SAÇ DÖKÜLMESİ
Tarih boyunca saç, estetik olarak kimlik göstergesi olmuştur. Toplum içinde saçların iyi görünmesi, sağlığın ve kişinin kendini iyi hissetmesinin bir ifadesi olmuştur. Bu yüzden saç dökülmesi önemli bir stres kaynağı ve bazı kişilerde derin psikolojik sor
Tarih: 7.2.2019 11:11:25
Uz.Dr Semra Toker

  Saçlarımız yaşam boyunca devamlı yenilenme halindedir. Saçın büyüme (anagen), gerileme  (katagen) ve dinlenme  (telogen)  denilen üç evresi vardır. Büyüme evresi aktif olarak kılın oluşumu veya aktif büyüme dönemidir. 3-4 yıl süren büyüme evresinde saç telleri gelişimini canlılığını sürdürür ve uzar. Sonrasında saç köklerinin büyümesi durur ve 1-2 hafta süren katagen evreye geçer. Bu evrede saç kökü en dipten başlayarak kendi içine çöker.Saçlar canlılığını parlaklığını yitirir, uzaması durur, incelmeye başlar. En sonunda saçlar dinlenme peryodu olan telogen evreye girer. Yaklaşık 3 ay süren telogen evrede saç kökünden ayrılır ve dökülür. Bu doğal süreçten de anlaşılacağı gibi saçlarımız 3-4 yılda bir dökülür ve daha sonra yenisi çıkar. Hergün belli oranda saç dökülmesinin nedeni budur. Normal bir saçlı deride saçların %90 ı gelişme döneminde, %2-3 ü gerileme döneminde ve %10 u dinlenme dönemindedir. Başımızda ortalama 100.000 saç bulunur ve günlük ortalama 50-100 saç teli dökülmesi normal kabul edilir. Bu dökülme normalde banyo, traş veya saç yıkanması sırasında izlenebilir.  

            Saçların anagen fazdan telogen faza geçmesi 2-4 ayı bulduğundan dış faktörlerin etkisiyle saç dökülmesi ancak 2-4 ay sonra gerçekleşir Bu nedenle saçların dökülmeye başlamasından 2-4 ay öncesine kadar her türlü dış faktör sorumlu olabilmektedir.

            Pek çok faktör saç büyüme evrelerine etki ederek saç dökülmesine neden olabilir. En sık görülen saç dökülmesi androgenetik alopesidir (AGA). Erkek tipi dökülme de denen bu saç dökülmesi bazen bayanları da etkileyebilmekte ve saçların özellikle ön ve tepe bölgesinde dökülme ve incelme olmaktadır. Erkek tipi saç dökülmeleri ailesel özellik gösterebilir. Bu tip dökülmeye testesteron denen erkeklik hormonu neden olur. Testesteron kıl kökünde 5 alfa redüktaz tarafından dehidrotestesterona dönüşür. Dehidrotestesteron kıl folikülinde önce incelmeye neden olur, sonra da kıl ayva tüyü gibi ince kıllara dönüşür, pigmentasyonu azalır ve sonunda tamamen dökülerek kellik gelişir. AGA , 50 yaşından önce erkeklerin %50 sini, daha ileri yaşlarda ise %70´ini etkilemektedir. Kadınlarda ise 50 yaşın altında görülme oranı %6 iken, 70 yaşında bu oran %30-40´ a yükselir.  Yine sık karşılaşılan saç dökülme tiplerinden biri  telojen saç dökülmesi denen, aktif dönemdeki saçların hızlı bir şekilde dinlenme dönemine geçmesi ile oluşan dökülmedir. Sıklıkla ani olarak başlar. Zaman içinde dökülme şiddeti azalarak 6-8 ay sürebilir.  Eğer kronik telogen saç dökülmesi varsa seyir daha inatçı olabilir. Bazen kendiliğinden 3-4 yıl sonra düzelir.

Telogen saç dökülmesinin  sık görülen  nedenleri şunlardır:

1. Kilo kaybı: Çok sıkı diyet başlandıktan ortalama 1 ile 6 ay sonra yaygın saç kaybı olabilir

2. Enfeksiyonlar: Özellikle ateşli hastalıklar, viral enfeksiyonlar saç dökülmesine sebep olurlar.  
3. Doğum yapmak: Genellikle doğumdan 2-4 ay sonra başlar ve 4-5 ay sonra iyileşir. Aynı şekilde doğum kontrol ilaçlarının başlama ve kesilmesi halinde telogen dökülme tetiklenebilir. Saçların dökülmesi ilacın kesilmesinden birkaç ay sonra görülebilir.

4. Demir eksikliği: Telogen dökülmenin en önemli sebebidir. Kadınlarda menstrüasyon ve hamilelik esnasında %20-30 oranında yetmezlik görülür. Böyle hastalara demir vermek çoğu hastada saç kaybını önlenmesine yardım eder.
5. Psikolojik veya fizyolojik stres
6. Büyük ameliyatlar
7. Hormonal: Tiroid bezinin hem az hem de çok çalışması saç dökülmesi yapabilir. Ayrıca menapoz sonrasında saç dökülmesi yaygın olarak görülebilmektedir. Polikistik over sendromunda, cushing sendromunda, hiperprolaktinemide de saç dökülmesi görülebilir.
8. İlaçlar : Özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, ACE inhibitörleri,  beta bloker gibi tansiyon ilaçları, antidepresanlar, retinoidler, antihiperlipidemik ilaçlar, kemoterapi ilaçları, tiroid ilaçları saç dökülmesi yapabilmektedir.

