Tarihin en yıkıcı ve en ölümcül kasırgası

Samuel Colt Kimdir?

Dünya’daki insanlar tarafından yapılan en büyük yapı

İlk En Büyük Uzay Teleskobu

Rudolf Diesel Kimdir?

Dünyanın 5 Doğal Harikası

Orta Çağdan kalma tarihi eserleri ile ünlü şehir Dubrovnik

18. Yüzyıl’da yapılan yağlı boya tablosu

Vanmour Okulu-Sohbet

Roma Heykel Sanatı

Roma Heykel Sanatı Hakkında Bilgiler

Mısır Heykel Sanatı Hakkında Bilgiler

Mısır heykel sanatı nasıldır

Balmumu Heykel sanatı nedir?

Balmumu Heykel Sanatı Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

İzleyenler üzerinde etki bırakan en iyi psikolojik filmler

Tüm zamanların en iyi fantastik filmleri

Usta Oyuncu James McAvoy’un sevilen 5 filmi

Netflix’te izlenebilecek 10 popüler dizi

Efsane Aktör Samuel L. Jackson Filmleri

Polisiye Film Severlerin Mutlaka İzlemesi Gereken 5 Film

Tom Hanks’ın Yer Aldığı Sevilen Filmler

Nadir hastalık sahibi bireyler, yıllık hane gelirlerinin %30’unu tedaviye harcıyorlar 

Mutlu Olmak Sizi Nasıl Daha Sağlıklı Yapar?

Doğum Sonrası Depresyona Ne Sebep Olur?

Metabolizmanızı Güçlendirmenin 10 Kolay Yolu

Kahve’nin Metabolizmanıza Etkileri Neler?

Kilo vermek isteyenler için yaşam tarzı değişiklikleri

Boyun ve Omuzlarınızdaki Strese Bağlı Gerginliği Azaltmanın 5 Yolu



Aytekub Özdemir
19.02.2021 14:10:05
Süreyya Eren hanmfendinin bu güzel yazısını derinlemesine yorumlamak ve içselleştirmemiz gerekiyor. Dinlerin insanlığa neden gönderildiğini ve dinimizin kaynağı Kur-an'ın günümüzde neden esas alınmadığını da irdelemek gerekiyor. Ahlakı olmayanın dindar olamayacağını da duyumsamalıyız...

Aytekub Özdemir
19.02.2021 14:10:06
Süreyya Eren hanmfendinin bu güzel yazısını derinlemesine yorumlamak ve içselleştirmemiz gerekiyor. Dinlerin insanlığa neden gönderildiğini ve dinimizin kaynağı Kur-an'ın günümüzde neden esas alınmadığını da irdelemek gerekiyor. Ahlakı olmayanın dindar olamayacağını da duyumsamalıyız...

Berrin Doğan
19.02.2021 22:16:01
Kitap okumanın, dili doğru ve güzel kullanmanın önemini ele alan çok güzel bir yazı. Dil, insanlarla iletişim kurmamızı ve kendimizi ifade etmemizi sağlayan bir araç. Konuşurken kullandığımız kelimeler, deyimler, ses tonumuz bizim eğitim durumumuzu ve kitap okuyup okumadığımızı da gösteriyor. İnsan ne kadar çok okursa dili o kadar doğru ve güzel kullanıyor, kelime hazinesi o kadar zenginleşiyor. Fakat ne yazık ki az okuyan bir toplum olduğumuz için güzel Türkçemiz günden güne yanlış ve çirkin kullanımlarla yozlaştırılıyor.Çok üzücü bir durum... Atatürk'ün savaş cephesinde bile kitap okuduğunu, Kur'anın ilk emrinin "oku" olduğunu düşünürek bol kitaplı, güzel Türkçeli günler diliyorum.

YAZARLAR


Süreyya Eren Şair


İKRA

.


 "İkra/bi-ismi rabbike-llezi halag"

  "Oku rabbinin adıyla oku"

  "Oku" diyor, kutsal kitabımızın ilk ayeti. 

   Peygamber Efendimizin insanlığa gönderilmesinin ilk sebebi, güzel ahlak ve temizliği yaymak adınaydı.

