Pusula hakkında merak edilenler

Yarımada Üzerinde Bulunan Tarihi Kale

Kenya’da Kadınların Şiddetten Kaçarak Kurduğu Bir Köy

Birçok Medeniyete Ev sahipliği Yapmış Olan Kaleler Şehri Mardin

İnançlarından Ötürü Yıllardır Temizlenmeyen Nehir

Antik Mısır'da mumyalama nasıl yapılırdı

Yerebatan Sarnıcı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Dünyanın en önemli 10 sanat eseri

Dünyanın en önemli 10 sanat eseri

Vincent Van Gogh Hakkında Bilinmeyen 17 Gerçek

Vincent Van Gogh Hakkında Bilinmeyen 17 Gerçek

Haziran Alevi Tablosu

Haziran Alevi Tablosu

1814 yılında Jean Auguste Dominique Ingres tarafından yapılan yağlı boya tablo

1814 yılında Jean Auguste Dominique Ingres tarafından yapılan yağlı boya tablo

Gerçek Bir Suç Öyküsüne Dayanan Netflix Mini Dizisi

Morgan Freeman’ın En İyi 20 Filmi Listesi

Birbirinden Harika Popüler Film Serileri

Başarılı ve Etkileyici Oyunculuğuyla Aamir Khan’ın En İyi 10 Filmi

Bilim kurgu kategorisinde yer alan en iyi 30 bilim kurgu filmi

Netflix Reality Yarışma Programları

İzlerken kahkahalara boğulacağınız Komedi Filmleri

Evde nasıl yüz temizleme toniğini yapabilirim

Cilt Tipine Göre Tonik Seçimi Nasıl Yapılır

Elma sirkesi Cilde Faydalı mı ?

Kafein'in yan etkileri nelerdir

Hasar Görmüş Saçlar Nasıl Onarılır

Hamileyken Tüketmeniz Gereken 8 Yiyecek

Diş Macunuyla Sivilcelerden Nasıl Kurtulabilirsiniz




Atilla GÜNEY / Yazar


Adam olmanın mektebi yoktur

.


“Adam memleketten çıkmaz adam anasının kucağından çıkar.” adam olmanın eğitimi, mektebi yoktur. Adam dediğin özü sözü birdir. Adam dediğin “menfaati gereği değil inancı gereği yaşar”. Asalet asla tesadüf değil,  asalet soydan gelir.

 Adam dediğin hatır bilir saygılı olur. Adam olana selam verildimi almasını bilir. Adam dediğin mert olur, cesur olur, eline beline diline sahip olur. Yani adam olmak başka bir kavramdır. Bambaşka bir kriterdir öyle herkeste bulunmaz. Eskiden bir adamın selamı ile kan davaları biterdi.  Yâ da bir selamla çok iş hal olurdu. Kadir kıymet vardı. Saygı sevgi vardı.

İnsanlar büyüklerin hatrına küçükleri affederdi. Yine bir şehirden bir şehire ya da bir köye birisine adam olanın sözü geçerdi. Çünkü o dönemlerde adamlar yaşardı.

Şimdi menfaati gereği yaşayan adamcıklar var. Eskiden zenginlik adamlık değildi. Mertlik cesurluk dürüstlük adamlıktı.

 Şimdi kimin birkaç kuruşu ya da metası varsa adam diyorlar kendisine ya da kendilerini adam diye saydırıyorlar.

 Anadolu topraklarında hiçbir zaman kaypaklık yoktu çünkü insanlar saf, temiz niyetliydiler ne zamanki başlar ayak, ayaklar da baş oldu namertlik aldı başını gitti.

Bu fani dünyayı kendine mal mülk sayanlar şimdilik kendilerini adam yerine koymuşlar.

 Fakat adam olanlarda köşelerine çekilip hayata dair filmleri izliyorlar ve zamanın sessizliğine gömülmüşler. Sadece olayları yaşananları izliyorlar, ömürleri bitsede eserleri kalıcıdır.

 Efsanelikleri anlatılır zamanı gelince. Hele hele son zamanlarda yaşanan olaylara baktığınızda hayretler içinde kalıyorsunuz. Deprem olur ev kiraları yükselir,  hastalık peydah olur stokçuluk yapılır,

 yılbaşı olur zamlar hortlanır, ramazan olur çarşı Pazar ateş pahası olur. Biri dara düşmesin diğeri hazır bekliyor tekme vurmaya.

Herkes birbirini kolluyor nasıl kandırabilirim diye hemen hemen herkesin kendi çıkarı için yapmadığı maymunluk yoktur. 

Sonrada adamım diye piyasada gezenler var. Hani biz millet olarak yardımseverdik, iyilikseverdik, ne oldu şu pandemi sürecinde bir liralik maske 7 tl ye satıldı. Yine 3 tl’lik maske 15 tl’ye satıldı. Meslek gruplarına baktığınızda mide bulandırıcı nice olaylara şahit oluryorsunuz. İşler tamamen allem kallem olmuş. Eskiden derlerdi ki; bu adam kayserlidir.

 Anasını boyar babasına satar. Öyle bir mecazen söz vardı halkın içinde. Şimdi memleketin toprağı dörtte üçü kayserli olmuş. Hani derler ya kurdun adı çıkmış çakallar ortalığı yıkmış. İnançli imanlı asaletli olan insan gibi insan dünyayı ahireti ile değişir mi? Adam olan dün başka bu gün başka olur mu?  Hani derler ya “ben söze bakarım söz mü bir döner adama bakarım adam mı”? Öyle bir zamanda yaşıyoruz kimin ne olduğu belli değil.

Toplum olarak tüm değerleri yitirdik millet olarak kutsallarımız daima menfaatimizden önce gelirdi. Çünkü kanaat sahibiydik rızkımız için ağlamazdık. Nefsimiz için hareket etmezdik. Kendi çıkarımıza göre bir yaşantımız yoktu.

Ülke olarak siyasetinden tutun en alt memuruna kadar liyakat vardı. Çavuş ahbap işleri bu denli değildi. İnsan satmak hiç kitabmızda yoktu. Çünkü biz ümmet olark dinimizi ne işimize ne aşımıza alet etmezdik. İnsanlar sakallı birini gördüğü zaman hürmet ederdi. Küçükleri sever kollardı.

 Yaşadığı mahallede asayişi bozanlara mahallece karşı koyulurdu. Herkes biribirini tanır saygı gösterirdi. Ülke olarak bir itibarımız vardı.

En önemli ayrıcalığımız biz millet olarak temiz ve iyi niyetlydik. Maalesef tüm güzelikleri kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. Hala uyanmadık bu dünya bir misafirhanedir. Herkes bu misafirhenede uyumaya, oyalanmaya gelmiş. Bir gün uyanacağız işte o gün gerçekle karşılaşacağız fakat adam olmak için iş işten geçecek.