Yunan Mitolojisine Göre Medusa Efsanesi

Dünya üzerinde girilmesi yasak olan yerler

Nobel Kimya Ödülü’ne Layık Görülen Arthur Harden Kimdir?

Amerika Birleşik Devletleri’nde Meydana Gelen 2005 Irene Kasırgası

Güneş Sistemi’ne dışarıdan gelmiş ilk nesne

Dünya’da yaygın olarak gözlemlenen süpernova

Dünyanın En Kilolu İnsanı

Dünya Genelinde Oldukça Bilinen Küçük Deniz Kızı Heykeli

Küçük Deniz Kızı Heykeli Hakkında Bilgiler

Kabartma Sanatı Hakkında Bilgiler ve Örnekleri

Kabartma sanatı

Bilinmesi Gereken Sanat Akımları

Mutlaka bilinmesi gereken sanat akımları

Sanata büyük bir katkısı olan Gian Lorenzo Bernini Kimdir?

Gian Lorenzo Bernini Hayatı

Muhteşem Oyuncu Clive Owen’ın En Çok İzlenen Filmleri

İzlerken çok gerileceğiniz sonu ters köşe bir film önerisi

Severek İzleyebileceğiniz Dizi ve Filmler

Rolden Role Giren Anne Hathaway Filmleri

Seyahat ve Maceranın Bir Arada Olduğu 10 Film

Jessica Alba’nın rol aldığı en iyi filmler

Tüm Zamanların En İyi 10 Mafya Dizisi

Karma Ciltler İçin Cilt Bakım Rutini

Ameliyatsız Gençleşmede Son Trend: Magic Touch

Besleyen ve Nemlendiren 5 Avokado Saç Maskesi

Kafanız çok doluyken meditasyon yapmanın 5 yolu

Kuru ve Akneli Ciltler İçin En İyi Cilt Bakım Rutini

Diyaliz Hizmeti İçin 2,7 Milyar TL Ödeme Yapıldı

Kolajen Takviyesi Almanın En Önemli 4 Faydası



YAZARLAR


Hakkı Güleç Uzman Aile Danışmanı


Dayak Cennetten Çıkma mıdır?

Dayak Cennetten Çıkma mıdır?


 Pandemi öncesi bir özel eğitim kurumunda öğrenci velileri ile söyleyişimiz vardı. 

 Çocukları ile sevgi-ilgi-disiplin dozunu kuramamış veliler vardı. 

    Kimi veliler aşırı korumacı, kimisi sert kurallar koyan baskılayan cezalandıran, kimi veli ise çocuğu ne isterse izin veren ve kimisi adeta çocuğun emrine giren veliler vardı 

 

      Onlara yönelik olarak,  

"çocuklarınız derslerini aksattıkları ve onlara söz geçiremediğinizden dolayı rahatsızsınız. Bana göre temel konu iletişim biçimimizin sağlıklı olmamasından dolayı çocuklarımızla olan ilişkilerimiz istenildiği gibi değil.  

 

     Pekiyi siz de dersinizi çalışıyor musunuz?  

     Ana baba okulundan mezun olabilmek için ne tür çaba içerisindesiniz, konuya hizmet edecek çabalarınız nelerdir?    

    Araştırma, okuma uzmanlarla görüşme, seminerleri takip, İnternet den ilgili sayfaları sunuları inceliyor musunuz bu konu için hafta da ne kadar zaman harcıyorsunuz.?" 

 İçimizde şu an bu konuda çalışma yapmakta olanımız varsa neler yaptığı hakkında bilgilerini bizimle paylaşabilir mi? “ vb sorularım yazılı olarak ekrana yansıdı ve okudum.  

 

Hiç kimse söz alamadı. Bekliyorum sessizliği.  

“Onlar utanıyorlar, sıkılıyorlar, söz alamıyorlar” diyemeyeceğim bir atmosferimiz vardı.  

    Zira ilk tanışma anımızda herkes söz alıyor, konuşuyor ve akıl veriyordu.  Okuldan derslerden milli eğitim sisteminden şikayet ediyorlardı. 

 "ne olacak bu memleketin hali?" şeklinde serzenişlerde bulunurlarken yüzleştikleri sorunlar karşısında ellerinden gelenler neydi? Sorusunu neden teğet geçiyorlardı.  

Ekrana yansıttığım sorular onların değiştirebileceği konuları içeriyordu. Kendileriyle yüzleşmelerini sağlayan sorular onları sessizleştiriyordu.  

En başarılı öğrenci ve velileri neden çok konuşmuyorlar sadece dinlemede kalıyor etrafı gözlemliyorlardı? 

