Hakkı Güleç Uzman Aile Danışmanı


Narsisizmin uygun dozu gereklidir ve faydalıdır

  Narsisizm kendini özel hissetmektir, önemsemektir.


İlaç ile zehri ayıran dozudur. Narsisizm dozunda faydalı ve gereklidir

“0 -10 sayısı arsında düşük doz 0-3 ise, yüksek doz 7-10 dur. Sağlıklı olanı 4-6 arası dozdur” diye tanım getirebiliriz

    Her şeyin bir dozu olmalı mesela kendini önemsemenin de bir dozu seni öne çıkartan bir yönün olmalıdır.
    Narsisizmin uygun dozu ruhen sağlıklı olduğundandır. 
   Doz aşımı seni itici hale getirebilirken aksi durumda yani sıfıra yakın doz ise sürekli kaçan, saklanan, kişilerin önüne çıkamayan, hele hele topluluğun önüne hiç çıkamayan, doğum günü  gibi özel günlerini kutlanmasından korkan utanan bir yapı ile başarı hikayesi hiç yazamazsın..

       Narsisizm dozu yükseldikçe oluşan kendini özel hissetme bağımlısı olmak  ile dozun sıfıra yaklaşan dozunda yani özel his yaşamaktan korkmak arasında uygun dozu seni sosyal yönden olduğu kadar ruhen de daha sağlıklı olmanı sağlayacaktır. 
       Çünkü ne zaman depresyon eğilimlisi içe kapanmış öz güven sorunu yaşayan silik birisini görsem içimden ona uygun doz, narsisizm iğnesi vurmak gelir

    Doz aşımında ise gerçeklikten kopma, itici olma, sürekli özel hissetme ve beğenilme peşinde koşma, empati özürlü hale gelme, ben merkezli, kibirli ve “ufak dağları ben yarattım” diyen bir yapı oluşur ki, kısaca “Narsist kişilik bozukluğu” diyebiliriz.

Kendi kendine konuşmak yüksek zeka belirtisidir, eğer deli değilse J

    Bebekler yeni öğrendiklerini sesli tekrar ederlerken kendi seslerini duyar, konuşma yeteneklerini arttırırken sözcükleri onları duygusal zihinsel gelişimini sağlar.

     Yapılan araştırmalar zor karar öncesi daha isabetli davranabilmek adına kendi kendimize konuşmamız, kendimizi doğrulama ve konuya odaklanmamız sağlarken düşüncelerimiz berraklaşır, kafa karışıklığımız azalır.

      Örnek olarak Albert Einstein in kendi kendine konuştuğu bilinir.  

    Psikolog Daniel Swigley ve Gary Lupyan yaptıkları araştırma doğrultusunda bir grup insana süpermarkette görev verdiler. Görevleri süpermarketteki bir ürünü bulmalarıydı. İlk seferde bulunan ürünlerin ardından bu sefer psikologlar deney yaptıkları insanlardan ürünü bulurken ürünün ismini kendi kendilerine sesli bir şekilde tekrar etmelerini istediler.

       Deneyin sonunda ise insanların, tekrar işlemi gerçekleştirirken ürünleri daha hızlı ve kolay bulabildikleri sonucuna ulaştılar…

Aşk ve sevgi tanımaktır

    “Aşk bilgiden doğar ne kadar derin bilirsek o kadar severiz” diyen Leonardo da Vinci’yi “beni tanıdıkça seveceksin” diyen o eski Türk filmlerinin iyi kalpli, romantik rolünü oynayanları bize sevmenin tanımak olduğunun altını çizerler.

Nefret gösterinizin abartılı olması sizi ele verebilir

       Psikolojide “reaksiyon-formasyon savunma mekanizması” ile de tanımlanan, var olabilmek için tersine döndürme tersi kimlik oluşturma gayreti vardır.

      Örneğin, bir insanın sahtekarlık eğilimleri varsa dürüstlük söylemlerini daha çok yapmaya başlar.. 
Eş cinsel eğilimi olan bu durumundan utanç duyan suçlanan birisinin eş cinselliğe aşırı tepki vermesi biraz da kendisini ispat davranışı olabileceği akla gelir. 
      Memleket de adım başı abartılı bir şekilde, “inançlıyım, milliyetçiyim, vatanseverim,  Atatürkçüyüm, yerli ve milliciyim” diyenlerle dolu olduğu aklınıza hiç geldi mi?

Belgenin içeriği kadar, nerede imzalandığı önemlidir.

      1215 Macna Carta "Büyük Sözleşme" belgesi İngiltere kralına karşı vatandaşın hakkını koruyan kralın yetkilerini sınırlayan bir belgedir.

      Bundan 800 yıl önceki bu belge kralın sarayında değil, tarafların hazır bulunduğu bir tabiat ortamında, bir çayırda imzalanır.
Çünkü kralın ağırlığını ortaya koyan saray ortamının bu önemli belgeyi etkisizleştireceği düşünülür.

     2019 adli yıl açılışı sarayda yapacak ve "yargı bağımsızlığından" bahsedecek yargı mensupları bu konu hakkında ne düşünürler?

Doğa katliamı açlık, yoksulluk ve yıkım getirir

      Ulus bilinci gelişmemiş kabile Afrika devletleri neden açlık çekiyorlar?
  Önceki dönemlerde kendi kendine yeten bu ülkeler sonrası neden açlık çekenler olmuştur? 
 Araştırın göreceksiniz ki, Afrika'da birçok ülkenin açlık çekmesi, ulus bilinci gelişmemiş kabile devlet yapısı nedeniyle yağmacı küresel şirketlerin maden için doğayı denetimsizce katletmesi, toprakları ekilemez hale getirmesine karşı çıkanların olmaması ve yerli işbirlikçilerin varlığıdır.

   Sonuç olarak, demokratik parlamenter sistemle yönetilen ve ulus bilinci gelişmiş topluma sahip bir ülke, hiçbir zaman talan edilemez.