   Peki, müslümanlar ne kadar okudu, ne kadar güzel ahlâk sahibi oldu. Avrupa ülkeleri, bu vasıfları yaşarken Müslümanlar kitabının ve peygamberinin yolundan neden saptı.

    Küfür diyorum evet küfür, küçücük çocuklardan yaş almış dedelerimize kadar ağızlarında argo ve küfür.

   "Çirkin lâf edenle onu yayan, günah işlemekte eşittir. " Hz Ali.

    Ağzı küfürlü insanın yüreğinde nasıl sevgi barınır? Sevgisiz insanın medeniyeti insanlığı nasıl olur?

     Okumak demiştim yazımızın başında, okuyarak kelime haznemiz dolar. Bir tartışma anında kendimizi savunmamız ya da kendimizi anlatmamız gerektiğinde küfür ve argo gibi aciz kelimelere baş vurmaktansa, okuyarak öğrendiğimiz bilgiler dahilinde güzel ve anlamlı cümleler kurarız. Bu davranış bizi yüceltir, yücelmek insana özgüdür. Tüm bunlardan çıkarılması gereken sonuç, insan olabilmemiz için nazik, saygılı, empati kurabilen bireyler olmamıza geliyor.

    Nezaket diyorum gençlere, daha nezaket kelimesinin manâsını bilmeyen gençlerimiz mevcut. Nezaket komşu hanım teyzemiz değildir. İncelik nazikliktir nezaket.

    Hayat bize küfür ederek, kaba davranarak vurarak kırarak yaşamak ve yaşatmak için verilmedi. Kendimizi çember kıyısına yapılan oya gibi işlemeliyiz. Aklımızla, bilgimizle yenmeliyiz karşımızdaki insanları.

    Eşimizle gerçeklestirdiğimiz eylemimizi, dilimize yerleştirip kızdığımız kişinin annesine, eşine ve hatta daha da küçülüp çocuğuna kadar nasıl telâffuz edebiliriz? Küfür basit bayağı bir söylev değil midir?

    Bu ilim çağında, kitapların bolluğunda cahil ve sığ olmamalıyız.

    Haysiyetli, verimli, saygıdeğer, donanımlı bir birey olmak; parayla, mevkiyle, diplomayla olan durum değildir. 

    Hangi dinden, hangi ırktan olursak olalım çevremizi, bedenimizi, dilimizi ruhumuzu temiz tutmamız gerekiyor.Yaşadığımız hayat bizi utandırmamalı; çünkü zamanın insanlara yaşadıklarını yüzüne vurma gibi bir özelliği mevcuttur.

   Geleceğimizin anneleri sevgili genç kızlarımıza sesleniyorum. Öylesine güzel baharlarsınız ki, sizler nasıl argo konuşup hatta küfür edebiliyorsunuz? Toplu taşımalarda ve sokakta şahit olduğumu yazıyorum.

    Gençlerimiz, küfür ve argo kelimelerden arınarak, dil temizliği, saygı, sadakat ve diğer güzel ahlâk özelliklerini hayatlarına katıp kendilerini tamamlamaları gerekiyor.

    Dünyayı okumak, sanat ve edebiyat kurtaracak. Küfür ve argo kelimelerin temizliğini sanatçılara bırakalım. Onlar, eserlerinde gerekli noktayı dile getirmek mecburiyetindedirler. Şairler, ustaca serpiştirirler küfrü mısralarına bin kat yıkanmışcasına incecikten sunarlar şiirlerinde, karikatüristler tam yerinde kullanırlar  küfrü, yazarlar romanlarına, öykülerine harman ederler ki, kulakların genzini yanmaktan kurtarırlar.

Sanatla kalınız derken,çocuklarımızın tertemiz bir dünyada yaşamasını umut ederek, şiirimi bırakıyorum duygularıma destek veren yüce gönüllerinize.

 

HASRET 

Gecenin kör vakti iliklerime işlemişse 

Sensizlik 

Tutamam konuşur kalemim 

Oturmuşsa rakı soframa benden önce 

Buğulanmış gözlerim 

Sunturlu küfürlerimi hak etmiştir 

Acımasız hayalin 

Ulvî gecelerinin ayinli dualarında 

Kor kor ediyorsa hasretin 

Çaresizce yüzüme kondurup 

En güzel gülüşümü 

Adım adım darağacına gitmektir 

Sensizlik