SİNEMA

Mahallede yazlık sinema keyfi

MAGAZİN

RAHATLIĞIN EN ŞIK HALİ YENİ İNCİ’DE

SEYAHAT

BODRUM KALESİ'NİN İKİNCİ ETABI DA ZİYARETİ AÇILDI

Doğru tercih için Büyükşehir yanınızda

Jandarma "Bonzai" Yakaladı

Son 10 Günde Toplam 57 PKK/YPG’li Terörist Etkisiz Hale Getirildi

'dünya genelindeki koronavirüs vaka durumunu açıklandı

'Zincirleme kazaya karışan kadın sürücü kendini görüntüleyen gazeteciye saldırdı

'SAĞLIK İÇİN, HEPİMİZ İÇİN’ DENETİM

'Video çekmek için çıktığı surlardan düştü



YAZARLAR


İsmet Koyuncu


Av Cüneyt Bülent Şeker ve Maske

.


Bu yazımızda köşemizi tamamen Avukat dostumuz ve Ak parti eski Bursa il başkan yardımcısı Cüneyt Bülent Şeker'e ayırıp onun kaleminden okuyoruz. Tüm okurlara saygı ile İsmet Koyuncu

Bir markete girerken maske takmayan bir polis memuru gördüm, yanına gidip “Maske takma yasağı kalktı mı, sizin bize örnek olmanız lamız memur bey” dedim, yanındaki sivil poliste “sen kim oluyorsun da devlet memuruna akıl veriyorsun, geri zekâlı …” diye üzerime yürümüştü.. Daha sonra bu olayı değerlendirdim, acaba “ maskeyi konusunun hatırlatmakta ukalalık filan mı yaptım” diye düşündüm; 17 yaşında genç bir çocuk olsam bana yakışmazdı tabi, ama 52 yaşında bir avukat ve eski üniversite hocası olduğum için bana yakışırdı.

Ancak maskesiz polis bir konuda haklıydı; geri zekâlılık yapmıştım, siz siz olun hatasını gördüğünüz polis memuruna sakın akıl vermeye kalkmayın, benim gibi geri zekâlılık yapmayın, konuyu belgeleyip Emniyet Müdürlüğüne, 155 şikâyette bulunun.

 

Bende bu konuyla ilgili Bursa Emniyet Müdürlüğü internet sayfasına başvuruda bulundum, ondan sonra da konuyu köşe yazarı İsmet Koyuncu da bu konuyu yazdı, bunun üzerine Bursa Emniyet Müdürlüğünden çağrıldım, müşteki olarak ifadem alındı, burada gördüğüm atmosferden şunu anladım;

Bursa Emniyet Müdürü ve Yardımcıları, çalışma arkadaşları bu gibi disiplinsiz davranışlar konusunda son derece hassas ve hemen üzerine gidiyorlar, bu sebep ile BURSA EMNİYET MÜDÜR VE YARDIMCILARINA TEŞEKKÜR EDİYORUM, Bursa nın suç ile mücadelede başarısının kaynağı bu hassasiyet olduğunu anlıyorum.

Benim bunları anlatmaktaki amacım bu münferit olaydan yola çıkarak polisi karalamak değil, benim mesleğim dahil her meslek gurubunda sorunlu insanlar var, üstelik bu polis sadece o kötü bir gün geçirmiş olabilir, çok sıkıntılı bir zamanına denk gelmiş olabilirim, bu hepimizin başına gelebilir, amacım bu olay vesilesi ile bazı konulara dikkat çekmek..!

Vatandaşın polise böyle saygısızca bir çıkış yaptığını gördüğümde daima polisin yanında yer almışımdır, polise kartımı uzatır ve ; “bu olay ile ilgili tanığa veya avukata ihtiyacı olursa yanında olduğumu “ söylerim… Bir defa haksız olduğu halde polise nezaketsizce davranan adam da bana; “ Sen de kim oluyorsun ” demişti, bende “Memur beyin avukatıyım" demiştim…. Tabi trajikomik olaylar bunlar..

Şu anda polislerimizin çoğu üniversite mezunu ve çok iyi bir eğitimliler, bakıyorum da genellikle nazikler, kurallar içinde hareket ediyorlar ve bu günlerde daha çok vatandaşa memur ve polise saygılı davranış konusunda bir eğitim vermek gerekiyor, belki de okullarda ilk vermemiz gereken eğitim bu toplum içinde uygulanması gereken nezaket kültürü ve bilgisidir.

Tabi son zamanlarda sosyal ve ekonomik sıkıntılar haricinde toplumda şiddetin artması da önemli bir etmenlerden biride ; “Efendice davranmanın, nazik olmanın zayıflık olarak algılanması, alttan alanın, altta kalacağı” şeklinde yerleşmiş yanlış bir zihniyettir.

