SİNEMA

Engelsiz İzmir 4. Ulusal Kısa Film Yarışması başvuruları başladı 

MAGAZİN

Hollywood yıldızları İzmir'e geliyor

Muhalefet bindiği dalı kesti

"HAMAS İLE EL-FETİH" İSTANBULDA BİR ARAYA GELDİ

İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine Genelge Gönderildi

Osmangazi’den Bisiklet Çalıştayı

Kestel Belediyesi'nde HES Kodu Dönemi

YILDIRIM’DA ALTYAPI KALİTESİ ARTIYOR




Dr. Muhammed Bozdağ


Cinciye gitmeyi doğru buluyor musunuz?

.


Cinciye gitmeyi doğru buluyor musunuz? (Bu yazıyı sadece Allah’ın hayır dilediği kullar okuyup anlayabilecek.)

Üniversite yıllarında tıbbın bir türlü çözemediği baş ağrılarımdan bunaldığım bir vakitte, akla mantığa sığmaz yollar denedim. Şifalı olduğu iddia edilen bir türbede geceledim, şifasına inanılan bir taşın suyunu içtim. Utandığım mantıksızlıklarımdan biri de cinciye gitmek oldu.

Bir dostun övgüsüne, şöyle böyle etkili olduğu iddiasına inanarak kalkıp gittim o şehre… Bulduğum cinci adamın eğitimsizliği her tavrından okunuyordu. Ben bir eğitimli olarak diz çöktüm huzurunda. Adam yüce kitabımızı aldı ve güya sayfalarına bakarak gaybi haberler alıyor ve benim hakkımda bir sürü şey sayıp döküyordu. Tavrındaki yapmacıklık, Kurandan öyle şeylerin görülemeyeceğini düşünmem, görüşmenin içerdiği bir sürü mantıksızlık kafamda takıldı kaldı... Anamı, doğum tarihimi sordu, bir şeyler yazdı bir kâğıda, katladı, naylonla sardı, çakmakla kenarlarını yakıp yapıştırdı ve verdi… Hazır ettiğim parayı minderin altına sıkıştırıp çıktım. 
Oradan kendimden tiksinerek, utanç içerisinde ayrıldım. Bir ümit, belki işe yarar diye aldım o muskayı yine de taşıdım. Hiçbir işe yaramadı… Birkaç yıl sonra çekmecemde buldum o muskayı, çekinerek, açıp bakayım dedim… Batıl inançlar yüzünden korku salınıyor yüreklere, ne feci! İçerisinde güya besmele yazmaya çalışmış, sonra bir sürü saçma, anlamsız rasgele karalamalar, çizgiler… Yaktım attım ve esef ettim kendimi içerisine düşürdüğüm ahmaklığa. Sonra da böyle bir şirke bulaştığım için tövbe ettim. Kalbim rahatladı. 

Müslümanlar olarak yalanlar üzerinden hayatımızı mahveden ve Allah’a başka güçleri ortak koşmak olduğu için de Allah’ın tokadına düşüren bu batıla nasıl böylesine teslim olabiliyoruz. Onca apaçık Kuran ayeti bizi uyarırken üstelik! Niye kimse bizi erkenden uyarmıyor bu konuda!

Kuran şeytanın cinlerden olduğunu bildiriyor. (Kehf, 50) Dolaysıyla cin çarpması dedikleri şey aslında şeytanın etkisine girmekten ibaretti. Zaten Allah şeytanın gerçek müminlere dokunamayacağını açıklamıştı. “Gerçek kullarımın üstünde hiçbir hükmün, hiçbir gücün olamaz ve Rabbin, koruyucu olarak onlara yeter.” (İsra, 65) buyurmuştu. 

Peki bu büyü, yani cin, yani şeytan insanı nasıl etkiliyor? Büyü nasıl tesir ediyor? Yani cin nasıl çapıyor! Çok basit. Korkuyla hipnotize ederek inandırıyor. Şeytanın ele geçirdiği cinciye gidiyorsunuz, size diyor ki üzerinde büyü var,  çözmezsen başına şu bela gelecek. Çözmezsen kocanı, karını vs. kaybedeceksin. Gücü yettiğince ileriye gidiyor şeytan ve paradan başka şeylere, ırzına talip oluyor kurbanın. Biz ne biçim Müslümamız böyle. Müslüman mıyız? Kurandan haberimiz var mı, olsa da iman etmiş miyiz?

