SİNEMA

Toplumu Değiştirmeyi Hedefleyen Adam: Aamir Khan

SANAT

Hat Sanatı Dünyaya Tanıtılacak

MAGAZİN

Yeni Albüm ile Yurt Dışına Açılıyorum... İddialıyım.

SEYAHAT

MAVİ BAYRAKTA DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ TÜRKİYE’NİN ÖDÜLLÜ PLAJ SAYISI 486 OLDU

XL Mimarlık+Mühendislik'e

BTSO’nun UR-GE Projesiyle ABD Pazarına Açıldı

Başkan Özkan’dan “Türkiye’nin en uzun sahilleri” vurgusu

'Yeni normalde fiziki ofislerin yerini sanal ofisler alacak 

'‘ESNAFIMIZIN YANINDAYIZ’

'BAYRAMPAŞA HAŞERE VE SİNEKLERE KARŞI İLAÇLANIYOR

'İzmir’de camiler dezenfekte ediliyor



YAZARLAR


Mustafa Demir İktisatçı / Şair - Yazar


 ANNELER GÜNÜ.

.


Anneler gününün özel bir anlamı vardır;lakin, bir günde değil her günde kutlanması ve hürmetle anılması,sevdalanılması gerekir.ANA olmak vasfı özellik ister,verilen emeğe sevgi ve saygı ister.

Dokuz ay çekilen ve katlanılan zahmet ve sıkıntılar,bebek dünyaya gelince bir anda unutulur,şefkat ve gözyaşları içinde kucağında bağrına basar Anne.
                    Memeler musluğundan,kan ve fışkı içerinden gelen dünyanın en lezzetli ve gıdalı sütünü,Rabbim, RAHMAN ve RAHİM İsimleri muktezasınca bebeğe şifalı olarak akıtır.

O zaman ve mekanda bambaşka bir dünya vardır artık.

Bütün sıkıntılar unutulmuş;hayat, doğan bebekle farklı bir anlam kazanmıştır.Evlere bebek ağlamaları ile ninnilerle neşe gelmiştir.
                   Anne için, yalnız hamilelik ve doğurma ile iş bitmiyor.Dokuz senelik eğitim temel eğitim dönemi başlıyor artık.

Bu eğitimde eğer anneler,çocuklarına sevgi,saygı ve ahlak derslerini verip aşılamazsa;ileriki yaşlarda büyük sorunlarla karşışaabilirler.Toplum da bundan nasibini alır ve huzursuzluklar başlar.

On evladını yetiştirip topluma kazandırmaya çalışan Valideyne,ihtiyarlandıklarında on evlat onlara bakamazsa,yeterli sevgi ve saygıyı göstermez ise tufandır.

Anne hakkı ödenmez asla.Peygamber Efendimiz (ASM),üç defa ANNE sonra BABA demiştir hak ve hukuk noktasında.
                  Fedakar ve cefakar annelerimizin yanında yaşlansak bile,biz hala çocuğuz.Evladına bir fiske gelmeye görsün,dünyayı yıkar.

Tavuk,yavrusuna musallat olan aslana korkmadan saldırması,temel içgüdüden gelen İLÂHÎ  ilhamın neticesi Anneliktir.
                    Günümüz dünyasında,evlatlar maalesef anne ve babaya gereken saygı ve sevgiyi vermiyorlar.Huzur evlerine kapatılan birçok  gözü yaşlı anne ve babalarımız vardır.

Özellikle Avrupa’da ölüme terk edilenlere şahit oluyoruz.Son corona virüs salgınında Devletler bile tedavilerini bırakıp,ölüme terk ettiler.

Demokrasi ve özgürlük haklarının merkezi ilan etmişler kendilerini.Bizdeki zavallılar da,onlara aşık.Asaletlerini unutmuşlar.Onun için, bir günle kutlayıp geçiştirmek olmaz Anneler Gününü.
AYET-İ KERİM’DE;
"Biz, insana, ana-babasına iyilikte bulunmayı tavsiye ettik. Özellikle de anasını tasviye ederiz ki, o, kat kat zaafa düşerek ona hamile kalmış, emzirmesi de tam iki sene sürmüştür.

Binaenaleyh; bana ve ana-babana şükret. " (Lokman, 31/14).
                      ANNE Gül bahçesine benzer.Yanında dolaşıp kaldıkça teneffüs edersin,derin nefeslerle  bütün sıkıntıların izale olur.Yumuşak ve şefkat dolu hava dolar içine.
                    Aile ve çocuğun ihtiyaçlarını temin etmek için baba yılmadan, usanmadan çalışır, yemez yedirir, giymez giydirir. Çocuğun bir yeri ağrısa, onlar daha fazla rahatsız olurlar.

Çocuklarının rahatını kendi rahatlarına tercih ederler. 
Bu zahmetli meşgale, değişik safha ve şekillerde olmak üzere yirmi otuz yıl devam eder. Hatta, ana-babanın çocuğuna gösterdikleri ilgi hayat boyu sürer gider.

"Biz insana, ana-babasına iyilik yapmasını tavsiye ettik. Bununla beraber, hakkında bilgi sahibi olmadığın (ilah tanımadığın) bir şeyi bana ortak koşman için sana emrederlerse, artık onlara bu hususta itaat etme." (Ankebût, 29/8)
                Bu ayet ashabtan Sa'd b. Ebi Vakkâs hakkında nazil olmuştur. Hz. Sa'd olayı şöyle anlatmaktadır:
"Ben anneme hürmet ve itaat eden bir çocuktum, müslüman olunca annem bana:
- Sa'd! Bu yaptığın nedir? Ya sen bu yeni dinini bırakırsın, yahut da ben yemem içmem ve sonunda ölürüm. Sen de benim yüzümden; "Anasının katili!" diye ayıplanırsın, dedi. Ben; "Anneciğim böyle yapma. İyi bil ki, ben bu dini bırakmam!" dedim. Ve iki gün iki gece bekledim.

Kadın ne yedi, ne içti. Bunun üzerine:
"Vallahi anne, iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam. Artık ister ye, ister yeme." dedim. Bu azmimi görünce annem bu direnmesinden vazgeçti. Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i kerîme nazil oldu.
 (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, XII, 121 ) .

                 Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde: "Allah size, annelerinize itaatsizliği... Haram kıldı." (Buhârî, Edeb, 4).
"Yüce Rabb'ın şöyle emretti; Yalnız Allah'a ibadet edeceksiniz, ana-babalarınıza iyilik yapacaksınız. Şayet bunlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf " dahi deme, yüzlerine bağırma, onlara tatlı söz söyle.

Onlara, merhamet belirtisi olarak tevazu kanadını aç da, 'Ya Rab, küçüklüğümde bana şefkat gösterdikleri gibi, sen de onlara merhamet et.' de." (İsrâ, 17/23-24)
                ONUN İÇİN,ANNELER GÜNÜ HERGÜN DİYOR VE KUTLUYORUM.