DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR



MEHMET FATİH DEMİR
9.04.2020 23:30:11
Kalemine yüreğine sağlık baba büyük bir zevk ve heyecanla yazılarını bekliyoruz


Mustafa Demir İktisatçı / Şair - Yazar


MANEVİYAT GÖZÜYLE CORONA 2019 (COVID-19)

.



C       CHINA
0       ORIGINATED
V       VIRUS  
I         IN
D       DECEMBER
19      2019

    Bu corona virüsü dünyaya teşrif etmeden önce ne güzel geziyorduk,eğleniyorduk,birbirimize sarılıyorduk,koşuyor ve coşuyorduk.Nereden geldiğimizi,amacımızın ne olduğunu unutmuştuk.Kimi kumar masasında,kimi fuhuşta,kimi hırsızlık peşinde,kimi para ve saltanat peşinde oyunlar kuruyorduk. Oysa;
      Bu dünyaya gönderilmemizin gayesi,Halık-ı Kainatı tanımak ve O’na iman edip ibadet etmektir.Meşru hayatımızı yaşamak,çocuklarımız ve ailemizle mutlu bir hayatı yaşamaktır.Geçici bir dünya hayatından sonra ebedi bir saadet olan Cennet hayatını kazanmaktır.
     Şimdi ise;
     Bu gözle görülmeyen  hastalık mikrobu tüm dünyaya yayıldı ve insanlık dersi vermeye başladı adeta.Kral ve prensler,Başbakanlar,Elit insanlar bu hastalıktan inlemeye ve çareler aramaya başladılar.Yüzbine yaklaşan ölüm vakalarına rastladık bugünlerde.Bir buçuk milyon insan bu hastalıktan muzdarip.Camiler,tekkeler,kliseler,toplu merkezlerin tümü kapandı.Tokalaşmalar,sarılıp öpüşmeler sona erdi.Türlü türlü kahvehaneler,lokantalar israfın merkezi haline gelmiş,artanlar ekmek nimetleriyle çöpe atılır olmuştu.
      Aileler birbirinden kopmuş,evlatlar anne ve babsını evde bulamaz olmuştu.Hemen hemen birçoğumuz medya hastası olup,sıla-yı rahim denilen akrabalığı bile unutur olmuştuk.Tam bir karantina ve izalasyonla evlere hapsolduk.
     Devletler,sosyal devlet anlayışıyla hareket etmeye  başladı.İşsizlerin,çaresizlerin,muhtaçların yaralarını sarmak için kolları sıvadı.Aciz kaldılar ilaç konusunda.Elbirliği yapmaya başladılar.
     Gelelim asıl maneviyat gözüyle bakmaya;
      Kıyamet alametlerinden biri de  DABBET-ÜL ARZ’ dır.Nedir bu?
Yer hayvanı, kıyametin büyük alametlerinden biri.

Debb ve debîb; hafif yürüme ve debelenme demektir. Hayvanlar ve çoğunlukla haşereler için kullanılır. İçkinin bedene yayılması ve bir çürüklüğün etrafına sirayeti gibi hareketi gözle görülmeyen şeyler için de kullanılır. Dâbbe de debelenen, hareket eden demektir. Şu halde tren, otomobil, bisiklet vb. şeylere lügate göre dâbbe denebilirse de ıstılahta daha çok hayvanlar için kullanılır.

"Allah bütün canlıları (her dâbbeyi) sudan yaratmıştır. Kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayakla, kimi de dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Allah şüphesiz her şeye kaadirdir." (en-Nûr, 24/45) âyetinden anlaşılacağı üzere her hayvana dâbbe denir.

"Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların (her dâbbenin) rızkı ancak Allah'a aittir." (Hûd, 11/6) âyetinden de anlaşılan budur.

"Dâbbetü'l-Arz" da; kıyametin kopmasına yakın, ortaya çıkacağı bildirilen ve kıyametin büyük alâmetlerinden olan bir yaratıktır. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de:

"Söylenmiş olan (tehdit edildikleri şey) başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dâbbe çıkarırız da, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kendilerine söyler." (en-Neml, 27/82) buyrulmaktadır.

Bu âyetten anlaşılan, dâbbenin bir hayvan-ı nâtık yâni konuşan bir canlı olduğudur (M.H. Yazır, "Hak Dini Kur'ân Dili", V, 3701 vd.).
         Yani bizler ahir zamanı yaşamaktayız.Azgınlığımızla unutmaya yüz tuttuğumuz insanlığımızı bize hatırlatmaya geldi bu virüs.Dabbenin bir çeşididir.DABBET-ÜL ARZ’ın Ebced değeri (4+1+2+2+400+1+30+1+200+800= Hicri 1441 ( Miladi 2020)
         Yardımlaşmayı bıraktık,birbirimizi sömürmenin yollarını arıyoruz.Doyamadık dünya mallarına,birbirimizin mallarına göz diker olduk.Namus ve şerefler;elbiselerimiz,makamlarımız ve paralarımızın bolluğu oldu.
       Hayvanat bahçeleriyle mahlukata  zulmettik,yarasa vasıtasıyla,canlı canlı her çeşit hayvanı yiyen Çinliler eliyle bu hastalık bizlere bulaştı.Temizlik anlayışı kalmadı.Abdest aldırıyor şimdi bizler bu hastalık korkusu.Allah’a itaatin sevgisiyle  azabından korkusunu iyi  tartmalıyız.Bu musibetler bizlere bir ders ve ikazattır.
     İnsanlar bu dünyada rızıklarında, işlerinde, ecellerinde, mutluluk ve mutsuzluklarında çok farklı bir yaşayış içindedirler. Kimi zalim, kimi mazlum, kimi iyi, kimi hasta, bir kısmı zengin, bir kısmı fakir, bir kısmı üstün, bir kısmı zelildir. Kimisi iyilik yapar, kimisi kötülük. Şayet ölüp de tekrar dirilmeyecek olsalardı, iyilik yapanlar mükâfat, kötülük yapanlar da ceza görmemiş olurlardı. Bu ise Allah'ın adâletine aykırı olurdu. Bundan dolayı Allah tekrar dirilmeyi ve cezayı yaratmıştır; "İnkâr edenler, kat'iyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: "Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydır." (et-Teğabun, 64/7, ayrıca en-Nahl, 16/30-40).
       Üstad Bediuzzaman Hazretleri yıllar önce Mesnevi’de yazadığı :
  ‘’İ’LEM EY MAĞRUR,MÜTEKEBBİR,MÜTEMERRİD NEFİS !
Sen öyle bir za’fiyet,acz,fakirlik,miskinlik gibi hallere mahalsin ki,CİĞERİNE YAPIŞAN ve çok defa büyülttükten sonra ancak görülebilen bir mikroba mukavemet edemezsin;seni yere serer,öldürür…’’
        İşte tüm dünya doktorlarının aciz kaldığı,aşı ve ilaç üretmeye çalıştığı bir mikrobun bize yaptıklarını görüp,Yaratıcımız Allah’a karşı şükür ve ibadetimize sarılalım.İnsan olalım.Yaratılanı Yaratandan ötürü sevelim.Bu musibeti Allah’ın bir askeri bilip,tevbe ve istiğfarla el açalım.Birbirimize dua edelim.
       ’’EVDE KAL’’ ı  bir nimet bilip mazimizden ders alıp,sevdiklerimizin kıymetini bilelim.Hak Teâla (cc) ,bir an evvel bu hastalık musibetinden bizleri korusun.Vazifesini tamamlayan bir asker gibi terhis edip,yok etsin.AMİN.
      Sağlık ve afiyetli günler dileğiyle…