DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR




Dr. Muhammed Bozdağ


İNSANLIĞIN KORONA İMTİHANI, SEBEPLER, KORUNMA VE MUHTEMEL GELECEĞİMİZ…

.


4-Korana virüsünden korunmanın birinci maddi yolu olarak, virüs bulaşmasından nasıl sakınabiliriz? Korunmak için atılacak ilk önemli adım, korona virüsüne gücümüz yettiğince az muhatap olmaktır. Zira az virüsle kolay baş eden savunma sistemi, birden saldıran çok sayıda virüse yenik düşebilir.  

 Sosyal izolasyon (Evde kalmak vb)  virüse maruz kalma hızını düşürüyor, enfeksiyonu zamana yayarak, hastanelere yığılmayı azaltıp, sağlık sisteminin çökmesini önlüyor. Fakat evde kalmak yanlış yönetilirse, koronanın yapabileceğinden daha büyük belalara yol açabilir.

 24 saat hareketsiz bilgisayar oynayan bir çocuğun öldüğünü hatırlıyorum. Hareket hayat enerjisinin temelidir. Hareketsizlik eklemleri kilitler, iç organları yağ bağlar, kronik hastalıklar patlar.  Günde 8 saatten fazla uyku, beyni tahrip eder.  Ben geçmişte yaşadığım bir yalan, iftira ve adaletsizlikten doğan zulüm nedeniyle kimsesiz kaldığım bir süreç yaşadığım için, sohbet edebilecek tek bir dost bulamamanın zamanla ne büyük acı verebileceğini biliyorum.

İleride sokağa çıkma yasağı bile gelebilir ve bu virüs tıpkı İngiliz askerlerinden yayıldığı söylenen ünlü İspanyol gribi gibi, bir iki yıl süren birkaç dalga halinde uzayabilir. Ulaşım, sağlık ve para sistemi dahil, ulus devletlerin en hayati sistemleri kilitlenebilir bir dönem. Bu yüzden bu krizi, uzun soluklu bir maraton koşuşu gibi yönetmeli, bu öngörüyle gerekli tedbirleri almalı herkes.

-İmkânı olan köyünde bahçesinde kalmalı, şehirdeki evlerde yaşayanlar da, işleri devam ediyormuşçasına, erken yatıp erken kalkmalı, gün boyu kendilerine saatlik bölümler halinde iş planları yapmalıdır. Pencereleri açıp evin havalandırılması, koridor veya balkonlarda yürüyüşler, kitap okuma, aile içi sohbetler, dostlarıyla telefonla görüşmeler, çeşitli sanatsal faaliyetlerle evimizi okulumuza veya işyerimize dönüştürmeye mecburuz. Bu dönemde televizyona, internete, uykuya ve yemeğe boğulmak büyük tehlikedir.

Korona virüsüne ne kadar az maruz kalırsak, enfeksiyon ihtimali o kadar azalır. Zira daha az virüsü savunma sistemi daha kolay yener. Birden aldığı fazla sayıda virüsle boğuşurken zorlanır, hastalanır.  Veriler gösteriyor ki korona tarihteki belki de en az ölümcül ve fakat bulaşıcılığı en yüksek ve hızlı virüs. Geleneksel virüsler koronadan çok daha fazla ölüme yol açıyor. Korona ise havada saatlerce, elbiselerde, eşyalarda bir iki gün canlı kalabiliyor, kuluçka dönemi 15 gün, iyileşenden de yaklaşık on gün bulaşmaya devam edebiliyor. Vücuda solumayla, ağız, burun veya gözlerden giriyor. Bulaşıcılığının benzersizliği nedeniyle bu virüsten kurtulamayacağız, ama az az almayı sağlayarak baş edebiliriz. Şu halde:

Çok gerekmedikçe insanların dolaştığı yerlerden sakınalım. Bizim toplumda gördüğüm en iğrenç sosyal davranış, yola tükürmektir. Ankara’daki bir alışveriş caddesinde sokağa tavuk dışkısı gibi atılmış tükürükler gördüm. İnsanların geçtiği mekanların tozunu solumamak için sokakta maske kullanalım, ama gerekmedikçe çıkaralım ki, maskenin dışına bulaşan virüs birikip nemli havayla ağzımızdan girmesin. Alışverişte almayacağımız eşyalara gerekmedikçe dokunmayalım. Tokalaşma, kucaklaşma zaten bitti. İnsanlarla iki metre mesafeli duralım. Virüs dokunduğumuz eşyalar nedeniyle önce ve en çok ellerimize bulaşıyor. Ellerimizi yüzümüze dokundurmayalım. Kaşımak gerekiyorsa, elimizin dışını veya kolumuzu kullanalım. Ellerimizi sosyal ortamlarda kullandıktan sonraki ilk fırsatta sabunla veya dezenfektanla yıkayalım. Çarşı pazarda, işte gün boyu kullandığımız dış kıyafetlerimizi ve ayakkabılarımızı, eve girince, kullanmadığımız bir balkona koyalım ki, üzerlerine tutunan virüs varsa soluduğumuz havaya karışamadan ölsün.