Tarihin en yıkıcı ve en ölümcül kasırgası

Samuel Colt Kimdir?

Dünya’daki insanlar tarafından yapılan en büyük yapı

İlk En Büyük Uzay Teleskobu

Rudolf Diesel Kimdir?

Dünyanın 5 Doğal Harikası

Orta Çağdan kalma tarihi eserleri ile ünlü şehir Dubrovnik

18. Yüzyıl’da yapılan yağlı boya tablosu

Vanmour Okulu-Sohbet

Roma Heykel Sanatı

Roma Heykel Sanatı Hakkında Bilgiler

Mısır Heykel Sanatı Hakkında Bilgiler

Mısır heykel sanatı nasıldır

Balmumu Heykel sanatı nedir?

Balmumu Heykel Sanatı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

İzleyenler üzerinde etki bırakan en iyi psikolojik filmler

Tüm zamanların en iyi fantastik filmleri

Usta Oyuncu James McAvoy’un sevilen 5 filmi

Netflix’te izlenebilecek 10 popüler dizi

Efsane Aktör Samuel L. Jackson Filmleri

Polisiye Film Severlerin Mutlaka İzlemesi Gereken 5 Film

Tom Hanks’ın Yer Aldığı Sevilen Filmler

Nadir hastalık sahibi bireyler, yıllık hane gelirlerinin %30’unu tedaviye harcıyorlar 

Mutlu Olmak Sizi Nasıl Daha Sağlıklı Yapar?

Doğum Sonrası Depresyona Ne Sebep Olur?

Metabolizmanızı Güçlendirmenin 10 Kolay Yolu

Kahve’nin Metabolizmanıza Etkileri Neler?

Kilo vermek isteyenler için yaşam tarzı değişiklikleri

Boyun ve Omuzlarınızdaki Strese Bağlı Gerginliği Azaltmanın 5 Yolu



YAZARLAR


Hakkı Güleç Uzman Aile Danışmanı


Düşünce hatalarımız ve sonuçları

.


 Her kelime beynimizde biyokimyasal değişimler yaratır, bu değişimleri fizyolojimiz takip eder. İstendik fizyoloji için uygun kelimeler konuşmalıyız. Olumsuz anlamı olan kelimeler, olumlu fizyoloji üretmez. Olumsuz cümle kalıpları olumlu imaj üretmez. Olumsuz konuşmalar imajımızı zarar vereceği için başkaları için olumlu düşünmeliyiz 

   Gün içinde cümlelerinizin ne olduğu kimyanızın ne olacağını belirler. Sürekli şikayet edenlerin, olumsuz konuşanların zihinsel performansları olumsuz etkilenir.  

Ruh, beden, duygu, zihin sistemin parçalarıdır; birinde yapacağımız değişim tüm sistemi etkiler. Aklımızın yönetiminde zihnimizin ürettiği düşünceler ne hissedeceğimiz üzerinde etkilidir 

     İletişimizin etkili olması, sağlıklı ruh halini gerektirir. Ruhsal yapımız ise düşünce sistemlerimizden etkilenir. Düşünce hataları biyokimyamızı  bozar depresyon nedeni olabilir.  

*İnsanları düşünce biçimlerinde olumlulardan çok olumsuzlara odaklanma eğilimi vardır. Bunun altında yatan tehlikeye karşı hazırlıklı olmak vardır yani evrimsel bir süreç genetiğimizin şekillendirmiştir. 

 *İlk çağlarda hayatta kalmayı sağlayan genetik yaklaşım tarzımız, bu çağlarda depresyon nedenidir 

*Konuşmaya dayalı terapi süreci yani bilişsel terapi de o biyokimyasal bozukluğu da en az ilaç kadar tedavi edilebiliyor. Düşünce hataları dünyanın yorumlama biçimi değiştirilince depresyon da hızlı bir şekilde değiştirilebiliyor. Reframe) 

Başlıca düşünce hatalarımız nelerdir? 

1.Ya hep ya hiç düşüncesi: 1 ya da 0, Ak kara yaklaşımıdır.   Yani en ufak bir geriye gidiş başarısızlık ben bir hiçim ben zaten adam olmam vb gibi ya hep ya hiç düşünce hatasıdır.  

