DÜNYA

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "21 köy ve 1 kasaba işgalden kurtarıldı"

Ermenistan Kirli emelleri için NATO’dan umduğunu bulamadı

Sözcü Kalın: “Kimin savaş istediği bellidir”

Bursa’da 5 kişinin öldüğü kazan faciasında, fabrika sahibine 5 yıl ceza

Sağlıklı Kentlerde gündem: Pandemi

BURSA VALİLİĞİ BASIN DUYURUSU

ESKİ BAHÇEKAYA’DA SOKAKLAR PARKE TAŞIYA KAPLANIYOR




Mefküre Ülker Demans-Denge-Modeli © Eğitim Uzmanı


Parodontit ve Alzheimer: "Şimdiye Kadar Hepsi Sadece Bir Hipotez"

.



Son zamanlarda sıklıkla, paradontit’in Alzheimer'ı tetikleyebileceğini duyuyoruz. Diş Hastalığı gerçekten Demans’ı tetikler mi? Alzheimer olmamak için bakterilerle mücadele etmek gerekir mi?

İlk önce paradontit’in ne olduğunu açıklamak gerekir. Paradontit- diş yapısının tahrip olmasına yol açan bir iltihaplanmadır; esas olarak Porphyromonas gingivalis bakterisinden kaynaklanır. Londralı araştırmacılar, 2016 yılında 20'si aktif paradontit olan 52 Alzheimer hastası üzerinde bir çalışma yaptı. Paradontitli hastaların bilişsel işlevlerinin, altı ay içinde paradontiti olmayanlara göre çok daha fazla kötüleştiği görüldü. Araştırmacılar bunu vücuttaki bir iltihaplanmaya bağladılar. Daha sonra fareler üzerinde bu durumu işaret eden deneyler yapıldı. Araştırmacılar beyindeki Porphyromonas gingivalis enfeksiyonunun, Alzheimer'ın gelişiminde etkili olabileceği sonucuna vardılar.
Burada çalışmaların bulgularına çok dikkat edilmeli ve yanlış yorumlanmamalıdır.

Alzheimer'ın bir enfeksiyondan kaynaklanabileceği şu anda yoğun olarak tartışma konusu olan teorilerden biridir. Araştırmacılar, kenelerdeki Borrelia, akciğerlerdeki Chlamydia veya bağırsak mikrobu Helicobacter gibi çeşitli bakterileri neden olarak gösteriyorlar. Mikropların yol açtığı enfeksiyona ilişkin kanıtlar birçok Alzheimer hastasında bulundu. Ancak bu, bakterilerin Alzheimer'da doğrudan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Birçok insanda Borrelia, Helicobacter veya Chlamydia bakterisi var ve aynı şekilde birçok insan Alzheimer'dan muzdarip. Ancak bu kesin olarak birinin diğeriyle bir ilgisi olduğu anlamına gelmez.


Porphyromonas gingivalis bakterisi beyinde ne yapar?

Porphyromonas gingivalis bakterisi gingipains adı verilen zararlı maddeler üretir. Görünüşe göre beyinde sinir hücrelerini yok ettikleri söylenmektedir. En azından Kaliforniya'dan Stephen DOMİNY liderliğindeki çalışma grubu böyle bir bulguyu ileri sürmektedir. Kendisi paradontit hipotezinde en önemli araştırmacılardan biridir. Araştırma ekibi, Alzheimer hastalarının beyin ve beyin sıvısında Porphyromonas gingivalis'in genetik bilgilerini buldu. Dominy bu nedenle yeni Alzheimer ilacı olarak gingipainleri kullanmayı hedefliyor.

Porphyromonas gingivalis bakterisi ve Antibiyotik tedavi

Yaygın antibiyotiklerin mikroplar üzerinde çok az etkisi olduğu görülmektedir. Bu nedenle Dominy'nin ekibi, gingipain noktalarını bloke eden bir madde geliştirdi. Gingipain blokerler ilk bakışta işe yarıyor gibi görünmektedir. Farelerle yapılan testlerde, COR388 adı verilen gingipain blokerların, patojenlerin çoğalmasını ve sinir hücrelerinin ölümünü durdurduğu gözlemlendi. Hemen burada küçük bir parantez açmak gerekir; henüz bu ilacın insanlar üzerindeki deneylerinin gerçekleşmediğini ve onaylanmadığını belirtmek isterim.