Allah açıklıyor bu durumu: “İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun. (Ali İmran, 175)” Dinliyor cinciyi, aman dediğini yapmazsam başıma şu bela gelecek! Korkusunu kazanıyor. Böylece Allah’tan başkasından kork! Ver paraları, ezdir şerefini… İşe yaramayınca bahane hazır, yeni bir seans, biraz daha para ve başka şeyler! Sonuç rezalet üstüne rezalet! Oysa düşünsen ki evrenin tek hâkimi Allah’tır. Allah’ın izni olmadan yaprak kımıldamaz. Allah izin vermezse sana hangi şeytan tesir edebilir? Sığınsan ya Allah’a! Güvensen ya Rabbine! Hasta isen derdine Allah’tan ve gerçek hayattan çare arasana! Tartışıyor benimle… 

“-Hocam, iyi ama gerçekten iyileştiriyor.”  “-Etmeyin Allah aşkına. Başkasının hikayesini dinliyorsan belki yalan söylüyor. Belki kendisi de başkasının yalanını taşıyor. Milyonda birinin sorunu çözülüyorsa, Allah’ın imtihanı o, şeytanın oyunu o. Dahası, Ruhsal Zekâda açıkladığımız inanma gücü de olabilir o.”

“-Hocam, ama cinci özel hayatımızda bilemeyeceği şeyleri biliyor…” “-Etmeyin! Dikkatli dinleyin söylediklerini, not edin, rahatsız olacaktır dikkatinizden ve arada bir yığın yalanı görün. Ben de insan tanımada ustalaştıysam kafadan atarım ve pek çoğu da tutabilir. Hatta belki özel hayatımızı gören şeytan ona telkin ediyor olamaz mı? Allah demiyor mu, “Sizin onları görmediğiniz yerlerden o şeytan ve taraftarları sizi görürler.” (A’raf, 27) Allah demiyor mu “Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için vahyederler.” (En’an, 121) 
Rabbimize güveniyorsak bilelim ki o şeytan denen asi cin gerçek kullara tesir edemez, ya kime tesir eder? Bunu da açıklıyor Rabbimiz…  “Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.” (Şuara, 221, 222) “Kim, Rahmân’ın Zikri’nden yüz çevirirse biz onun başına şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostu olur.” (Zuhruf, 36)

Zaten bakın, o cinci, büyücü, falcı ile yatıp onlarla kalkan insanlara… Bir çoğu yalan söylerler, iftira atarlar, kıskanırlar, pis şeylerle meşgul olurlar. Kuran ile ilgileri taklitten ibarettir. Yüce Rabbimizin emirlerine itaat arayışı içerisinde değildirler. Bir sürü ahlaksız dizileri çekinmeden izler, bilinçlerini şeytanlara programlattırırlar. Konu komşunun gıybet ve dedikodusuyla geçer hayatları…  Allah da öyle kimseleri şeytanların bu küçük düşürücü tuzağıyla baş başa bırakır. Bu işin şakası yok. Bir sürü eğitimli insan, bir sürü kendini dindar sanan zavallı insan düştü bu tuzağa. Şeytan bir çoğunun imanına şirk bulaştırmakla kalmadı, malını, mülkünü, ailesini ve hatta kiminin ırzını aldı elinden. Yeter artık ey insanlar, uyanın! Allah’ın sevgili bir kulundan imkânınız varsa dua alın, bundan hayır ve bereket görürsünüz. Fakat  “Sende büyü var!” anahtar ibaresiyle başlayan şu cincilik, üfürükçülük yeter. 

Ben Sana çok muhtacım Rabbim. Üniversite yıllarımda bile, onca kitaplar okumuş, Sana secde eden bir kulun olarak bu büyük hatayı yaptım. Bilmiyordum. Akıl edemedim. Beni affeyle ve beni bir daha boş bulunup da o tiksindirici tuzağın içerisine düşürme. Cinden de, şeytandan da ve şeytanın yeryüzündeki dostlarından da sana sığınıyorum. Beni bu sayfada takip eden insanların pek çoğu fikrime itibar etmiyor, tepkilerinden veya tepkisizliklerinden görüyorum bunu. Egolarını dinliyorlar. Sen bu gerçekleri dinleyenleri rahmetinle kurtar. Tek Hâkim ve Kerim sensin. Bizi bağışla ve bizi bu kötülüklerden koru! Amin. Dr. Muhammed Bozdağ