DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR



Coşkun Genç
12.08.2020 22:42:32
Tebrik ederim geceyi Azraili güneşe teslim ettiniz, genelde ruhların sabaha karşı teslim edildiği gibi... Gecenin en zifiri karanlığı aydınlığa en yakın yerdir de derler ya... gündüzün kötü gerçeğinden gecenin hülyalarına, güzel yazı ve güzel şiir için teşekkürler, başarılarınız daim olsun, saygılar...

Neşe Şahin
12.08.2020 23:30:56
Canım benim okurken yaşıyorum.Guzel şiirlerinde seni görüyorum.Yuregine sağlık

Berrin Doğan
13.08.2020 00:12:16
Bir solukta okudum, çok güzel bir yazı. Karanlığıyla, karanlıktan sonra kızıl ışıklarla doğan güneşin yeni günü hediye etmesiyle, sessizliğiyle, parlayan yıldızlarıyla, insanın kendisiyle ve duygularıyla başbaşa kalmasıyla, kısaca her yönüyle çok güzel betimlenmiş gece. Yazarı kutlar, böyle anlamlı ve duygu yüklü yazılarının devamını dilerim.

Aytekin Özdemir.
13.08.2020 02:06:40
Gecenin tek örtemediği şeydir içimizdeki her türlü kıpırtılar. Ama Süreyya Hanım gece betimlemeniz bir harika. Sayenizde kendimi gecenin dinginliğine bırakma rahatalığı hissettim. İyiki varsınız. Teşekkür ederim.


Süreyya Eren Şair


GECE ÇEKER İPİ 

.



"Gece gözlerimin içine baktı ; biçimsiz, kör, sonsuz ve sınırsız. Hiç bir şey dokunamadı karşımda duran geceye o an " 
    Güzel bir sözle başlayarak kavuşuyorum sizlere, tıpkı gecenin sabaha kavuşması gibi.
    Gece karanlığından mıdır, sessizliğinden midir, tanrısal asalete bürünmesi diye düşünürüm.
    Dünya, güneşin etrafında ve kendi ekseninde dönerek, gece ve gündüz oluşumunu gerçekleştirdiğini biliyoruz.
  Gündüzün koşuşturmalı, gürültülü, yorucu, atmosferini yaşadıktan  sonra gelen gece, sığınılacak liman mıdır,  ya da, acılarımızı analiz edecek onlarla başbaşa kaldığımız anlarmıdır.
    Bazılarımız, gökyüzünün ışığı gümüş gibi odamıza sızdığında, gecenin sabaha çektiği ipi umursamadan, derin derin dalarız uykulara, farkına varamayız gecenin bizi sabaha çıkartmak için, saatlerce nasıl çirkefliklere göğüs gerdiğini.
    Küçücük, gelin adı altında, kurban edilen kızlarımızın kınalarında ağladığını, sokak çocuklarının, soğuklarla ve kimsesizlikleriyle yârenliğini, gece âlemlerinin ezilen, unutulan, anlık zevkler için, anlık yüceltilen kadınlarımızın savruluşunu, gün içinde, insanlardan korkarak kıyı köşe saklanan, hayvanların karınlarını duyurabilmek için sokak aralarının silik gölgelerini oluştururken ki çaresizliklerini bilmeden sabaha ereriz.
    İşte gece, bütün ihtişamına rağmen acıları içine emerek sabahını o muhteşem kavuniçi kızıllığını bekler.
    Ellerini bile, göğe kaldıracak dermanı olmayan, kalplerin deki gerçek aşk'ı unutmamış, hasta ve hastaları olanların, karanlıklarına ışık olan dua-larla sabahı yapanları görür gece.
    Geceyi güzel kılan, insanın kendisiyle hesaplaşmasıdır, karanlığını acziyetle yapılan dualarla aydınlatmasıdır.
    Anlatmakla bitirebilirmiyiz geceyi, hislere tercümandır gece, yazana ilham, mutluluklara, heyecanlara hem sığınak hem berekettir.
   Sevdalıların fısıltılarına ateşler eklerken, ağlayan yüreklere melhem sürendir gece.
    Masiva'ya gönülleri kapattırıp Tanrı'ya yakınlaştırmaktır gecenin bir maharetide. 
    "Sen ey ! kanımda aşk'ı arşınlayan hüzün 
    Öyle bir sükutla ateşlerde yürümeliyim ki 
     Hem gecenin dili çözülsün hem de gündüzün" der, Mevlana.
     Gündüzün telaşesinden, gündüzü çözemesekte, gecenin renginin farklı bir hissiyat yaşattığını biliriz. Ya da, hislerimize göre renklendiririz geceyi.
   Gece karararak yeryüzünün bütün güzelliğini örtsede, kendisinin yıldızlarıyla, ay-ıyla, evlerden sızan renk renk ışıkların sokaklara yansımasıyla, başka bir güzellikte olduğunu gayet iyi bilir. Buna mukabildir asaleti.
     Gecelerinizin bol yıldızlı olmasını dileyerek geceye yazdığım bir şiir'imi bırakıyorum güzel gönüllerinize.

   GECE
   Güle güle gel bana  gece 
   Bende ki aşk'tandır asalet sende
   Sanma ki ay senin teninde 
   Sevdalımın cemal'idir öylece
    
   Ey ! ölümlü gece 
   Uykularıma rahmet dileyen 
   Ruhum olmuş çingene 
   Yaralarıma sancılarıma neşter 
   Ömrüme geçesin gece
   Gündüzünden vurgun yemiş 
    Senden medet ummuşluğuma 
    Kapkara bakıp korkular salma
    Hürmetin olsun aşk kokan yüreklere 
    Sevdalımın gözlerinin karası vardır 
    Senin en kuytu bilinmezliğinde

   Unutma ey ! gece
   Ölümüne yaklaşırken 
   Sabahın seherinde 
   Sende diz çökersin 
   Azrailin güneşe.