SİNEMA

Mahallede yazlık sinema keyfi

MAGAZİN

RAHATLIĞIN EN ŞIK HALİ YENİ İNCİ’DE

SEYAHAT

BODRUM KALESİ'NİN İKİNCİ ETABI DA ZİYARETİ AÇILDI

Doğru tercih için Büyükşehir yanınızda

Jandarma "Bonzai" Yakaladı

Son 10 Günde Toplam 57 PKK/YPG’li Terörist Etkisiz Hale Getirildi

'dünya genelindeki koronavirüs vaka durumunu açıklandı

'Zincirleme kazaya karışan kadın sürücü kendini görüntüleyen gazeteciye saldırdı

'SAĞLIK İÇİN, HEPİMİZ İÇİN’ DENETİM

'Video çekmek için çıktığı surlardan düştü



YAZARLAR


Op. Dr. EVRİM AKSOY


RAHİM AĞZI KANSERİ  KABUS OLMAKTAN ÇIKIYOR

.


                Tarama testleri sayesinde erken tanısı ve tedavisi  mümkün olabilen rahim ağzı kanseri, bu hastalığa neden olan HPV (human papilloma virüsü) ‘ye karşı geliştirilen aşı sayesinde gelişmiş ülkelerde kabus olmaktan çıkıyor.

            Rahim ağzı (serviks) rahim ile vagenin birleştiği bölgedir. Rahimin dış dünyaya açılan kapısı olarak değerlendirilebilir. Etrafındaki kan ve lenf damarlarının zenginliği nedeniyle bu bölgenin kanserleri komşu doku ve organlara çabuk yayılma eğilimindedir.

            Rahim ağzı kanseri ülkemizde en sık görülen 10 kanserden biridir. Az gelişmiş ülkelerde sık rastlanmaktadır. Tüm dünyada kadınlarda görülen kanserlerden en sık ölüm sebebi olanlardan birisidir. 35-55 yaş  arası bayanlarda sık görülmekle birlikte 20 yaşından 80 yaşına kadar her yaşta görülebilmektedir.

            Rahim ağzı üzerini örten epitel tabakasındaki hücreler devamlı yenilenen hücrelerdir. Bu hücrelerdeki sıra dışı büyümeler ve şekillenmeler ile kanserleşme süreci ortaya çıkar. Başlangıçta yüzeysel olan bu kanserleşme içeriye doğru ilerleyerek komşu organlara yayılır ve kötü prognoz gösterir.

            Kimler risk grubunda?

Rahim ağzı kanserlerinin bakirelerde hemen hemen hiç görülmemesi nedeniyle bu kanserin cinsel yolla bulaşan bir virüse bağlı olabileceği fikri ortaya atılmıştır. Human papilloma virüs (HPV) dediğimiz virüs rahim ağzı epiteli üzerinde yerleşerek bu kanserin oluşumuna neden olmaktadır.           

            Bu nedenle risk grubunda:

  • Erken yaşta cinsel ilişkiye giren kadınlar
  • Cinsel partner sayısı fazla olan kadınlar
  • Eşinin birden fazla partnere sahip olduğu kadınlar
  • Genital infeksiyonu, genital siğili olan kadınlar
  • Genital hijyeni kötü olan kadınlar
  • Sigara içen kadınlar  bulunmaktadır

Erken tanı mümkün mü?             

Yapılan araştırmalar rahim ağzı kanserinden 10-15 yıl önce kanser öncüsü lezyonların saptanabileceğini göstermiştir.

            Pap-smear dediğimiz basit bir tarama testi sayesinde şüpheli lezyonlar saptanabilir, hastaya daha ileri tetkikler planlanır.

Rahim ağzı kanseri klinik olarak bulgu verdiğinde çok geç kalmış olabiliriz. Bu nedenle hiçbir şikayeti olmayan bayanların yılda 1 kez rutin jinekolojik muayeneden geçmeleri ve bu testi yaptırmaları gerekmektedir.

            Pap-smear testi muayene odasında , kadın doğum uzmanı tarafından yapılan, sadece birkaç dakika süren bir testtir. Rahim ağzındaki hücreler özel bir fırça yardımıyla alınıp patoloji laboratuarına gönderilir ve incelenir. Bu işlem sırasında hasta ağrı duymaz.

            Rahim ağzı kanserinin en önemli  belirtisi  vaginal kanama özellikle de ilişki sonrası kanama görülmesidir.

Diğer bir belirti et suyu renginde akıntı olmasıdır. Uzun süreden beri devam eden her türlü akıntı incelenmelidir.

            Bu belirtiler ortaya çıktığında geç kalınmış yani kanser hücreleri komşu ve uzak organlara yayılım  göstermiş olabilir. Pap-smear testinin daha önce de belirttiğim gibi hiçbir bulgu yokken yapılması anlamlıdır.

            Senede 1 kez yapılacak olan pap-smear testi, rahim ağzı kanserinin erken teşhis ve tedavisini mümkün kılar, hayat kurtarıcı olabilir.          

Rahim ağzı kanseri aşı ile önlenebilecek mi?

Son dönemin en güncel konularından biri olan rahim ağzı kanserine karşı geliştirilen aşı, bu kansere neden olduğu düşünülen Human Papilloma Virüse (HPV) karşı geliştirilmiştir. Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin aşı takvimine girmiş olan bu aşı, 11-12 yaşlarından itibaren koldan 0., 2. ve 6. ayda olmak üzere 3 kez yapılmakta ve bir daha tekrarlamaya gerek duyulmamaktadır. HPV denilen virüsün hem siğil hem de kanser yapan en sık rastladığımız 4 tipine karşı etkilidir. Aşılanmayan kadınların 45 yaşına kadar aşılanması tavsiye edilmektedir. Son dönemde henüz ülkemize gelmemiş olan HPV’nin 9 tipine karşı geliştirilmiş olan yeni aşı, HPV’nin yaptığı bu hastalıklara karşı daha geniş bir koruma sunmaktadır.

Günümüzde rahim ağzı kanserinin tedavisi nasıl olmakta?

Tedavi kanserin evresine göre düzenlenmekte, cerrahi, radyoterapi(ışın) ve kemoterapi(ilaç) metodlarından yararlanılmaktadır.

Hastalığın ilerlemesine göre yapılan evrelemede  hastanın sağkalım oranları ise :

Evre1: %85

Evre2: %66

Evre3: %39

Evre4: %11 olarak verilmektedir.

Geç kalınmış, evre 3-4 vakalarında sağkalım oldukça düşüktür.

ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR, YILDA 1 KEZ JİNEKOLOĞUNUZA BAŞVURUNUZ....