UZMAN PSİKOLOG &ÖĞRENCİ KOÇU OYA KAYIR


MÜZİK – ZEKA İLİŞKİSİ...

.


Üzerinde yaşadığımız topraklar genelde sanat özelde ise müzik konusundaki gelişimini henüz tamamlayamamış olmakla birlikte, sanatın ve müziğin bilimsellik değerleri hiçe sayılmakta, sanat bir bilim olarak görülmemektedir. Ne yazıktır ki özellikle müzik, sadece eğlence ve hüzün olarak tanınmaktadır. Bu bir yana dursun, dünyada müzik bilimi ve araştırmaları hiç bitmemiştir. Özellikle bilim adamları, müzik bilimini insandan ve insanın gelişiminden yana sürekli araştırmalarla geliştirmiş ve dünyamıza kazandırmışlardır.  Bilim adamlarının bu konudaki düşüncelerine parmak basacak olursak; “Etkisiyle bizi oynatan ve canlandıran, bazen de duygusallaştırarak hüzünlendiren müzik parçalarını hepimiz biliriz. Peki bazı müzik parçalarının da hafıza ve zekayı geliştirebileceğini hiç düşündünüz mü? Yapılan bilimsel araştırma sonuçlarına göre bazı özel müzik parçaları bizi daha da zeki yapıyor. Bu özel müzik parçaları ritimleriyle insanın zihinsel potansiyelini çeşitli şekillerde etkiliyor. Bu özel ritimler, sağladığı birçok avantajların yanında, en çok aşağıda belirtilen hususlardaki pozitif katkıları ile dikkati çekiyor.Konsantrasyonu artırıyor Öğrenmeyi hızlandırıyor.Hafıza gücünü geliştiriyor İmtihanlardaki başarıyı artırıyor.Hata yapma oranını azaltıyor.Stresi yok ediyor.Yaratıcı düşünme yeteneğini geliştiriyor.

Beyin loplarının dengeli kullanılmasını sağlıyorZeka (i.q.) puanında "9" puana kadar ilave artış sağlıyor Hiperaktif çocukları ve yetişkinleri sakinleştiriyor Vücudun daha hızlı iyileşmesini giriş sınavlarıyla ilgili yapılan bir araştırma, müzikle ilgilenen ve bir müzik aleti çalan öğrencilerin genel ortalamaya göre daha başarılı olduklarını göstermiştir. Bu öğrencilerin SAT adı verilen üniversite giriş imtihanlarında ortalamaya göre sözelde 51 puan, sayısalda da 39 puan daha yüksek puan aldıkları ortaya çıkmıştır. Müzik beynin tamamını öğrenmenin içine katmaktadır. Geleneksel olarak, okullardaki öğrenme metotları ezbere dayanmakta ve beynin sadece sol lobunu işin içine katmaktadır. Halbuki sayısal ve mantıksal konularda beynin sağ lobuna göre üstün olan sol lop, hafıza gücü ve yaratıcı düşünme gibi konularda beynin sağ lobuna göre zayıftır. Beynin her iki lobunu da öğrenmenin içine katan çok özel tempo ve frekanslar içeren hızlı öğrenme müzikleri bilgilerin hem kolay öğrenilmesini, hem de bilgilerin kolay bir şekilde kalıcı hafızada tutulmasını sağlamaktadır.

Birçok okul yüksek özel frekanslar içeren klasik müzik parçaları ile belli tempo aralıklarında olan barok (baroque) müzik eserlerini kullanarak yeni konuların hem öğrenme zamanlarını kısaltmayı, hem de öğrenilenlerin uzun süre hafızalarda tutmasını sağlamaktadırlar. Araştırmalara göre yüksek frekanslar içeren klasik müzik parçaları ile "largo"  (ağır) hızdaki barok müzik eserleri (beynin sağ ve sol loplarının dengeli kullanılmasını sağlayarak) insanın bellek ve zeka (iq) gücünü geliştiren doğru kombinasyonları içermektedirler. Bu bilgiler ve araştırma bulguları, müziğin hızlı ve kalıcı öğrenme konusunda çok iyi bir katalizör olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye'de bu tekniğin öncülüğünü yapan "Mega Hafıza" bir ilke daha imza atarak, "hızlı öğrenme ve konsantrasyon" için "Bio-Ritmik Largo" adında altı kasetlik bir albüm hazırlamıştır. "Bio-Ritmik Largo" seti, hafıza gücü, hızlı öğrenme ve konsantrasyon gerektiren her türlü öğrenme faaliyetinde kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Öğrenme ve Hafıza Nörobiyoloji Merkezi bilim adamlarının yaptıkları bir araştırma, bazı müziklerle IQ arasında bir ilişki olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu araştırmada otuzaltı üniversite öğrencisi, önce I.Q. testinin sağ beyin yeteneklerini ölçen sorularıyla test edilmiştir. Testten sonra öğrencilere Mozart'ın "Re Majör, K 448 iki Piyanoluk Sonat"ı 10 dakika boyunca dinlettirilmiştir.

 

Daha sonra öğrenciler hemen tekrar test edildiklerinde, I.Q. skorlarının önceki değerlere göre 8 veya 9 puan daha yükselmiş olduğu gözlenmiştir. Enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmaktadır. Bu durumda beynin de, piller gibi şarj edilmesi gerekiyor. Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak, 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfedilmiştir...

Yıllar süren analizlerden sonra bu frekans aralığındaki seslerin Mozart'ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Tomatis'e göre, kulak salyangozunu dolduran, "corti" hücrelerinin titreşmesi jeneratör vasıtası görerek beynin yeniden şarj edilmesini sağlamaktadır.  Ayrıca beynin şarj edilmesi için etkili olan diğer bir yakın müzik çeşidi olarak "largo barok (baroque) müzik" parçalarına da dikkat çekmiştir. Iowa Eyalet Üniversitesinde yapılan testler de, öğrenme faaliyeti sırasında barok müziğin kullanılmasının öğrenme ve hafıza gücünü yaklaşık yüzde 24 artırdığını göstermiştir.” İşte müziğin gücü ve işte bilim adamlarının müziğin zeka ve hafızaya etkisi konusundaki araştırmaları. Çocuğunuza kaliteli müziği seçme konusunda yardımcı olacak iyi öğretmenler önderliğinde, sizler de müziğin etkisini yaşamanızda hissedebilirsiniz. Müziksiz kalmayın.