DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR




Mefküre Ülker Demans-Denge-Modeli © Eğitim Uzmanı


DEMANS VE UYKU

.


İnsanlar neden uyumak zorundadır? Şimdiye kadar, bilim bu soruya açıkça cevap veremedi. Açık olan tek şey, uykusuz yaşayamayacağımızdır. Uyku ve hafıza farklı şekillerde bağlantılıdır. Uyurken, bilgiler beynimizde düzenlenir, uzun süreli belleğe aktarılır veya silinir. Uzun vadede düzensiz uyuyanlar, birçok rahatsızlığın yanı sıra, daha düşük bir zihinsel performansa sahiptir.

 Uyku ihtiyacı bireysel olarak farklılık göstermektedir ve genetik olarak değişmektedir. Bu hem uyku saatlerimiz hem de uyku süreci için geçerlidir. İnsanlar belirli bir süreye kadar düzensiz uyku saatlerine uyum sağlayabilir örneğin erken kalkabilir, daha kısa uyuyabilir veya gece çalışabilirler. Ancak, kendi biyolojik saatinizin aksi şekilde uzun süre yaşamak sağlıklı değildir. Uyku ve uyanma ritmi, beyindeki hormonlar ve iletici maddeler tarafından kontrol edilir. En önemli hormon, sizi yorgun yapan, uykunuzu getiren ve sadece karanlıkta salınan melatonindir. Bir diğer önemli madde ise fiziksel aktivite ile üretilen adenosindir. Bu nedenle, aydınlık, karanlık veya hareketlilik, uyku bozuklukları ile başa çıkmada önemli bir etkendir.  

Yaşlılıkta Uyku

 Yaşlı insanlar daha kısa, daha hafif uyur ve daha sık uyanır. Tüm uyku-uyanıklık döngüsü yaşla birlikte değişebilir. Bunun nedeni, yaşlı insanların aydınlık ve karanlık gibi çevresel etkenlere bağlı dış saate az duyarlı olmasıdır. Birçok insan için uyku bozuklukları yaşlanmanın bir parçasıdır. Demans ve uyku arasında yakın ve karşılıklı bir ilişki vardır: Yetersiz uyku demansı tetikler aynı zamanda demans da kötü ve yetersiz uykuya neden olur.

Uyku bozuklukları demans riskini artırır  

Bilimsel çalışmalar, sağlıklı yetişkinlerde uyku bozukluklarının demans riskinin artışıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Uyku bozukluğu yaygın olarak, genellikle aşırı kilolu olmanın veya nazofarenksde gelişen değişikliklerin bir sonucu olan uyku apnesinden kaynaklanmaktadır. Bu sendromla, üst solunum yolu uyku sırasında kısa süreliğine tekrar tekrar kapanır ve kişide boğulma hissi yaratır. Bu durum, gece uykusunu daha az derin ve daha az dinlendirici hale getirir. Gece boyunca yaşanan solunum bozuklukları kişide 2-6 kat artan bilişsel bozukluk ve bunama riski ile ilişkilidir.

Uyku bozuklukları ve Alzheimer hastalığı

Uyku bozukluklarının beyindeki beta-amiloid birikimi ile yakından ilişkili olduğu söylenebilir. Bu birikintiler Alzheimer hastalığının nedenlerinden biridir. Uyku yoksunluğunun, artan betaamiloid birikimi ile ilişkili olan sinir hücrelerinin uyarılabilirliğine neden olduğu bilinmektedir. Ancak her şeyden önce, uyku beyindeki drenaj sistemi için önemli gibi görünüyor. Uyku sırasında yaşanan bu drenaj sistemi nörodejeneratif hastalıklardan kaynaklanan zararlı metabolik ürünleri (örneğin beta-amiloid) atar. Drenaj sistemi özellikle uyuduğumuzda aktiftir ve az ve/veya kötü uyku bu sistemin işlevini engeller.

Demans uyku bozukluklarına yol açar. Aynı zamanda, demansı olan insanlar sıklıkla yaşlılıkta yaygın olanlardan daha öte uyku bozukluklarından muzdariptir. Demans hastalarının yüzde 80'inde uyku apnesi görülür. Demansın şiddetine göre de bu oran artar. Demansla birlikte bozulmuş uyku-uyanma ritmi, kısa süren uyku hali (iç geçirme) ve akşama doğru huzursuzluk, davranış bozuklukları da tipiktir. Demansın bu yönleri, özellikle bakan hasta yakınları için genellikle büyük bir yüktür. Bu durum evde yaşan kişilerin günlük rutinini şekillendirir ve gece uyku ritmini bozar. Sonuç olarak, bakan aile fertleri daha az uyur, daha az üretken ve daha az tatmin olurlar.

Sabit günlük rutinleri etkinleştirmek zaman yönelimine yardımcı olur

Temel olarak, günü geceden mümkün olduğunca açık bir şekilde tüm yönleriyle ayırt etmek ve gün boyunca yeterli aktivasyon oluşturmak yararlıdır. Demans hastaları için, gün boyunca uyanık kalmanın "değerli" olacağını kendisine hissettirmeniz gerekir.

Sabit yemek öğünleri ve sosyal ilişkileri teşvik eden bir günlük ritim sağlamak bakan hasta yakınına yardımcı olur. Demans hastalarında gündüz uykusunu sınırlamak oldukça önemlidir ve özellikle öğleden sonra mümkünse uyku olmadan hastaya dinlenme süreleri sağlanması gerekmektedir. Mümkün olduğunca parlak gün ışığı ritim üzerinde dengeleyici bir etkiye sahip olabilir. Ayrıca yeterli oda sıcaklığı (max. 18 derece) ve aydınlatma ile etkilenen kişiler iyi bir gece uykusuna dalabilir. Demans hastaları geceleri huzursuzlarsa, kısa sakinleştirici bir konuşama genellikle yardımcı olur.

Bu tür geleneksel önlemler işe yaramazsa, yapay ışık banyoları veya melatonin içeren ilaçlar ile tedavi denenebilir. Yukarıda belirttiğim gibi melatonin insanlarda gündüz-gece ritmini kontrol eden ve uyku yardımı olarak da kullanılabilen bir hormondur. Nöroleptikler sadece belirgin huzursuzluk ve ajitasyon olan çok zor durumlarda kullanılmalıdır.