SİNEMA

Mahallede yazlık sinema keyfi

MAGAZİN

Berkay'dan, özel sahnede özel şarkılar...

SEYAHAT

BODRUM KALESİ'NİN İKİNCİ ETABI DA ZİYARETİ AÇILDI

Türkiye'deki Güncel Durum

Bursa İtfaiyesi 7/24 Hazır

Bursa'da trafiği denetleyen Soylu, çocuklara polis düdüğü dağıttı

'BAYRAM SÜRESİNCE 290 TON KURBAN ATIĞI TOPLANDI

'İZMİR MENDERES ORMAN YANGINI 22 SAAT SONRA KONTROL ALTINDA

'TSE BURSA BAŞ ARAŞTIRMACISI MEHMET UĞUR ÖZDENİZ’E VEFA YEMEĞİ

'Hijyenik Tesis Ekonomiye Can Kattı



FerayeSapaz
6.07.2020 17:37:18
Harika bir yazı teşekkür ederim değerli bilgiler için. Eşimde uygulayacağım muhakkak

YAZARLAR


Mefküre Ülker Demans-Denge-Modeli © Eğitim Uzmanı


Demans hastalarıyla iletişim: Kendinizi başka bir dünyaya bırakın

.


Çocuklarla tartışabilirsiniz, ancak demans hastası kişilerle tartışamazsınız. Onların farklı iletişim kuralları bulunmakta ve bakan aile fertleri bu kurallara uyum sağlamak zorundadır.
Daha önce söylediklerini tekrarlarlar, evden kaçarlar, korkarlar, yapışkan ve hatta agresif olurlar. Bazı hastalar halüsinasyonlar görebilir, nesnelerin isimlerini unutabilir, konuşmayı takip edemeyebilir, muhatabını tanıyamayabilir ve hatta güvensizlik hissiyle karşısındaki kişiyi suçlamalarla itham edebilirler. Bunların hepsi demans hastalarıyla iletişimde günlük rutinlerdir. Ancak bu durumda bile iletişim illa zor olmak zorunda değildir. Doktorlar, hemşireler, bakan aile fertleri ve profesyonel bakıcılar için açık olan bir şey var: “Demansı olan insanları dünyamıza geri getiremeyiz. Kendi bakış açımızı değiştirerek hastalar ile iletişimimizi değiştirmeli, sürekli düzeltmeyi bırakmalı ve bunun yerine demans hastalarının dünyasına dalmalıyız.”

Demans hastası veya zihinsel rahatsızlığı olan kişilerle uğraşırken yardımcı olabilecek bir iletişim teorisi “kişiye özel’’, birey merkezli konuşmadır. Amerikalı bir psikolog ve psikoterapist olan Carl R. Rogers tarafından geliştirilen bu yöntem ve üç kaideye dayanmaktadır: Empati, Özgünlük ve Kabul.
Gerontolog Naomi Feil ve Nicole Richard, demansı veya zihinsel rahatsızlığı olan insanların davranışlarının ve ifadelerinin değerli olduğunu ve hassas bir şekilde kabul edilmesini gerektiren doğrulamayı (validasyon) içerecek şekilde bu konsepti genişlettiler. Kısa, net ve kişiye odaklı yaklaşım ile hastalarda süreklilik ve güvenirliliği sağlanabilir.

Fakat bu teoriler pratikte ne anlama geliyor?

Bir örnek: Demans hastası bir Bey eşini tren istasyonundan almak için öğle yemeğinde masadan kalkmak istiyor. O bu randevuyu kaçırmaktan korkuyor. Karısı artık hayatta olmadığı halde, “Treni kaçırmamam lazım yoksa beni bekler oralarda” diye belirtiyor. Bu noktada bakan aile ferdi önce hastanın duygu ve alışkanlıklarını algılamalı, doğrudan ve saygılı olarak yanıtlamalıdır. Örneğin, şöyle cevap verebilirsiniz: "İstasyona vaktinde yetişememekten çok huzursuz ve endişelisin." “Geç kalmamalısın. Zamanında orada olmayı seviyorsun. İnsanlar size güvenebilir." Yanıtınız olayı açıklayacak şekilde olmamalıdır. "Karınız tren istasyonunda olmayacak ki" veya "Tren istasyonuna giden yolu sen bilmiyorsun ki…" gibi öğretici ifadeler uygun olmadığı gibi yersizdir. Bakan kişi, hastanın olumlu özelliklerine odaklanırsa, hastanın açıkları hızla olumlu bir kaynak haline gelebilir. Böylelikle "Kaçak" şefkatli bir anneye, "Ortalığı karıştıran" düzenliye, "sinir bozucu, hep soru soran” ilgili bir bireye, "yüksek sesle bağıran, konuşan" sevgi arayan bir kadına, "huzursuz olan" dakik bir kişiye dönüşecektir.

