Google’nin ortaya çıkış hikayesi

   Muhteşem manzarada balık avı

Modern fiziğin babası Galileo Galilei Kimdir?

Sebebi Hala Bilinmeyen Reichstag Yangını

Tarihin en yıkıcı ve en ölümcül kasırgası

Samuel Colt Kimdir?

Dünya’daki insanlar tarafından yapılan en büyük yapı

Fransız heykeltıraş Auguste Rodin tarafından üretilen sanat eseri

Auguste Rodin-Düşünen Adam

Antik Yunan Heykel Sanatı

Antik Yunan Heykel Sanatı Hakkında Bilgiler

Pierre Auguste Renoir Kimdir ve eserleri

Pierre Auguste Renoir’un en bilinen 5 eseri

18. Yüzyıl’da yapılan yağlı boya tablosu

Vanmour Okulu-Sohbet

Gözünüzü kırpmadan izleyeceğiniz aksiyon filmleri

İki Kere Oscar Ödülü Kazanan Oyuncu Kevin Spacey Filmleri

İzleyiciye en çok merak uyandıran bilim-kurgu filmleri

Netflix’te mart ayında izleyiciyle buluşanlar

Julianne Moore’ın rol aldığı en iyi 3 film

İzleyenler üzerinde etki bırakan en iyi psikolojik filmler

Tüm zamanların en iyi fantastik filmleri

Kalabalık Korkusu ile Nasıl Yaşanır?

Saçınızı ne sıklıkta yıkamalısınız

Saçlarınızın kırılmasına sebep olan şeyler

Mutlu Olmak Sizi Nasıl Daha Sağlıklı Yapar?

Doğum Sonrası Depresyona Ne Sebep Olur?

Metabolizmanızı Güçlendirmenin 10 Kolay Yolu

Kahve’nin Metabolizmanıza Etkileri Neler?



YAZARLAR


Prof. Dr. Ali Evren Tufan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı


GENÇLİK DÖNEMİNDE SIK OLARAK KARŞILAŞILAN RUHSAL SORUNLAR

.


“Gençlik” veya ergenlik onbir on iki yaşlarında başlayan ve yirmili yaşların başına dek süren bir yaşam dönemidir.  Başlangıcı, gidişi ve sonlanımı bireysel farklılıklar gösterebilse de, vücutta gerçekleşen değişimlere odaklanma, akran ve arkadaşlarla ilişkilerin aile içi ilişkilere göre ön plana geçmesi, kimlik arayışı, soyut düşünce becerilerinin gelişmesi, gelecekle ilgili iş/ okul seçimi gibi kararların alınması ve toplumsal değerlerin sorgulanması ortak özellikler olarak öne çıkmaktadır. Gençlik dönemi ayrıca çeşitli ruhsal bozuklukların ve sorunların ortaya çıkması için riskli bir zaman aralığıdır. Hem ülkemizde hem de diğer toplumlarda gerçekleştirilmiş olan araştırmalar, gençlik döneminin depresyon, alkol/ madde kullanım bozuklukları, sosyal fobi, yeme bozuklukları ve kendine zarar verici davranışlar açısından önem taşıyabileceğini düşündürmektedir.

  1. Gençlik döneminde depresyon

Ergenlik öncesi dönemde depresyon belirtileri erkekler ve kızlarda eşit oranda görülür, çevresel stres etkenleri ile yakından ilişkilidir ve görece nadirdir. Ergenlikle birlikte depresyon belirtileri ve tanısı giderek artmaktadır. Eldeki verilere göre ergenlik döneminde klinik olarak anlamlı depresyon belirtilerinin yaygınlığı % 6.0- 8.0 arasında değişmektedir ve özellikle kızlarda daha yaygın olarak görülmektedir. Gençlik döneminde depresyon uyku ve iştah değişiklikleri, halsizlik/ yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, ağlamalar, sinirlilik/ öfke patlamaları ve akademik başarıda değişikliklerle kendini gösterebilir. Gençlik döneminde tedavi edilmeyen depresif belirtiler erişkinliğe dek devam edebilir ve zamanla üzerine diğer sorunlar eklenebilir.

