İsmet Koyuncu


Geri dönüşüm ve Türkiye

.


Yaklaşık 15 yıl önce bir arkadaşım ile sohbet ederken Çin mallarına dikkat çekmişti, özellikle plastik hurdaların ve atıkların oyuncak yapılarak Türkiye ye gönderildiğini anlatmıştı oysa bu atıkların çoğunun gömülmesi ve imha edilmesi gerekiyordu kanserojen madde taşıyan bu atıklar ülkemize çok ucuza gelip satıcılar ve ithalatçılar için yüksek kar marjlı ürün olarak piyasaya sürülüyordu. Çin malları ilk etapta 25 farklı sektörde ürünlerini Türkiye ye sokmuş ve ülkemizde bu alanda üretim yapanlara büyük darbe vurmuştu, konfeksiyon ve oyuncak sanayi bu işin en büyük darbeyi yiyen branşları olarak göze çarpıyordu, ardından zücaciye, cep telefonu, bilgisayar ve elektronik eşyalar olarak sıralanıyordu.

2003 yılında Türkiye kayıtlı olarak Çin'den 1 milyar dolarlık ithalat yapıyor. Kayıt dışıyla birlikte bu rakamın yaklaşık olarak 3-4 milyar doları bulduğu tahmin ediliyordu. İthal edilen kayıtlı kalemlere bakıldığında 224.8 milyon dolarla elektrikli makine ve cihazlar, 160 milyon dolarla nükleer reaktörler, kazan makine ve cihazlar, 56 milyon dolar ile mineral yakıtlar, yağlar, mumlar, 47.5 milyon dolarla pamuk, 43 milyon dolarla organik kimyasallar, 43 milyon dolarla optik fotoğraf, sinema, ölçü cihazları, 32.5 milyon dolarla oyuncaklar, aydınlatma lambaları, 23.5 milyon dolarla deri eşya, zücaciye, seyahat çantası başı çekiyor.

Yine 2003 fiyatlarına göre Türkiye'ye hali hazırda gelen ürünlerde iç piyasayı en fazla zorlayan ve etkileyen ürünler arasında ise bisiklet, musluk, seramik ve porselen ürünler, kalemler güneş gözlükleri çerçevesi ve aksamları yer alıyor. Bugün Çin'den Türkiye'ye 1.8 dolara bisiklet ithal etmek mümkün olurken, diğer yandan tonu 200 dolardan seramik ürünleri ithalatı yapılabiliyor. Oysa aynı seramik ham maddesinin ton fiyatı Türkiye'de 600-800 dolar adasında değişiyor. Çin malları neden ucuz diye düşünürsek en büyük etkenin işçi gücünün çok aşağılarda olması ve nüfus yoğunluğunun fazla olması ana etken diyebiliriz.

Günümüze dönersek İngiliz Guardian gazetesinin haberine göre, Türkiye İngiltere'den plastik atık ithalatını artırıyor. Ancak uzmanlar bu durumun çevreye zarar verme ihtimali nedeniyle endişeli. Malezya ve Vietnam'ın İngiltere'den plastik çöp ithalatına sınırlama getirmesi ve Polonya'nın da konuyu değerlendirmeye başlamasının ardından, Türkiye İngiltere'den en çok plastik çöp ithal eden ülkeler arasına girdi.Bu durum bir yandan çevreye zarar vereceği gerekçesiyle uzmanları endişelendiriyor, diğer yandansa çöp toplayıcıları bu durumun gelirlerini azalttığını söylüyor.

Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, "Yıllık ortaya çıkan 6 milyon ton plastik çöpün 3,5 milyonunu biz topluyoruz" diyor:"Ancak ithalatlar nedeniyle kazancımız düştü, topladığımız çöpün değerini düşürüyorlar." dedi.

İngiltere Çevre Ajansı'na ihracatçılar tarafından bildirilen verilere göre, 2018'in ilk 3 ayında İngiltere Türkiye'ye gemiyle 27 bin 34 ton plastik çöp gönderdi. Geçen yılın aynı döneminde ise bu sayı 12 bin 22 tondu.

Ekim ayında Türkiye'nin Polonya'yı geçerek, İngiltere'den en çok plastik çöp alan ikinci ülke konumuna yükselmesi bekleniyor.

İngiltere'deki şirketlerin geri dönüşüm dışında yurt dışına çöp ihraç etmeleri yasak. Ancak İngiltere Çevre Ajansı'nın bu çöplerin geri dönüşümle yeniden dolaşıma sokulup sokulmadığını ve nehir ile denizlere sızmasının engellenip engellenmediğini henüz denetlemediği belirtiliyor. Gazete, "Türkiye'nin geri dönüşüm sicili çevre gözlemcilerini ikna edecek cinsten değil" diyor.

'Türkiye sadece yüzde 1'ini geri dönüştürüyor'

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) 2015 yılında dair verileri, Türkiye'nin çöpünün sadece yüzde 1'ini geri dönüşüme yolladığını, gerisini ise katı atık sahasına gönderdiğini gösteriyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Türkiye plastik atıkları geri dönüştürme konusunda en başarısız ilk 20 ülke arasında. Çöpleri toplamakla yükümlü belediyeler, 2016'da 31 milyon ton çöp topladılar. Türkiye İstatistik Kurumu'na göre bu çöplerin sadece yüzde 9,8'i geri dönüşüme gönderildi. Ambalaj atıklarının ayrı toplanarak geri dönüşüme kazandırılması amacı ile kurulmuş kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Pagçev'in genel müdürü Yağmur Cengiz, mevcuttakinden çok daha fazla sayıda atık toplama ve geri dönüşüm tesisine ihtiyaç olduğunu söylüyor. Şu an 751 lisanslı geridönüşüm tesisi ve 566 atık toplama ve ayırma tesisi bulunuyor. Ve Akdeniz'in en kirli sahillerinin Türkiye de olduğu ifade edildi ve en çok çöp çıkaran şehirler Antalya, Adana ve Mersin olarak sıralandı.