Anahtar uyarıları kullanın

Eğer korku duygusu iletişime hakimse, beyaz yalanlar kullanılmamalıdır. Demansı olan kişilerde önemli bir duygu, anahtar uyarılarla tetiklenebilir. Bunu yaparken, hastanın hatırladığı ve yaşamıyla ilişkilendirebileceği belirli olaylara değinilir. Burada ön koşul, bakan aile ferdinin veya bakıcının hastayı ve geçmişini çok iyi tanımasıdır. Eskiden yürüyüş, hafif müzik veya futbol kulübü tutkusu var mıydı? Eğer bu bilgilere sahipseniz şöyle bir ifade ile "Harika bir maçtı, Galatasaray, Beşiktaş’a son iki dakika kala gol atarak takım birincisi oldu." Şeklinde sohbet konusu açarak hastayı, korkularından ve olumsuz düşüncelerinden bu olumlu olaya çekerek çabucak kurtarabilirsiniz.

Duygusal iletişim

Hastalığın son evresinde, sözsüz iletişim genellikle ön plandadır. Duygusal iletişim biçimleri giderek önem kazanır. Bakan aile ferdinin demans hastasına ne kadar yakın temas ettikleri ve onlara ne kadar yakınlaştıkları, beğenip beğenmediklerini gösterir. Demansı olan insanlar daha sık duygusal iletişim kurarlar ve sıklıkla muadili davranışlar yansıtırlar. İyi bir ruh halinin yanı sıra, öfke veya huzursuzluk ifade eden, diğer insanlardan gelen beden dili sinyalleri bulaşıcıdır. Başka bir kişinin neden sürekli bir şeyler aradığını veya vurduğunu, bağırdığını anlamaya çalışır ve bu davranışı taklit eder. Sohbet ederken, hastaya her zaman karşısında durarak hitap etmeyi, bunu yaparken onlarla göz kontağı kurmayı, yüz ifadelerini, jestleri, mimikleri iyi okumayı ve bunu yaparken dokunma ile söylenenlerin altını çizmeyi unutmamamız gerekir. Ses ve tonlama demans hastalarına bakım veren kişinin rahat mı yoksa
 
stresli mi olduğunu söyler. Uzanmış bir eli karşılama hareketini, tebrik veya selamlama olarak yorumlarlar. Demans hastalarında hayatın son dönemlerinde özel iletişim gerekli ve çok önemlidir. Onlar da ölümün yaklaşmakta olduğunu hissederler ve yanında bulunan aile fertlerin çaresizliğini hissederler.

Bu nedenle samimi ve net konuşmalar, dokunma ve minnettar bir tutum, demans hastaları ile yaşamda her zaman ilk sırada yer almalıdır.

İletişim İpuçları

Demans hastalarıyla konuşmanın en iyi yolu şu şekildedir:
•    Karşısında durarak ve göz kontağı kurarak konuşun
•    Görüşme sırasında göz temasını sürdürün
•    Hastanıza ismi ile hitap edin
•    Güven duygusunu iletmek için konuşma sırasında koluna dokunun
•    Kısa ve net cümleler kurun
•    Olumlu, anahtar uyaranları kullanın
•    Açıkları vurgulamak yerine olumlu özellikleri takdir edin
•    Cümleleri jestlerle veya nesnelere işaret ederek daha kolay anlaşılır hale getirin.

•    İfadeleri tekrarlayın, değiştirmeyin

Konuşmada kaçınılması gereken hususlar:

•    Demans hastası ile sessiz kalmak,
•    Para, savaş, hastane, hayır, yine de vb. kelimeler kullanmak
•    Azarlamak ve tartışmak
•    İroni anlamlar içeren ifadeler kullanmak
•    Olumsuz formülasyonlar kullanmak
•    Bebek gibi konuşmak

Temel psikolojik ihtiyaçlar

Hastaların odak noktası sevgi, bağlanma, konfor, kimlik, içerme ve meşgale ile çevrilidir. (Kitwood 2004, s.122'den itibaren)

Sık yapılan hatalar

•    Acele etmek, yeterli zaman tanımamak
•    Hastayla öğretici şekilde konuşmak ve tartışmak
•    Tepeden iletişim: Örneğin, doktor ayakta durur, hasta yatarak dinler/izler
•    Hastanın hayatının gerçekliğini anlama ve kabul etme eksikliği