SİNEMA

Engelsiz İzmir 4. Ulusal Kısa Film Yarışması başvuruları başladı 

MAGAZİN

Hollywood yıldızları İzmir'e geliyor

Muhalefet bindiği dalı kesti

"HAMAS İLE EL-FETİH" İSTANBULDA BİR ARAYA GELDİ

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine Genelge Gönderildi

Osmangazi’den Bisiklet Çalıştayı

Kestel Belediyesi'nde HES Kodu Dönemi

YILDIRIM’DA ALTYAPI KALİTESİ ARTIYOR




Nilüfer Gök / Hemşire / Yaşam Koçu


   SANA  GÜVENİYOR!UM

.


 

İlişkilerin bir numaralı düşmanı olan güven sorunu, genelde kişinin çocukluk ve ilk gençlik yıllarında yaşadığı olumsuz deneyimlerden ve travmalardan kaynaklanır. Aile ortamında yeterince sevgi ve şefkat görmeyen, çeşitli sebeplerle terk edilen ya da şiddet gören çocukların, ilerleyen yaşlarda ilişkilerde güven sorunu yaşaması son derece kuvvetli bir ihtimaldir.

Annesinden sevgi şefkat görmeyen bir erkek çocuk büyüdüğünde kadınlara,tam tersi babadan sevgi şefkat ve güven görmeyen kız çocukları da büyüyüp kadın olduklarında erkeklere güvenmemeyi öğrenirler.

Güven, yalnızca bir duygudan ibaret değildir. “Dürüstlük, açıklık, tutarlılık, sadakat, yakınlık, bağlılık, tahmin edilebilirlik” gibi pek çok kavramdan oluşan çok geniş kapsamlı bir olgudur.

İster bir aylık ister on yıllık bir ilişkinin içinde olalım mutlaka partnerimizin yanında kendimizi güvende hissetmek isteriz.

 Güven yakın ilişkilerin temel taşı,olmazsa olmazlarından biridir.Güvenin olmadığı hiçbir ilişki uzun soluklu olmaz.

Hepimizin geçmiş ilişkilerden gelen olumlu olumsuz deneyimleri ve bugüne getirdiği korkuları vardır.O sebeple iliskiyi meydana getiren iki kisinin korku ve endişeleri ya da güvenmedigi konular buna göre şekillendiğinden farklı farklıdır.Yapmamız gerekenlerin en başında  geçmişte yaşananların artik bittiğinin kabul edilmesi gerekliliği vardır.

Ve görmemiz gereken şu anki kişinin o kişiden tamamen farklı bir birey olduğudur.

İlişkinin başlangıcında bir önsezi ile hayatımızdaki kişiye güvenmek isteriz,daha sonrasında ise onun tavır,hareket ve sözleriyle güvenimiz pekişir ya da kuşkular başlar.

Yani ilişkide ki güvenin oluşması için zamana ihtiyaç vardır.

Beraber paylaşılan zaman arttıkça,üzüntü ve mutluluklar paylaşıldıkça kişiler birbirine yakınlaşır.

Sevgilinizin size inanması ve her koşulda yanında olacağınızı hissetmesi ilişki içerisinde güven duygusu oluşturmanın kilit noktalarından biri. Eğer sevgilinize tutarsız davranıyor, verdiğiniz sözleri tutmuyor, şüpheli hareketlerde bulunuyorsanız, size güvenmesi oldukça zor. Ona karşı olan söylemlerinizde tutarlı olmanız size inanmasını ve sağlıklı bir ilişki yürütmenizi sağlayabilir.

Gizli saklı yapılan işler, görüşülen eski sevgililer sonsuza kadar gizli kalmayacağından attığınız her kritik adımı sevgiliniz ile paylaşmanız ilişkinizin uzun ömürlü olmasını ve güven duygusu oluşturmanıza kolaylık sağlar.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde güvenin yeri en alt düzeydeki fiziksel ihtiyaçların hemen üzerindedir. Alt düzeydeki ihtiyaç karşılanmazsa üst düzeydeki ihtiyacın karşılanması anlamsızdır.

Karşımızdaki kişiye güven kendimize duyduğumuz güvenle paraleldir.

“Bir ilişkide güvensizlik varsa oradaki ilişki yalandır. Çünkü güvenilmek, sevilmekten daha büyük bir iltifattır” Nicanor Parra