SİNEMA

Günün Film Önerisi

MAGAZİN

Volkan Demirel iznik'te

Cumhuriyetimizin 97. yılı kutlu olsun

Cumhuriyet coşkusu konserle başladı

Kaçak Yapılara Zamanında Müdahale

Serbest piyasada döviz fiyatları

BAŞKAN TABAN’DAN MEVLİD KANDİLİ MESAJI; “BU BİR FIRSATTIR”

İNESMEK MUTFAĞI HİZMET VERMEYE BAŞLADI

Payitahtın eserleri bir tık uzağınızda




Hakkı Güleç Uzman Aile Danışmanı


Gülümsemek ve Gülen Nene  

.


 

    İnsanın doğasına en uygun en etkili ve en sağlıklı etki yapan davranış gülümsemektir.  

    Gülümseme anında en çekici, sempatik ve güvenilir görüntü veririz. 

   Gülümseme anı, insanın olumlu ve samimi anıdır. 

   Gülümsemek evrensel selamdır.  

     Hiçbir insan içten samimi ve sahte olmayan gülümseme anında kötülük düşünemez yalan söyleyemez. İki zıt duygu aynı anda gelişemez.  

     Nerede mutlu başarılı ve huzurlu bir insan vardır sonuçta o hep güler yüzlüdür, gülümserler ve mizahidirler. 

     Gülümseyen sanıkların daha az ceza almasına batıda “gülümsemenin hafifletici etkisi” denir. 

     Samimi, insanı ısıtan, sımsıcak içten gülümsemeleriyle insanlara dokunanlar sevilirler, aranır ve unutulmazlar. 

Onlar tıpkı Fatma Nene gibidir! 

     Akseki’nin bir dağ köyünde yaşayan, yaşlı bir kadındır Fatma Nene. 

     Ona yörede “Gülen Nene” de derler. 

      Fatma Nene denilince akla hep o sımsıcak, içten ve samimi gülümsemesi gelir.  

      Bırakın Antalya’yı, ilçesi Akseki’ye bile 90 nı aşmış ömründe ancak birkaç kez gidebilmiştir.   

      Fatma Nene, okul yüzü görmediğinden okuma yazmayı o zamanlar komşu hocasından öğrenmiş.  

     Evine televizyonu İstanbul’da yaşayan oğlu almış onu da ancak evine bir misafir falan geldiğinde açar; kendisi pek de sevmez tv seyretmeyi… 

        Fatma Nene eşini kaybedeli on yıl olmuş. 

 Bir oğlu İstanbul’da saatçilik yapıyor, kızının biri civar köye gelin giderken,  diğer kızını ise kendi köyünde bakkallık yapan “Ahmet ağa” ile evlendirmiş.  

     Onun torunlarından bile evlenenler olmuş, torunlarının çocuklarını görmek nasip olmuş.  

       Komşular özellikle de çocuklar onu hiç yalnız bırakmazlar. Zira Fatma Nene, eli çok açık bir insandır.  

Kim “benim şuna ihtiyacım var” derse elinde olan ne varsa vermeden duramaz.  

         Oğlunun ona gönderdiklerinin çoğunu ihtiyaç sahiplerine dağıtır. Oğlu da çevresinden topladıklarını ona gönderir.  

      O, herkese mal olmuştur, herkesin Gülen Nenesidir. 

      O, herkesin her şeyini bilir ama kimseye, kimsenin sırrını asla vermez. Bu yüzden çok güvenilirdir, herkes ona sırrını açar.   

    Çok iyi dinler ve ne kadar sorunlu, “utanılacak” ve söylenmesi zor bir konuda olsa dinlerken hiç kimseyi yargılamaz yılların tecrübesi vardır, halden anlar. 

   Fatma Nenenin dinlerken bile hep gülümsemesi rahatlatır insanları ve daha çok açılırlar, içini dökerler ona.  

