Kendimizle tanışalım
Dünyaya yeni gelen bebek boyalı bir fanusun içindedir.
Tarih: 25.1.2019 16:16:46
Hakkı Güleç ( Aile danışmanı uzman)

          Dünyaya yeni gelen bebek boyalı bir fanusun içindedir. Yaşam devam ettikçe camın dışındaki dünyayı tanımak için onu toplu iğnenin ucuyla kazımamız lazımdır. Kazıdıkça karanlık olan fanus içine ışık dolmaya başlar. Her insanın penceresinin boyutu ve şekli farklıdır. O pencerenin ışığından dünyanın sırrına erişmeye başlarız. Öğrendikçe duyduğumuz heyecan daha çok öğrenme isteği doğurur. Dış dünyadan gelen ışık fanusun içini tanımamızı sağlar. Fanusun içi iç dünyamızdır. Okuduğumuz her kitap, öğrendiğimiz her bilgi yaptığımız her araştırma fanusun içine dolan ışıktır.
Açılan pencere hem dışarıyı(dış dünyamız) hem de içeriyi aydınlatır. Bazımız açtığımız pencereye gözümüzü dayarız içeri hiç ışık düşürmeyiz kendimizi tanıyamayız. Bazılarımız geriye çekilir içeriye dolan ışıkla kendimizi anlar kendimizi seyrederiz. Bazılarımız ışıkla dolan iç dünyasını seyretmekle kalmaz onu düzenler dekore eder ve güzelleştiririz. En güçlü insan sürekli öğrenendir. Öğrendiklerinin ışığıyla hem dış dünyasını hem de iç dünyasını aydınlatır ve o aydınlandıkça daha sakin daha dingin ve daha derinleşmeye başlar. Yaşamak için değil, öğrenmek için yaşayan insanlar bulundukları ortamları aydınlatırlar.

“Bir ben vardır bende benden içeri”  Yunus Emre

      Bizler bilmeliyiz ki gerçek özgürlüğümüze başkaları ne diyor demekten vaz geçerek kendimizi hesaba katmamızla elde edebileceğiz.

        Temel değerlerimizi keşfetme ve o temel değerlere saygılı olma böylelikle aklımızın, gönlümüzün gelişmesini önemseme  ve sorumluluk duygularımızın farkına varıp onu ciddi olarak karşılamak durumuna geldiğimiz zaman hiç şüpheniz olmasın merhaba özgürlük diyeceğiz. Özgürlük büyük disiplin ister, diğerlerine çevreye tüm canlılara karşı saygı sorumluluk ister ve gerçek  özgürlük bilge olmakla mümkündür

        Bu yazıyı okuyanlara tavsiyem her gün en az 10-20 dakika süreyle geçen günde nelere öfkelendiniz, korktunuz, üzüldünüz, alındınız sevindiniz endişelendiniz bunları not edin ve geçmişinizde de en çok hangi olaylar karşısında aynı hislere kapıldınız? Bu duyguların atında sence hangi yaşanmışlıkların vardı? Birilerinin hiç öfkelenmediği sakin kalabildiği ya da alınmadığı üzülmediği yerlerde sen neden farklısın? Bu çabanız  kendinizle tanışmanızı sağlayacaktır. Duygularınız sizinle sizi tanıştıracaktır. Bilelim ki içimizdeki bize sağduyunun sesine kulak verin ki o sizin iyiliğinizi isteyendir. Biz kendimizin farkına vardıkça varoluşumuzun yaşarken tamamlanır ve huzur ve mutluluk hissetmeye başlarız. Kendimizin farkına varmamızla içimizi kaplayan bir şükür duygusudur iç huzurumuzdur. Bu süreç zaman alır aylar sürer kolay değildir ama sizin ve yaşamı size bağlı olanlar için gereklidir.

      Geçmişin hataları pişmanlıkları utanca boğan suçluluk hissi yaşatanları ya da uğradığımız hakaretler engellenmeler tacizler hepsi önemsizleşir affedilir unutulurken tüm yüklerimizden kurtulur özgürleşiriz. Ve anlarız ki hiç kimse mükemmel değildir herkes yaşam şartlarının ürünüdür sonucudur. Suçlu yoktur suça iten nedenler vardır.

          Bu farkındalık ve sonunda gelişen duygu ve düşüncelerimiz bir zırhtır bizim için ve “başkaları ne der” hapishanesinden kurtuluruz; mal mülk makam mevki bizim için varoluşun araçları olmaktan çıkmaya başlarlar.

          Mal mülk makam mevki peşinde koşarken tamamlanma gayreti hiç bitmez ve ne kadar elde etsek de kaybetme ve daha fazlasını elde etme çabası bizi hırçınlaştırır kendimizden uzaklaştırır aynaya baktığımızda kendimizle yüzleşmekten korkarız ve çoğunlukla kaynağı belirsiz bedensel sorunlarla boğuşuruz….

       2019 yılının ilk yazısında tüm okurlara nice mutlu yıllar dilerim

 

Anahtar Kelimeler: Kendimizle, tanışalım
Yazarın Diğer Yazıları
Suriye savaşı ve geçmişten ders almak (27 Aralık 2018 - Perşembe)
Mutluluk (13 Aralık 2018 - Perşembe)
Aziz Nesinlik Mudanya Belediyesi (16 Ekim 2018 - Salı)
Geçmiş Zaman Olur ki (12 Ekim 2018 - Cuma)
Atina Yangınına Verilen Tepkiler (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
Nasıl Bir Türkiye İstiyoruz? (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Gülümsemek çok şeydir (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
23 Nisan 1920, TBMM Kuruldu (24 Nisan 2018 - Salı)
Kişisel gelişim ve liberalizm (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
“Hoş geldin bebek” diyebilmek. (21 Ocak 2018 - Pazar)
Boşanma, Feminizm ve Kapitalizm (19 Aralık 2017 - Salı)
“Ateist Japon ve Müslüman Türk” (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Beynimizi verimli kullanmak (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Çocuklarda Cinsel Eğitim (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Çocuklarda Cinsel Eğitim (29 Haziran 2017 - Perşembe)
İki ayrı konu ve düşüncelerimiz (26 Haziran 2017 - Pazartesi)
Notlarım ve seçtiklerim (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Aile Danışmanlığı (07 Haziran 2017 - Çarşamba)
Seviyor mu, Sevmiyor mu? (30 Mayıs 2017 - Salı)
Zeki İnsanlarda Gözlemlediklerim (30 Mayıs 2017 - Salı)
Neden Düşünce Hataları (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
Çocukluğu güzel geçen insanlar (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Unutmak ve Affetmek (05 Nisan 2017 - Çarşamba)
Zeki İnsanlarda Gözlemlediklerim (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Yaşama Dair Gözlemlerim (09 Mart 2017 - Perşembe)
Çocuğunuzu değil, kendinizi yetiştirin (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Bağımlı Olmak ve Çocuğumuzun Yetişmesi (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
Sayfa:
KEŞFET / EXPLORE
E Dergi Yıl 4 Sayı 42

/resimler/2019-1/8/1618389474504.jpg