Dr. Serpil Bilgin AKYAĞCI


SAFRA KESESİ TAŞLARI

Safra kesesinin görevi, Karaciğerde yapılan safranın depolanması ve konsantre edilmesidir. Halk arasında bilinenin aksine safra, safra kesesinde yapılmaz.


Yemekler arasında (açlık durumunda) çok az miktarda safra oniki parmak bağırsağına akar. Yemekten sonra ise safra kesesi kasılarak depoladığı ve yoğunlaştırdığı safranın bağırsağa akmasını sağlar. Sindirim işlemi, midede parçalanmış gıdaların, oniki parmak bağırsağında safra ve pankreas enzimleri ile karşılaşmasıyla başlar. Özellikle yağlı yemeklerden sonra safra kesesinin otuz dakika içerisinde boşaldığı bilinmektedir.

Safranın içerisinde değişik oranlarda su, safra tuzları, proteinler, yağlar, elektrolitler ve safra pigmentleri bulunmaktadır. Safra taşlarını oluşturan ana bileşenler ise kolestrol, safra pigmenti ve kalsiyumdur. Safra taşlarının oluşumunda; safra içerisinde belirli oranlarda bulunan bu maddelerin oranının değişmesi, safra kesesinin düzenli çalışmasını engelleyen yapısal özellikler, açlık gibi etkenler, bazı kan hastalıkları, paraziter hastalıklar, kalp kapak hastalıkları, genetik yatkınlık gibi faktörler rol oynamaktadır.

Safra kesesi taşı herhangi bir şikâyete yol açmayacağı gibi, çok şiddetli akut ağrılarla acil ameliyat gerektirebilecek klinik tablolara kadar farklı şekillerde kendini gösterebilir. Taş, safra kesesinin boyun kısmına sıkışıp safra kesesinin boşalmasını engelleyebilir. Bu durumda kasılan safra kesesi içindeki basınç artarak bizim ´visseral ağrı´ dediğimiz ´iç organ ağrısı´na yol açar. Bu ağrı göbekle göğüs kafesi arasındaki bölümde ve ortada hissedilir. Hastalar sıklıkla ´gazları olduğunu´ ya da ´midelerinin ağrıdığını´ söylerler.

Bu ağrı şiddetli olduğunda buna ´biliyer kolik´ ya da ´safra kesesi koliği´ deriz. Safra kesesindeki gerilme daha çok artar da kan dolaşımı bozulmaya başlarsa artık safra kesesi duvarında iltihaplanma başlayabilir. Bu durumda ağrı karnın sağ üst kesiminde, sıklıkla da sırta vurur tarzdadır. Nefes alırken batma olabilir ve ağrı artar. Artık ´akut kolesistit´ten söz edebiliriz.

            Safra kesesi taşları bazen şişkinlik, hazımsızlık, özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler. Bazen de sessiz kalabilirler. Özellikle küçük taşların safra kanalına düşmesi çeşitli komplikasyonlara sebep olabilir. Safra kanalını tıkayarak sarılık yapar ve uzun sürerse karaciğerde ciddi harabiyet yapabilir. Yine taşların kanala düşmesi ile pankreas bezi zarar görebilir. Pankreatit dediğimiz hastalık hafif dereceden, öldürücü dereceye kadar şiddetli olabilir. Hatta şeker hastalığına sebep olabilir.

            Safra kesesi kanseri tanısı alan hastaların % 65 ? 100´ ünde safra kesesi içerisinde aynı zamanda taş saptanmıştır. Safra kesesi taşı bulunupta hiç şikayeti olmayan şahıslarda safra kesesi kanseri gelişme riski ise %1 ile %15 arasında değişmektedir.

Tedavi safra kesesinin açık ya da kapalı yöntemle çıkarılmasıdır. Bilinen ilk safra kesesi ameliyatı 1882 yılında Alman cerrah Langenbuch tarafından Berlin´ de yapılmış hasta 42 gün sonra hastaneden taburcu edilmiştir. Yıllar içerisinde gelişen cerrahi teknik, anestezi, ameliyathane şartları ve laparoskopik cerrahi sayesinde artık hasta ameliyatın ertesi günü hastaneden taburcu edilebilmektedir. Kapalı safra kesesi ameliyatının açık ameliyata göre en önemli üstünlükleri:

  • Kapalı ameliyatta, ameliyat sonrası ağrının daha az olması,
  • Kapalı ameliyat sonrası yara enfeksiyonu riskinin daha az olması,
  • Kapalı ameliyat sonrası iyileşme süresinin daha kısa olması
  • Kapalı ameliyat sonrası estetik görünümün daha iyi olması ve işe erken dönebilme imkanıdır.

Laparoskopik kolesistektomi; safra kesesi taşlarına bağlı ağrıları bulunan her yaştaki hastada, taşlı veya taşsız safra kesesi iltihabından, safra taşına bağlı pankreatitlerde, 1cm´ den büyük safra kesesi poliplerinde, safra kesesi taşı bulunup da hiç şikayeti olmayan genç hastalarda, safra kesesi taşı bulunan şeker hastalarında güvenle uygulanabilir.

Sağlıklı günler.

Op. Dr. Serpil BİLGİN AKYAĞCI

Özel Osmangazi Aritmi Hastanesi