  1. Gençlik döneminde alkol/ madde kullanım bozuklukları

Gençlik döneminde yenilik arayışı, farklı yaşantıları deneme merakı ve arkadaş grubunun etkisi nedeniyle  alkol/ madde kullanım bozukluklarının başlangıcı açısından risk artmaktadır. Gençlik döneminde alkol/ madde kullanımı ayrıca kazalar, kendine zarar verici ve dürtüsel davranışların risikini de artrımaktadır. Ülkemizde gençler arasında yapılmış çalışmalara göre yaşam boyu en az bir kez tütün, alkol ve diğer madde kullanım oranları sırasıyla % 16.0, 35.0 ve 4.0 olarak bildirilmiştir. Gençlik döneminde arkadaş çevresinde ani değişiklikler, harcamalarda artış, ders başarısında düşme, okuldan kaçma ve yalan söyleme gibi davranışlar alkol/ madde kullanım bozukluklarını gösterebilir.

  1. Gençlik döneminde sosyal fobi

Sosyal fobi, toplum içerisinde veya performansının değerlendirilebileceği durumlarda kaygı duyma, rezil olacağı, küçük düşeceği düşünceleri ve terleme, kızarma, ses kısıklığı gibi belirtiler yaşama ile kendisini gösterir. Sosyal fobisi olan bazı ergenler kaygılarına rağmen toplum içerisinde işlev gösterebilirken bazılarında bu kaygı aileleri dışındaki tüm sosyal ilişkilere genelleşebilir ve evden çıkmamama ile sonuçlanabilir. Sosyal fobi genellikle gençlik döneminde, ortalama 13- 14 yaşlarında başlamakta ve yaşam boyu yaygınlığı % 3.0- 13.0 arasında bildirilmektedir. Depresyonda olduğu gibi, sosyal fobi de kız ergenlerde iki kat daha sık görülmektedir.

  1. Gençlik döneminde yeme bozuklukları

Yeme bozuklukları yeme davranışının ve vücut algısının bozulduğu, kişinin kendisini aşırı kilolu olarak algıladığı ve diyet/ egzersiz, kusma veya ilaç kullanımı ile kilosunu kontrol etmeye çalıştığı bozukluklardır. Ergenlik döneminde bedensel değişikliklere ilgi arttığı, kişi kendisini arkadaşları veya basın yayın organlarında sunulan ideallerle karşılaştırabildiği için yeme bozukluklarının gelişme riski artmıştır. Yeme bozuklukları özellikle kızlarda görülmektedir ve yaygınlıkları % 0.6- 1.0 arasında bildirilmektedir. Tedavi edilmeyen yeme bozuklukları kalıcı hale gelebilir ve ciddi tıbbi sorunlara yol açabilir. Yemekleri yalnız başına yemek, sık sık tartılmak, bol kıyafetler giymek, yoğun bir şekilde spor/ diyet yapmak gençlik çağındaki yeme bozukluklarının belirtileri arasında yer alabilir.

  1. Gençlik döneminde kendine zarar verici davranışlar

Kendine zarar verici davranışlar, intihar amaçlı olmayan, yineleyici, vücuda zarar verici davranışları içermektedir. Bu davranışlar öncesinde gerginlik, sonrasında ise rahatlama tarif edilebilir ve zarar verme kesme, yakma, vurma, çizme vb. biçimlerde olabilir. Günümüze kadar yapılmış olan araştırmalar kendine zarar verici davranışların yaygınlığının % 2.5- 12.5 arasında değişebildiğini ve bu tür davranışların özellikle gençlik döneminde ortaya çıkabildiğini düşündürmektedir. Gençlik döneminde kendine zarar verici davranışlar depresyon, dürtüsellik, kaygı gibi ruhsal sorunlarla ilişkili olabilir.

Belirtilen sorunların ortaya çıkmasını önleme açısından anne babaların bu dönemde çocuklarını iyi gözlemlemeleri ve onlarla sağlıklı iletişim kurmaları çok büyük önem taşımaktadır. Ebeveynler, bu dönemde çocuklarının kendilerine eleştirel yaklaşabileceğini dikkate almalı, eleştiri ve yorumlarını soğukkanlılıkla karşılamalıdır. Ergenlik döneminde “özel hayat” kavramı ön plana çıkabilir ve arkadaşlarla paylaşılan sırlar ebeveynlerden gizlenebilir. Ebeveynlerin gençlere belli ve net sınırlar içerisinde özel bir alan bırakması ancak onu rahatsız edebilecek, konuşmak isteyebileceği durumlarda her zaman yanında olacaklarını vurgulaması faydalı olabilir. Yukarıda belirtilen sorunlarla ilgili yakınmaların fark edilmesi halinde ise en yakın Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı hekime başvurulması faydalı olabilir.