9.  Beslenme bozuklukları: Besinsel nedenlere bağlı saç dökülmeleri de sık rastlanan bir diğer faktördür. Sonuçta saç canlı bir organdır ve onun da beslenmesi kanlanması gerekir. Düzenli ve dengeli beslenmemek, uzun süre açlıklar, tek tip beslenme, karbonhidrat içeriği yüksek gıdalar, biotin ve çinko eksikliği, yetersiz protein alımı saçı etkileyip dökebilir.

10. Kronik hastalıklar: Şeker hastalığı, konnektif doku hastalıkları, kanserler

Ayrıca saça uygulanan boya, renk açma, saçı düzleştirme veya perma gibi yöntemler uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebilir.Saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak da saçı kırılmasına ve dökülmesine neden olur.

 

TEDAVİ

            Genellikle saç dökülmeleri kendini sınırlar ve saçlar yeniden yerine gelir. Bu açıdan belli dönemlerde saçların dökülebileceğini ve bu dökülmenin saç kaybı değil ´´kuvvetli bir saç değişimi´´ olduğunu bilmek gerekir. Günümüzde tedavi amacıyla çok sayıda ürün olmasına rağmen minoksidil ve finasterid FDA onayı almıştır. Minoksidilin etki mekanizması tam olarak anlaşılamamış olsa da saç dökülmesini durdurduğu, yeni folikül gelişimin uyardığı, saçın büyüme fazını uzattığı bilinmektedir. Hem kadınlarda hem de erkeklerde kullanılabilmektedir. Tedavinin etkili olup olmadığını değerlendirmek için 6 ay ile 1 yıl arasında kullanmak gereklidir.  Erkek tipi saç dökülmelerinde günümüzde önerilen tedavi finasterid olup yine beraberinde minoksidil de kulanılabilir. Finasterid testosteron hormonunu aktif testosterona çeviren 5-alfa reduktaz enzimini bloke eder, dolayısıyla kıl kökünü androjen hormonunun baskısından kurtarır, kıl kökünün küçülmesine, kılın incelip dökülmesine engel olur. Kadınlarda kullanılmamaktadır.  Bunun dışında androgenetik alopesili kadınlarda siproteron asetat veya spironolakton gibi ilaçlar da kullanılmaktadır

            Bazı hastalarda mezoterapi ve PRP yöntemi ile de tedavi yapılabilmektedir. Saç mezoterapileri saçlı deriye vitamin, minerallerin, oligoelementlerin ve saç büyümesine etki eden ilaçların (minoxidil, dutasterid gibi) verildiği etkili bir yöntemdir. Mezoterapi ile saçların canlılığı ve beslenmesi artar, dökülmede azalma olur. Ortalama 5-10 seans olarak uygulanmaktadır. PRP tedavisinde   (Trombositten zengin plazma -platelet rich plasma) ise kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak bir dizi işlemden geçirildikten sonra elde edilen trombositten zengin plazmanın, yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Trombosit denilen kan hücreleri, vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımı ve doğal haline dönüşmelerini sağlamak için gerekli “büyüme faktörlerini” yapısında barındırmaktadır. Eğer dokularımızda herhangi bir hasar olursa bu kan hücreleri, hasarlı dokuya gelerek onarım sürecini başlatırlar. PRP tedavisinde ise normal şartlar altında toplanan trombositlerden daha çok miktarda hücre hasarlı dokuda birikmektedir ve böylece onarım süreci hızlı ve güçlü bir şekilde başlamış olur Tedavi için hastadan yaklaşık 5-10cc kan alınır. Özel bir tüpte santrifüj edilir. Bu işlem sonucu plazma içinde normalden daha fazla miktarda trombosit birikmiş olur. Trombositten zenginleştirilmiş bu plazma, aynı kişiye enjeksiyon yoluyla verilir. Kişinin kendi kan ürünü kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmez. Uygulama tekniği, mezoterapi tekniği ile aynıdır. Seans aralıkları 3-4 haftada bir toplam 3-4 seans şeklinde önerilmektedir.

  Saç dökülme tedavisinde ayrıca çinko, biotin, multivitamin ve pantotenik asit preperatları kullanılabilir. Bunun dışında saçlı derinin beslenmesini artıran, saçlı derinin kan dolaşımını hızlandıran harici uygulanabilen ilaçlarla tedavi desteklenebilir. Bu ürünlerin (losyonlar, oral ilaçlar, doğal bitkiler) kullanımlarına ait veya etkinliklerini kanıtlayıcı bilimsel çalışmalar  yapılmamakla birlikte , FDA bu ürünleri, hastalarda zarar yaratmaması nedeniyle, kullanımda sakıncalı bir durum görmemektedir. 

            İlaçlarla tedaviye yanıt vermeyen hastalarda kellik de gelişmişse saç ekimi yapılabilir. Bu yöntemde başın enseye yakın bölgesinden alınan saç üreten foliküller, saçlı deride kel alanlara veya incelmiş alanlara yerleştirilmektedir.

            Sonuç olarak saç dökülmesi ve saçta kellik şikayeti olduğunda öncelikle bir dermatoloğa danışılmalıdır. Hekim tarafından gerekli tetkikler ve değerlendirme yapılmalı ve saç derisine ait problem veya vücutta bir eksiklik tespit edilirse  mevcut problemin tedavisi ile saç dökülmesi engellenmelidir.  Özellikle androgenetik saç dökülmesinde erken dönemlerde yapılan tedaviler daha başarılı olmaktadır. İlerleyen saç dökülmelerinde kıl kökleri kalıcı olarak yok olabileceği için tedavi güçleşmekte ve cerrahi tedavi ve protez kulanımı gündeme gelmektedir.

 

 


 

Anahtar Kelimeler: DÖKÜLMESİ
KEŞFET / EXPLORE
E Dergi Yıl 4 Sayı 42

/resimler/2019-1/8/1618389474504.jpg