SİNEMA

Mesafeli sinemaya yoğun ilgi

SANAT

Hattuşa (Boğazköy) - Hitit Başkenti (Çorum)

MAGAZİN

Gülben, 4 ay sonra sahnede

SEYAHAT

BODRUM KALESİ'NİN İKİNCİ ETABI DA ZİYARETİ AÇILDI

Çavuşoğlu Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’le görüşmesi

Türkiye'deki Güncel Durum

BAKAN PAKDEMİRLİ’DEN GELİBOLU YANGINIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

'Zabıtadan Fırınlara Sıkı Denetim

'BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

'"Ya Vedud" duası nasıl bir duadır, Vedud ismi Kur'an'da geçiyor mu?

'MANİSA'YA DESTEĞE HER ZAMAN HAZIRIZ



YAZARLAR


Hakkı Güleç Uzman Aile Danışmanı


Konya-Bursa, Yeni Kuşaklar ve Çöpe Giden İdeolojiler

.


Hayatım çoğunlukla Konya, Ankara, Bursa’da ve kısmen de İstanbul’da geçti.

     Mesleğim gereği  gittiğim yerlerde insanlarımızın bölgeler arası davranış farklılıkları  ve zamanla tüm şehirlerin zamanla daha çok aynılaşmaya başlamasını hep gözlemlemekteyim.

     Konuya en kısa yoldan girersek geçmişten bugüne batıya doğru gidildikçe insanlar daha  nezaketli olabildiklerini buna karşın doğudakilere göre daha mesafeli ve daha az sıcak ve biraz daha fazla bencil az yardımlaşan az paylaşan olduklarını ve daha çok ruhsal sorunlu olduklarını gözlemleyebiliriz.  

      Örnek olarak; Konya veya daha doğuda yolda yürürken karşıdan gelen kişi istemeyerek de olsa size kazayla çarpması durumunda siz ondan özür beklerken onun sertleşen bakışlarına maruz kalabilirsiniz.

      Bu tabloda, “hem suçlu hem güçlü” der geçebilirsiniz ya da gözünüz yerse, kavgacı biri iseniz kavgaya yönelebilirsiniz.

        Tam tersi olarak batıya doğru gidildikçe ise, bırakın karşınızdakinin size çarpmasını, siz ona kaza ile de olsa çarptınız diyelim.

      Kusur ve dikkatsizlik sizde olduğu halde, sizden önce karşınızdaki sizden özür diliyorsa ne düşünürsünüz?

       Siz kaza ile çarptığınız halde sizden özür dileyen insan için “aciz, korkak ve pısırık” mı dersiniz, yoksa normal mi karşılarsınız?      Ayrıca  vereceğiniz cevap sizi tanımlar…

İstisnalar Kaideyi Bozmasa da Genel Gözlem Nedir?

     Genellemeden kaçınarak da olsa altını çizmek istediğim daha doğudaki insan, belki kelimeleri kullanabilme, kendini ifade edebilme, iletişim becerisi ve diksiyon noktasında biraz daha sanki yetersizmiş gibi görülebilir.

     Ancak o insan batıdaki kişiye göre çoğu zaman daha yardımlaşan, paylaşımcı  ve samimidir.

     Ülkemizin en doğusuna doğru gidildikçe oralarda öğretmenlik, memurluk için görev yapmışların anılarına ilişkin duyduklarımız ile aynı kişinin en batıya tayin olmasıyla oluşan anılar arasında  oluşacak farklardan bahsedebiliriz.

         Özet olarak doğuya gidildikçe artan feodal yapıya karşılık, batıda kent kültürünün etkileri daha fazla hissedilmektedir. 

     Ancak her geçen gün sosyokültürel yönden Doğu-Batı farkı azalmaktadır.

      Çünkü bugün “X,Y,Z kuşakları” diye tanımlanan ve aynılaşan yeni kuşakların  eski yapıyı kökten değiştireceği aşikardır.

     Bir de şu vardır ki onlarca yıl sonrasında XYZ kuşaklarının da  eleştirilecek yönlerine karşı, henüz adı konulmamış 2020 sonrası doğumluların  bugünler için, bizler için ne diyeceklerini de kestirmek hiç mümkün değildir

Dünya Gemisi Nereye Gidiyorsa Türkiye de Oraya Gidiyor

       Ancak her şey bir tarafa halen 213 ülkenin bulunduğu dünyamızı bir gemiye benzetelim ve her ülkeyi de bir yolcu gibi düşünelim.

     Varsayalım ki rotası doğudan batıya olan dünya gemisinin içinde yol alan her biri, bir ülkeyi temsi eden yolcular hangi yöne gitseler de hepsi aynı limana doğru yol aldıkları bellidir.

    Bu varsayımımı destekleyen en temel şey, ortalama 10 yılda değişimler gösteren yeni kuşakların dünyaya bakış açısının  geçen yıllarda daha fazla benzeşmekte olduğudur. 

        Son dönemlerde sıkça dile gelen doğumuna göre X,Y,Z kuşakları üzerine yapılan anketler üzerine bir çok yorumlar vardır.  Kuşakları aynılaştıran en temel etkenin, gelişen internet teknolojisi,  cep telefonları vb çağdaş iletişim araçları onların yaşamlarının ayrılmaz bir parçası olmasıdır.      

     Gençlerin ortalama 5-7 saat arasında internet, cep telefonu ile ilgili oldukları tespiti vardır.

     Onlar gelişen aklı çapları ile kimlikçiliği temel alan ideolojileri çöpe atmaktalar 

       Son dönem kuşaklarının en temel özelliği geçmişte yüceltilen ve bugünlerde de devam ettirilmek istenen  ideolojileri, mezhepçiliği,  etnikçiliği cinsiyetçiliği kimlikçi siyaseti  önemsizleştirmesi tüm hesapların çöpe gitmesine neden olması kaçınılmazdır.

       Dünya kurulduğundan beri ilk defa 18 yaşında bir gencin elindeki cep telefonu sayesinde ebeveynlerinden  çok daha fazla bilgiye sahiptir.

     Dünya gemisinin rotasına gelecek zamanlarda yön verecek yeni kuşaklar bugünün aklıyla yapılmış gelecek planlarını geçersiz kılacakları kesindir.  

     Saygıyı sevgiyi barışı önemseyen, çevreye duyarlı, haksızlığa karşı gelen, özgürlüğüne düşkün, kimlikçiliğin temel alındığı ideolojileri çöpe atan,  yeni kuşaklar kendilerini kindar yetiştirmek isteyenleri ters köşeye yatırmışlardır.

X,Y,Z Kuşaklarının Karşı Oldukları Nedir?

     Onlar dayatmaya, kendilerinin yok kabul edilmesine, kendilerinin tek tipleştirilmesine, eğitimde evrensel yapıdan sapılmasına, sık eğitim planlarının değişmesine, fırsat eşitliğinin yok edilmesine, saygısızlığa liyakat yerine mülakat ile haksızlığa,  onca zorluklar karşılığında aldıkları diplomaları ile işsizliğe mahkum edilmelerine karşılar.

Yeni Çağda

Mızrak Çuvala Girmez

Eski Haritalarla Yeni Yol Alınmaz; Kindar Kuşak Yetişmez ve

Akıl Çapı Gelişmiş Çocuklarımız Bir Kalıba Girmez