SİNEMA

Günün Film Önerisi İvan'ın Çocukluğu

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

ABD, Sudan’ı “Terörü Destekleyen Ülkeler“ listesinden çıkarmaya hazırlanıyor

20 metrede maskeyi çıkarmadılar ama iş güvenliğini hiçe saydılar

ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZ

ONLAR MİKROP SAVAŞÇISI

Ana Kucağı Bursa’yı sarıyor

Başkan Dündar Muhtarlar İle Bir Araya Geldi

Başkan Aktaş, demokrasinin uç beylerini ağırladı




Op. Dr. EVRİM AKSOY


 GENİTAL HİJYEN

.


Kadında genital bölgenin doğal dengesinden bahsederken iç genital ve dış genital olmak üzere ikiye ayırmamız gerekir. Dış genital bölgede tüylü bölge ve dudaklar kısmı bulunurken iç genital bölge vajinayı kapsar. İç genital bölge ile dış genital bölgenin hücreleri ve ortamlarının asit baz dengesi birbirinden farklıdır.

Dış genital bölge normal derimizdeki özellikleri taşır. İç genital bölge yani vajina, pH derecesi olarak asidik yapıya sahiptir ve bu bölgeyi oluşturan faydalı bakteriler yani laktobasiller başta olmak üzere diğer mikroorganizmalarla doludur. Aynı zamanda iç genital bölge devamlı olarak nemlidir.

Genital bölge temizliğinde dikkat edilecek en önemli kural tuvalet bittikten sonraki temizleme işidir. Özellikle büyük tuvalet yapıldıktan sonra temizlik her zaman önden arkaya doğru yapılmalıdır Eğer arkadan öne doğru silme işlemi yapılırsa dışkıdaki mikroplar vajina ve idrar deliğine yayılabilir ve bunun arkasından infeksiyonlar ortaya çıkabilir.

Genital bölge yıkanırken aşırı sıcak su, sabunlar, duş jelleri, parfüm, kolonya gibi tahriş edici ürünlerden kaçınmak gerekir. Bu bölgeyi yıkarken özellikle duşta daha ılık soğuk su tercih edilmelidir. Bu bölgenin asidik ortamına uygun ph derecesi 4 ve daha düşük özel üretilmiş genellikle intim adı verilen yıkama sıvıları kullanılabilir. Yıkama yaparken hiçbir zaman vajina içi derinlere doğru yıkanmaz daha çok yüzeysel köpürtülüp durulanır.

Hamilelik döneminde genital bölge çok daha hassas ve infeksiyonlara çok daha yatkın hale gelir. Alınan kilolar nedeniyle bu bölge daha nemli olmaya müsaittir ayrıca hamilelikte vajinal salgılar artacağından devamlı bir akıntı hali olabilir. Yeteri kadar temiz tutulmaz ise mantar ve diğer kötü kokulu kaşıntılı akıntılar ile seyreden infeksiyonlar görülür. Bu yüzden sık çamaşır değiştirilmeli, sentetik naylon külotlardan uzak durulmalı, pamuklu çamaşırlar tercih edilmeli. Tuvalet temizliği mutlaka önden arkaya doğru yapılmalı herhangi bir kaşıntı, yeşil renkli akıntı, yanma gibi belirtiler var ise hekime hızlıca başvurulmalıdır.

Hamilelik döneminde de intim yıkama ürünleri rahatlıkla kullanılabilir. Bu sıvıların asidik olması normal vajinal denge ile uyum içinde olduğundan sabun ya da vücut şampuanlarından çok daha uygundur

İyi bir özel bölge hijyen ürünü en başta ph derecesi 3-4 arasında olmalı. İçinde alerjen madde bulundurmamalı, aşırı parfümlü, aşırı köpüren katkı maddeleri içermemelidir

Vajinal flora dediğimiz yapı vajinada bulunan faydalı bakterilerdir. Özellikle laktobasiller vajinanın asidik ortamını sağlayan mikroorganizmalardır. Bağışıklık sistemimizin güçlü olduğu durumlarda laktobasiller sayıca fazla olduğundan diğer zararlı bakteriler hastalık yapamayacaklardır. Antibiyotik kullanımı, bağışıklık sisteminin çökmesi, vajina içinin aşırı yıkanması, tahriş edici maddeler bu faydalı bakterileri azaltır ve yok ederse o zaman vajinal flora bozulur ve hastalık yapan etkenler çoğalır

Vajinal florayı korumak için dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi temizlik esnasında kullandığımız maddelerin kimyasal olarak zarar vermeyen, tahriş etmeyen bu bölgeye özel hazırlanmış, ph derecesi asidik olanlardan seçmemiz gerektiğidir. Yiyeceklerimizle doğal olarak floramızı zenginleştirecek besinler alabiliriz. Örneğin kefir tüketmek, dışarıdan ekstra probiyotik tabletler kullanmak gibi. Sağlıklı olmak sağlıklı florayı da sağlayacaktır.

Ped kullanımı bazen ciddi allerjilere sebep olabilmektedir. Bu nedenle pedler ne kadar az kimyasal işleme maruz kalarak üretilirse sağlığa o kadar uygun olacaktır. Pedlerin yüzeyinin olabildiğince yumuşak olması, kimyasal beyazlatıcı madde kullanmadan üretilmiş, parfümsüz olması önemlidir. Ayrıca bir pedin kullanımının mümkün olduğu kadar kısa tutulması yani sık değiştirilmesi gerekir. Kokulu parfümlü pedler daha çok kimyasala maruz kaldığından önerilmemektedir.

Adetli günlerde sık duş alınmalı, pedin yarattığı nemli ve kötü kokulu ortam mümkün olduğunca azaltılmalıdır.