SİNEMA

Mahallede yazlık sinema keyfi

MAGAZİN

Berkay'dan, özel sahnede özel şarkılar...

SEYAHAT

BODRUM KALESİ'NİN İKİNCİ ETABI DA ZİYARETİ AÇILDI

Türkiye'deki Güncel Durum

Bursa İtfaiyesi 7/24 Hazır

Bursa'da trafiği denetleyen Soylu, çocuklara polis düdüğü dağıttı

'BAYRAM SÜRESİNCE 290 TON KURBAN ATIĞI TOPLANDI

'İZMİR MENDERES ORMAN YANGINI 22 SAAT SONRA KONTROL ALTINDA

'TSE BURSA BAŞ ARAŞTIRMACISI MEHMET UĞUR ÖZDENİZ’E VEFA YEMEĞİ

'Hijyenik Tesis Ekonomiye Can Kattı



YAZARLAR


Atilla ADSAY / Yazar


Pınar Gültekin "Seni öldürende yoktur din iman"

.


Bu günkü acının adı Pınar Gültekin oldu. Sol yanımda sancı canımı yaktı. Bir gülü daha kopardılar acımadan ve de merhamet etmeden.

İnsanlar; Ayşe’ler, Fatma’lar ve Emine’ler gibi daha nicelerinin ölüm haberlerini duymaya alıştı. Kim bilir ben bu yazıyı yazarken geçen sürede hangi Pınar, hangi Gül yada hangi Canana işkence ediliyor yâda Azrail’e can veriyor.

Bu kirli cinayetlerin adı ya kıskançlık yâda töre, belki de bir serserinin egosu, bir psikopatın yada bozuk ruhlu katilin yaptığı aşağılık suştan sonra kesin demiştir “ben pişmanım Hâkim Bey olmuştur”.

İnsanlığın olmadığı, merhametin yer bulmadığı, acının tarifsiz olduğu ve sebebi ne olursa olsun Kadın cinayetleri insanlığa yapılmış en büyük kötülüktür.

Kadına şiddeti laik gören zihniyetin cahiliye devrinin bir kalıntısı olduğu kesindir. İnsanlıktan nasibini almamış canilerin kurbanı olan kadınların ahı, duyarsız yetkililerin ömür boyu vicdan azabı olacaktır.

Cennet, annelerin ayakları altındadır. Açık beyan olan bir dinin ümmetinde bir ayda 27 kadının cinayet sonucu ölmesi toplumun nedenli bir ruha sahip olduğu aşikârdır.

Kadın cinayetlerinin artmasındaki en önemli etken yasaların yetersiz olduğu ve cezaların caydırıcı olmamasıdır.

Bugün ülkemizde idam yasal olmuş olsaydı inanıyorum ki bu ay sadece 27 katil erkekten belki de 15’i idam olmuştu.

İşlenen cinayetlerin çoğu erkek hegemonyası yâda kıskançlığıdır. Bir erkek kıskanç olmalı hatta iman varsa daha da kıskanç olmalı fakat bu sadece evli ve eşini seven saygı duyan erkek için geçerlidir.

Boşanmış olduğu kadını kıskanmak sadece cahilliktir. Ya boşanmayacaksın yâda boşandıktan sonra sen nasıl evleniyorsan boşanmış olduğun kadında evlenmek ister ve bu onun tabi hakkıdır.

Toplumun genelinde çok enteresan bir adet var. “Bak senin boşandığın eşin falancanın kolunda yâda bak inadına senin mahallene yerleşti.” Ayrılan insanları galeyana getiren ailelerin olması gibi arkadaş çevreside vardır.

Ülkemizde ne yazık ki boşanmalar sağlıklı bir zemine oturtturulmadı. Çok nadiren de olsa karışlıklı anlaşmalı boşanmalar var. Fakat sayıları çok az olduğu gibi hukuki yönde de kadın cinayetlerini tetikleyen durumlar söz konusu olmuştur.

Örneğin; nafaka konusu çok ciddi sıkıntılar doğurmaktadır.

Boşanan eşlerde işsizlik belli başlı cinayet sebebi olmaktadır. Çalışmayan erkek sürekli stresli ve ruhen agresiftir.

Ülkemizde ki işsizlik oranı küçümsenmeyecek derecede artmaktadır. Yıkılan yuvalar ve dağılan ailelerde geçim sıkıntısı varsa eşlerin birbirine karşı tutumu çok önemli ki en ufak bir yanlışta kişiler saldırgan olabiliyor.

Ödenmeyen nafakalar, mağdur olan çocuklar ve karşılanmayan ihtiyaçlar diğer yanda biri anneye düşkün diğeri babaya düşkünlüğü olan çocuklar, nerden bakarsanız bakın kadın cinayetlerinde en önemli sorunlar başlıca; Ekonomi, eşlerin aileleri, erkeklerin kıskançlığı, eğitimsizlik, eşlerin kültür çatışması, lüks hayat, özenti ve bireysel yaşantı gibi çokça sebepleri sıralayabiliriz.

Dünyada ve ülkemizde ne yazık ki kadın cinayetlerinin önüne geçilmiyor. Eskiden kadına şiddet haberleri bölgesel olarak bilinirdi. En çok taşra kesimlerden bu gibi haberler duyulurdu. Fakat son zamanlarda Kadına karşı şiddete dur demek için en büyük destek kırsal kesimlerden geliyor yani durum tam tersi oldu. Şehir hayatı çok pahalı olduğu için geçim sıkıntısı ailelerin dağılmasına ve yuvalarının yıkılmasına sebep olmaktadır.

Köy hayatı yaşayan insanlar daha mutlu ve şehirde yaşayan bir aileye nazaran daha sakin bir hayat sürmektedir. Pahalılık ve gelir düşüklüğü bireysel yaşantıyı özendirmektedir. İnsanların son zamanlarda hayatlarına giren sosyal medya, aileleri daha fazla yalnızlığa itmiştir. Aile birliği, kutsal değerler, sevgi ve saygı kavramı günümüzde büyük yaralar almış ve almaktadır.