2.Etiketleme: Birkaç özelliğe bakarak sonuçlara ulaşmak. Girmemizi arttırıyor. Kendimiz ile ilgili olumsuz düşünceler bizi depresyona sürükler. Kendimizle ilgili yanlış değerlendirmeler iradesiz olmamızı sağlamakta kendimize söylediklerimiz bizi dönüştürürler… Kendini gerçekleştiren kehanetler düşünce hatalarının sonunda kendimizle ilgili iç konuşmalarımız biyokimyamızı bozarken depresyona girmemize neden olabilmektedirler 

3.Felaketleştirme: Abartmadır. Çocuğum sınavdan düşük aldı bu asla adam olmaz meslek sahibi olamaz, serseri olacak sokaklarda yaşayacak uyuşturucu kullanacak serseri olacak..” felaketleştirme yaklaşımı hem kendimiz hem diğerleri içinde olabilir. 

4.(..Meli, …malı): “Şöyle olmalı, böyle olmalı” Mükemmeliyetçi düşünme oldukça yıpratıcıdır. Hiç kimse mükemmel olamaz. 

    Mükemmel olmak yerine elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız. 

“Hatasız kul olmaz” ise hatalarımız sayesinde daha deneyimli oluruz. Her olaydan dersler çıkartırız. Hatalı davranışlarımız yüzünden suçluluk duyma utanca boğulma ruhsal duygusal kötü his yaşamamız kaçınılmazdır.  

5-Olumluları görmeden, olumsuzlara odaklanma:      

      Olumsuzluklara odaklanarak tüm olayların olumsuzmuş gibi algılanmasıdır. Adamın kafasına kuş kısmetini bırakmıştır ve bu durum 80 yıllık yaşamında bir kere olmuştur! “Görüyor musunuz  bu tür şeyler hep beni bulur”  diyebilir.   

6.Falcılık yapmak, zihin okumak:  “İçime doğmuştu zaten” tamamen düşünce hatasıdır. 

     İçe doğma gibi bir şey yoktur. Aslında bu içe doğmaların çetelesini tutsak görürüz ki 99 kere içe doğma gerçekleşmese de bir kere de gerçekleşmiş olsa “benim 6. Hissim çok kuvvetlidir” deriz. İnsanlar 99 u değil de 1 i hesaba katarlar. Cımbızlamak, seçici algılama 

7.Kişiselleştirme: “Kesin onlar bana gülüyorlar” Kişiselleştirme ile suçluluk ve utanç duyguları oluşur. “Beni görmez geldi, bana kötü baktı” 

    Hadi adam dalgınsa, yada senin dışında bazı kötü hissettiren olayların etkisindeyse? 

Düşünce hatalarından nasıl kurtuluruz? 

1. Adım: Beynimizi istila eden düşünce hataları dediğimiz düşüncelerin farkına varmamız, tanımanız ve anlamanız önemlidir 

2. Adım: Kötü durumumuzun nedeni olan cümleyi düşünce hatasını düzeltmekle duygu durumumuzu düzeltebiliriz (Reframe) 

 Düşünce Hatanızın farkına varın; daha olumlu duygu üretebilecek düşüncelerle değiştirin.  

Duruşunuz yani beden diliniz, düşünceleriniz ve cümleleriniz olumluya dönüşsün. 

    Olumlu benden dili: Dışa doğru, yukarı ve ileriye doğru hareketlerdir. Omuzlarınız dik bakışınız yukarı yüz ifadeniz olumlu olsun. Doğru nefes alma diyafram nefesi nedir öğrenin. Temiz havada alınan oksijenin %25ini tüketen beynimizdir. Oksijen  seratonin salgılanmasına neden olur.  

Olumsuz beden dili: İçe kapanma aşağı bakma büzülme geriye çekilme omuzların düşmesi bakışların yere kayması yüz ifadelerinin hüzünlü olmasıdır. 

Beden dili neden önemlidir? 

        Davrandığımız gibi hisseder hissettiğimiz gibi davranırız. Taklit ettiğimiz bedenin ruhu durumunu yaşarız. Ör: Bir sezon süresince hep aynı role giren tiyatro sanatçılarımızın zamanla o rolün gerektirdiği beden dilini taklit etmekten tam olarak ruh durumuna girerler. Sonuçta hüzünlü sevinçli kaygılı öfkeli olmaları kaçınılmazdır. Taklit edilen beden dilinin uygun ruh durumuna geçişi birkaç dakikadır. 

Beden-Zihin-Duygu-Ruh sistemin parçalarıdır. Birisi değişince, diğerleri de değişir 

              Nasıl Düşünürsek, Öyle Hissederiz….