   Çoğu özel aracıyla gelmiş, okul ücretini ödemişler ve sözde kendilerine düşen bir şey kalmamıştı!  

Acaba ne derece yeterliydi? 

 

     Bir veli söz aldı, o beyaz eşya satıyormuş. İşinden bahsetti uzunca. Bu şık düşmedi. Çünkü reklam yaptı, sıkıldı insanlar. Konumuzla ilgili olarak o “engin görüşleri” en sonunda ağzından dökülmeye başladı.  

"Hocam dayak cennetten çıkma, basacaksın sopayı bak gör o zaman nasıl yola geliyor bu hayırsız çocuklar... vb" şeklinde hepimize orada ayar verdi.  

       Benim amacım reçete vermek değildi, onlara rehberlik etmek adına konuyu nasıl değerlendirmeleri gerektiğini düşündürtmeye yönelik olarak önce nedenleri anlamak ve çözüme ilişkin cevaplar üretmelerini sağlamaktı.  

     Aksi takdirde üzerinde çalışılmamış sorgulanmamış analiz edilerek çözüme ulaşılmamış satır başı cümlelerin bir etkisi olmazdı.  

 Çünkü bir kulaktan giren diğer kulaktan çıkan “uzman görüşü” reçeteler sunmak ne çocuklar ne veliler üzerinde duygu düşünce ve davranış değişikliği yapabilecek bir etkisi olmazdı.   

   Hep ezberlenmiş reçete bilgiler beynin depo gibi kullanılmasına neden olurken üzerinde akıl yürütülmüş düşünülmüş tartışılmış duygu  ve düşünceler beyni depo gibi değil imalathane gibi kullanmak olduğundan sorgulama analiz etme yeteneklerinin artmasını da sağlıyordu. 

 

Dayak Cennetten Çıkma mıdır? 

“Hocam boş ver bu işleri dayak cennetten çıkmadır” türü düşünce tarzını benimseyenlere yönelik 

"İçiniz de dayak yediğinden dolayı ne hissettiğini paylaşabilecek birisi var mıdır?" diye sordum. 

 Hiç kimse kalkıp tek söz almadı. Dayağı savunan velilere doğru baktım.  

Çoğu bakmadı yada bakışlarını kaçırdılar.  

Eminin ki orada en az 100 civarı veli vardı. İçinden mutlaka dayak yiyen oldu. Hiçbiri söz almadı.  

Çünkü o an muhtemel ki bir kısmının yedikleri dayak akıllarına geldi. O an kendilerini çok kötü hissetmiş olmalıydılar.  

 

“Hocam Bu konuda Siz Ne Düşünüyorsunuz; duymak istiyoruz ? Diyenlere yönelik   

 

    Dayağın bir disiplin aracı olamayacağını, dayakla istendik davranışın kesinlikle elde edilemeyeceğini karşılaştığım ve gözlemlediğim birçok olay ile açıklamaya çalıştım.  

Konuyla ilgili deneyim yaşayanlara söz verdim.  Karşıt görüşler dile geldi. 

     Dayak sonunda travma yaşayacak kişinin biriktireceği öfke vb olumsuz duygu durumlarının onun ruh halini bozacağını ve şiddeti meşrulaştıran yapının güçleneceğini, dayak atmakla çocuklarımıza dayak atmayı öğreteceğimizden dolayı toplumda şiddetin yaygınlaşacağını ve ilişki düzenleyici olarak şiddet kültürünün nelere yol açabileceğinden bahsettim. Karşılıklı görüş alışverişlerimiz oldu 

            Öğrencilerimizle olan sağlıklı ve etkili iletişim biçimleri üzerine sohbetimiz devam etti.  

     Konuşma, etkin dinleme ve beden dili konusunda görseller eşliğinde “etkili iletişim ve sağlıklı ilişkiler” konusunu işledik 

    Ve işin en iyi tarafı, "basacaksın sopayı..." diyen veli, "hocam bizim çocuğun durumu için sizinle özel görüşebilir miyiz?" oldu.  

   Benim için günün kazançlarından biri de, “dayağın cennetten çıkma” olduğunu savunan velilerde gözlemlediğim değişimlerdi.  

    İşin özeti insan doğasına uygun olan gelişim odaklı değerler eğitimi ile sevgi-disiplin dozunun sağlandığı tüm aile bireylerinin sınır ve sorumluluk bilinci içinde davranmalarını sağlanmasının yolunun önce bir kendimizi yetiştirmemiz gerektiğiydi.  Kitap okuma kültürünün gelişmesi rol model olmayı vb konular işlendi.