Şimdiye kadar, tüm bunlar yalnızca bir hipotezdir. Öncelikle tüm bu çalışmaların doğru olup olmadığı titiz bir araştırma süreci ile kanıtlanmalıdır.

Farelerde olumlu olması İnsanda da olumlu olacağı anlamına gelmez
Farelerde daha az sinir hücresinin öldüğünün kanıtlanması durumunda, bunun insanlarda da aynı şekilde olacağını söylemek doğru değildir ve her şeyden önce Alzheimer hastalarında semptomların düzeleceği de söylenemez. Bunun için oldukça erken.

İnsanlar üzerinde ilk çalışmalar yapılıyor
Dominy'nin ekibi başlangıçta 33 denekle COR388'i test etti. Çalışma öncelikle ilacın vücutta nasıl davrandığı ve ne kadar güvenli olduğu ile ilgiliydi. Katılımcıların 24'ü 55-70 yaşları arasında sağlıklı yetişkinlerdi ve dokuzunda Alzheimer vardı. 24 katılımcının 18'ine ve 9 Alzheimerlı hastanın 6'sına COR388, geri kalanına plasebo verildi. COR388 istendiği gibi beyne nüfuz etti ve katılımcılar bunu iyi tolere ettiler. Sadece birkaçında baş dönmesi, mide bulantısı, huzursuzluk, hızlı kalp atışı gibi şikayetler gözlendi ve karaciğer ya da pankreas değerleri arttı.
Yan etkiler genellikle hafif ila orta derecede idi ve ciddi yan etkiler yoktu. Bu çalışma ilacın ne kadar etkili olduğunu incelemek için tasarlanmamış olsa da, COR388 verilen 6 Alzheimer hastasının beyin fonksiyon testlerinin diğerlerine göre daha iyi olduğu görülmüştür. Örneğin bu hastalar verilen bir resimde daha fazla ayrıntıyı tanımlayabildiler. Konuşmaları öncekine göre biraz daha düzeldi ve daha uzun cümleler kurabildiler. Ancak bunlar henüz çalışmanın ön sonuçlarıdır.

Çalışma ekibi hastalara iyi baktıkları için etkilenenler iyi performans göstermiş olabilirler
Araştırma ekibinin prosedürü tamamen bilimseldir. Yeni bilgiye ve yeni ilaçlara ulaşmanın tek yolu öncelikle iyi bir hipotezin oluşturulmasıdır. Yani bu durumda Gingipains Alzheimer'ı tetikler ve Gingipain inhibitörleri Alzheimer'ı yavaşlatabilir hipotezi incelenmektedir.Sonraki çalışmalarda hipotez adım adım test edilir. Bu adımlar 3 aşamadan geçer. Sadece 3. aşama çalışması ile hipotezin doğruluğuna dair oldukça güvenilir bir gösterge elde edebilirsiniz. Hipotez sadece, örneğin bir ilacın bir plasebodan açıkça daha iyi çalıştığı iki bağımsız 3 aşamalı bir çalışma ile onaylanabilir.

Dominy'nin bir sonraki çalışmasından neler çıkacağını görmek için sabırsızlanıyorum.
Dominy'nin yeni çalışmasında ekip, 55 ila 80 yaş arasındaki 573 Alzheimer hastasını incelemeyi planlıyor. Hastaların yarısına COR388, diğerlerine plasebo verilecek. Çalışmadan önce ve yaklaşık bir yıl sonra çeşitli beyin fonksiyon testleri yapılarak ve Porphyromonas gingivalis'in genetik bilgileri ölçülecek. Manyetik rezonans görüntüleme, beynin daha az küçülüp küçülmediğini görüyor ve diş cephelerinin derinliğini paradontitin belirtisi olarak ölçüyor. Araştırmacılar 2022'nin sonlarına doğru çalışmanın sonuçlarını almayı planlıyorlar.