     Aslında dinlenildikçe rahatlayan insanlar zihinsel verimleri daha çok artar ve sorunlara ilişkin cevaplar akıllarına gelmeye başlar. 

      O bilir ki insanların en büyük ihtiyacı anlatmaktır, anlaşılmaktır, dinlenilmiş olmaya değer olmaktır adam yerine konulmaktır.  

   Fatma Nene akıllıdır mantıklı düşünmeyi bilir ve  İşin bilimsel yönünü sezmiştir ve yıllarca insanları dinledikçe sezgileri daha da güçlenmiştir. Gözlem yeteneği artmıştır. 

Yöre halkıda onun çok yaşamasını, gülümsemesine güler yüzüne bağlarlar 

     O, en çok da çocuklara hikayeler öyküler anlatırken gülümser. 

      Torosların zirvesinde yer alan dağ köyünün kışı serttir. 

       Karlı, fırtınalı ve soğuk günlerinde gürültüyle yanmaya başlayan odun sobasının etrafını çevreleyen köyün çocukları Gülen Nenenin hikayelerini dinlerlerken bilinçaltlarında şekillenen o resimler onları başka dünyalara alır götürür.        

      Gülen neneyi can kulağı ile dinleyen çocukların hayalleri gelişir, zekaları gelişir, sorular sorarlar hikayenin içine girerler bir parçası olurlar.  

      Çünkü kendisine has bazen alçalan, bazen yükselen, hızlanan ses tonu, anlatırken bazen uzaklara dalan, bazen çocukların üzerinde gezen yada bir noktaya sabitlenen bakışlarıyla tüm dinleyenlerini sanki hipnotize eder.  

    Onu dinleyenler, ömür boyu unutamayacakları “çocukluk günleri manzarasının” içinde yer alırlar. 

       Sonrasında günlük konularla ilgili sohbetler açılır; herkes bildiği ya da anlatmak için öğrendiği fıkrayı öyküyü anlatır gülünür eğlenilir.  

      Her bir çocuk kendilerine ikram edilen bazen badem, bazen şekeri vb alırken çok mutlu olurlar. 

     Halbuki Akseki ve yöresinde neredeyse her evin bahçesinde badem ağaçları vardır. Badem sıradan bir gıdadır. Ancak Gülen Nenenin bademleri onlara daha bir lezzetli gelir sanki. 

Hayaller önemlidir! 

   Albert Einstein “hayaller bilimden daha önemlidir çünkü bilim sınırlıdır” der  

      Dünyanın en meşhur eğlence merkezlerinden biri olan Disneyland’ın kurucusu Walt Disney “ benim buluşlarım hayallerim sayesindedir” der.  

      Beynimizin sağ bölgesini geliştiren hayaller sezgiler ve sanat ile ilgilidir.  Sol bölgesi ise matematik, mantık analitik düşünme, muhakeme etme ve hesapla ilgilidir. Hem sağ hem sol bölgenin geliştirilmesi sonucunda zihinsel verim artışı en az on misli olduğu bilimsel tespittir. 

      Gülen Nenenin hayallere hitap eden hikayeleri, öyküleri ve masalları   dinleyenlerin hayal dünyalarını geliştirir zenginleştirir.  

     Ve bir gün güçlü yaratıcı, sıra dışı bir insan görürsek “belki de çocukluğunda ona da gülümseyerek masal anlatan hayal dünyasını geliştiren bir Gülen Nenesi vardır” diye düşünebiliriz.  

     O sımsıcak, duygu dolu hikayeleriyle insanlara dokunanlar, gülümseyen insanlar ve Gülen Neneler hiç unutulmazlar olarak bizi gülümsetmeye devam edeceklerdir.  

    Biz mesajımızı verdik insanlara zihinsel verimlerini arttırmak için, tasarımlar yapmak, hayal etmek, sanat ile felsefe ilgilenmek, analitik düşünmek, muhakeme etmek, hesaplamak sorgulamak ile ömür boyu gelişim içinde olmaya çalışmak düşer.