DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR




Dr. Muhammed Bozdağ


İNSANLIĞIN KORONA İMTİHANI, SEBEPLER, KORUNMA VE MUHTEMEL GELECEĞİMİZ…

.


Unutulmasın ki bu virüsün bile ikinci üçüncü dalgasının nasıl geleceği, gelecek yazın veya kışın karşımıza ne çıkacağı belirsizdir. Allah kavimlere bir belayı gönderir de, kavimler gerekli dersi alıp, tövbe etmez ve durumlarını düzeltmezlerse, felaketler büyüyerek helakete kadar gider. Arkasından hıçkırarak ağlayan milyonlarca Müslümana namaz kıldıran, ama Amerika’yla birlikte dünyayı yönetmekle gururlanan malum Kâbe imamı gibi de olsanız, fark etmez. Eğer zulmü alkışlıyorsanız, sonunuzun ne olacağını şu ayetten öğrenin: “Zulmedenlere meyletmeyin, aksi halde ateş azabı size de dokunur. Allah'tan başka bir koruyanınız olamayacağı gibi, kimseden yardım da göremezsiniz.” (Hud, 113)

3-Tövbeyle ahlaka ve adalete dönmezsek, korona salgını sonrası kendimizi nasıl bir dünyada buluruz? Küresel bir esaret! Şeytan, Allah’ın adaletine dönmemiz için gönderilen bu musibet üzerinden abartılı bir korku pompalıyor, insanlar dünyanın ücra köşelerinde büyüteçle can çekişme haberleri arıyor. Hala birileri, yönetenlerden ve gelecekte keşfedilebilecek ilaçlardan kurtuluş umarak Rabbine dönmüyor. Salgın elbette ki yeni hayatlara yol açmak için aşılacak fakat bu süreci manevi olarak şeytan kazanırsa olabileceklere dair düşüncemi söyleyeyim:

Çin’de prototipi geliştirilen bir esaret sistemi uygulamaya girdi ve denenerek geliştiriliyor. Herkese dijital bir kimlik veriliyor, biyometrik bilgiler tanımlanıyor. Bu sistem, kişiye takılan ciple ve dijital paranın zorunlu hale gelmesiyle tamamlayacak. Herkesin her hareketi takip ve denetim altında olacak. Bugünkü kapitalist düzende parayı büyük ölçüde dilediğiniz yollarla kazanıp dilediğiniz yollarla harcayabiliyorsunuz. Yeni sistemin ise, izin vermediği işe giremeyecek, izin vermediği yerden o elektronik parayı kazanamayacaksınız ve izin vermediği eşyayı, hizmeti satın alamayacaksınız. Paranızı ve hatta hayatınızı dilediği anda sıfırlayabilecek. 

Bugün ülkemiz dahil çoğu ülkelerin alt yapısı bu yeni yönetime hazırlanıyor. Çipli biyometrik kimlik, hakkımızdaki her şeyin bir kimliğe bağlanarak online ortama yerleşmesi, sokak kameraları, verilerin internete yüklenip birbirine bağlanması, yüz ve beden tanıma yazılımları, sosyal medya, online alış veriş… Tüm bunlar elde/cepte taşınabilir paraya son verilmesiyle birlikte tam devreye girecek. İşte o zaman, bedenimiz nerede olursa olsun, beynimiz Matrix filmindeki o dijital dünyanın içine hapsolacak. Zamanında hayati kitaplarını almayanlar, sistemin izin vermediği kitapları bulamayacak. Sistemin itikadına aykırı inançlar adım adım küçültülüp silinecek ortamdan. İşte bu, deccal/ye’cüc me’cüc ikilisinin dünyaya tamamen hükmetmesi halidir.

O hakimiyet kurulduğunda, Allah’ın hakiki kullarına artık yeryüzü yaşanamaz gelecektir. Yunus as’ın kavmi gibi yürekten tövbe etmez, ahlaka ve adalete dönmezsek, o son kaçınılmazdır. O takdirde, sadece Allah’a kulluk edenlerin tek barınağı, teknolojiden uzakta, Amerikalı Amish’ler gibi yalnız yaşayıp kendilerine yeterli oldukları, dağlar, bağlar, kırsallar olacak. Öyleyse milletçe Allah’a dönelim: “Eğer inanıyorsanız, şeytanın dostlarından korkmayın, benden korkun.” (Ali İmran, 175) “İnsanlardan korkmayın benden korkun.” (Maide, 44) ayetlerine tutunalım, gerekli tedbirleri alalım ve Rabbimizin korumasına sığınalım. Kitabı Kerim’deki ilahi emirlere sımsıkı sarılalım ki, Rabbimiz kalbimize huzur ve güven indirsin.

Mal, makam, şan, şatafat peşindeki politikacıları, din adamlarını, meşhurları kutsallaştırmayı bırakalım. Allah’ın ipine sımsıkı sarılmış tek bir ümmet yerine bin parça olmamız, yanlış yollara saptığımızı anlamamıza yetsin artık. Allah’ın yasakladığı her türlü şehvetten ve korkudan Allah’a sığınalım. Tek büyük yol göstericimizin Muhammed (asm) olması için hayatını iyice öğrenelim. Sadece ve yalnızca Rabbimize sığınıp, Ona boyun eğsin yüreklerimiz. Yüreğimizden dünya, mal, makam, şan şatafat sevdasını silelim. Geleceğe kazık çakmaya değil, eninde sonunda kapımızı çalacak ölüme hazırlanalım.  Ebedi huzurun ve kurtuluşun tek yolu budur!