren mili gazetenin haberine erişim engeli getirildi.

Soru önergesinde daha önce tağşiş ve taklit ürünlerle gündeme gelen bir ismin Tarım Birlik A.Ş genel müdürlüğüne neden atandığını sormuştuk.

Gelen cevapta iddiaların asılsız olduğu söylenmişti ancak kısa süre sonra genel müdür olarak atanan kişi görevden alındı… Bu durumda yeni soru şu;

Genel müdür olarak atadığınız kişi bir sahtekâr değilse neden görevden aldınız? Milli Gazetenin haberine neden erişim engeli getirdiniz?

Bakınız bir diğer örnek;

Hazine ve maliye bakanına sorduğumuz bir soru;

Mevzuata aykırı olduğu halde çiftçiye yapılan destekleme ödemelerinden neden vergi kesintisi yapıyorsunuz? Diye sorduk.

Kendisi bütün soru önergelerinde olduğu gibi bir link kopyala yapıştır yaparak bize göndermiş. Sorunun cevabını arayın ki bulasınız…

Bakın bir diğeri;

Konya ovasında yıllardır süregelen sulama problemi çözülecekti..bununla ilgili vaatler, açılışlar, şovlar havada uçuştu ancak problem halen çözülemedi.

2 ay önce sorduk, ihalesi yapılan kaynak ayrılan Ahi Kanalı projesi 15 yıldır neden halen bitirilemedi diye sorduk.

Ancak üzerinden 2 ay geçti halen cevap yok!

Bir diğer soru önergesi E-KPSS ve engelli bireylerin istihdamı ile ilgiliydi.

Engelli bireylerin istihdamı için kota artırımını sormuştuk ancak cevap yok

Bakınız 2020 yılının ilk 6 ayında RTÜK’e en çok şikayet edilen tv kanalı ATV olmasına rağmen RTÜK sadece iktidara muhalif olan kanallara ceza kesmek için çalışmış..

Soru önergesinde sayın kültür bakanına RTÜK’ün bu yanlı tutumunun sebebini sorduk ve halen cevap alamadık..

TV5 in bir programında “pelikan” kelimesi kullanıldı gerekçesiyle ceza kesilmişti ve yine Tele 1 ve Halk Tv gibi kanallara ekran karartma gibi akla ziyan cezalarla sansür uygulanıyor.

Ancak baktığınızda yalan haberler ve kışkırtıcı yayın yapmayı ilke edinmiş yandaş kanallara dokunulmadığını görmekteyiz.

Ancak bu taraflı tutumun sürdürülebilmesi mümkün değildir. Bu keyfi tutumlar evvela vicdanlarda yer bulamayacaktır ve bunların er ya da geç hesabı mutlaka verilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle Basın toplantımızın hayırlı yeni gelişmelere vesile olmasını temenni ediyorum.

Katılımızdan dolayı sizlere teşekkür ederim, iyi çalışmalar.