 

Sonuç olarak Polis Devleti Temsil Eder, hem de hiçbir kurumun temsil etmediği kadar, vatandaşın gözünden; polis= Devlettir, O yüzden polisin ne zaman devletin yumuşak yüzünü göstereceği, ne zaman devletin ona verdiği güç kullanma yetkisini kullanacağı çok önemlidir. Çünkü Devlet bu ikisi arasındaki balans ayarında yaşar.

Yukarıda Türk Polisinin Amerikan polisine benzemediğini söylemiştik, Amerikan polisi toplumu taşıran şu olaylar yaşanıncaya otoritesinin silah ve şiddet kullanabilme gücünden kaynaklandığını zan ediyordu ama polisin fevri hareketlerinden dolayı bardak taştı ve Amerikan polisinin çoğu eyalette artık hiçbir ağırlığı ve otoritesi kalmadı, Amerikan polisi artık sayı üstünlüğüne sahipse, bir gücü var bu da hiçbir toplumda olanaklı değil… Gerçek şu ki; Polis toplum arkasında ise güçlüdür.

KENDİNİ HASTA HİSSETMEYENİN GERÇEKTEN MASKE TAKMASINA GEREK YOK MU,

 

Sağlık Bakanımızın bir konuşmasını dinledim, Bakan; “ maskesiz dolaşmama ve mesafe konusunda kim olursa olsun uyaralım vs. diye bir açıklama yaptı, Bunu da bursa Fotoğrafı ile uyarmıştı…

Bundan sonra yukarı da bahsettiğim sivil polis memurunun maske takmamasını ve bunu savunmasından sonra şunu düşündüm; acaba biz haybeye mi maske takıp sıkıntı çekiyoruz, sıkıntıyı bırak hatta maskenin zararlı olduğunu söyleyenler dahi var, hatta hatta bu salgının uydurma olduğunu söyleyenlerde…

İnsan şunu düşünüyor, belki de memur bir bildiği var, belki de tedaviden ümit kesildiği için hastalığın yayılması ve insanların doğal bağışıklığı kazanması bekleniyor, olamaz mı?

Ama benim de hasta olan ve hatta ölen tanıdıklarım var ve bana şunu anlattılar: “ inan kemiklerimin içi dahi ağrıyor, insanın kemiği ağrır mı? ölecek olmama üzülmüyorum, ama çocuklarım gözümün önünden gitmiyor…” ve ağlamalar, hüzünlü anlar. Bende kronik astım hastası olduğum için aynı akıbetten korkuyorum…

Kısaca elimizde sadece iki adet tedbir var; maske ve mesafe, eğer insanlar maskeyi de mesafe kuralını da hemen unutuyor, ben maskesiz olduğu için, pandemiyi unutup sarılıp öpüşen çok insan gördüm. Maske bence önemli ama tabi ki sürekli aynı maskeyi takmak, tükürük ile ıslatıp maskesiz insanlar ile yakın mesafeden konuşmak zararlı, maske karşınızdaki kişide de varsa faydalı….

Geçenlerde bir milletvekili ağabeyim ile bu konuyu konuşmuştuk, ben durumdan bahsetmiştim, maske takmayan vatandaşı uyaran polise bazı vatandaşların direnç gösterdiğini söylemişti, bende; böyle bir şey var ise, hem maske takmamanın hem polise zorluk çıkartmanın cezası verilmeli, ama vekilim vatandaş bilinçsiz eğitimsiz olabilir, ama polis devleti temsil eder, eğer polis maske takmaz ise insanlar hiç takmaz, polisinde insanlara “maske tak” demeye yüzü olmaz, buna engel olunamaz ve toplumun bir kısmı takıp bir kısmı takmaz ise de maske istenen faydayı sağlamaz, (bir polis dahi olsa) maske takmaz iken polis maske den dolayı ceza keser ise, de Devlete olan inanç ve güven sekteye uğrar.

Millet hükümete oy versin vermesin; sağlık bakanı ve iç işleri bakanının samimiyetine inanıyor, bunların çabasını takdir ediyor, Bursa Valisinin ve Emniyet Müdürünün gayretini görüyor ama bu yöneticilerin çabası uygulamadaki bireysel hatlar ile zayi olmamalı, bu pandeminin kontrolden çıkması Türkiyeyi en az 10 yıl geriye götürür… Bunun Milletçe toptan bir çaba içinde olmamız gerekiyor, yoksa ölüm ve mali zararlar artar bunların vebali de kurallara uymayanların üzerinde olur…