SİNEMA

Günün Film Önerisi İvan'ın Çocukluğu

MAGAZİN

Eylül ayı magazin gündemine kavga skandalı oturdu

ABD, Sudan’ı “Terörü Destekleyen Ülkeler“ listesinden çıkarmaya hazırlanıyor

20 metrede maskeyi çıkarmadılar ama iş güvenliğini hiçe saydılar

ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZ

ONLAR MİKROP SAVAŞÇISI

Ana Kucağı Bursa’yı sarıyor

Başkan Dündar Muhtarlar İle Bir Araya Geldi

Başkan Aktaş, demokrasinin uç beylerini ağırladı



Uğur Serttaş
2.10.2020 22:03:02
Cok güzel bir yazı üzjldum köylerimizin durumuna bende sahit oldum kimse kalmamış köylerimize , gerçekden çok hüzün verici.

Cuma yıldırak
3.10.2020 07:42:07
Öncelikle çok güzel yazın ve tesbitin için teşekur ederim, bu dunyada milli görüşçu olmak, ve farkı ortaya koymak meselelere yerinden ele almak, ayrıcalıktır inşallah birgün kendi öz kaynaklarımıza döner tarım diyer meseleleri çözeriz.

Muhammed Güney
11.10.2020 01:07:34
Üzülmemek Mümkün mü Sayın Başkanım. Köylerin Boşalması Ekili Arazilerin Ekilememesi, Ayrıca Buda Yetmez Gibi 1. Sınıf Tarım Arazilerinin de İmara Açılmak Suretiyle Yok Edilmesi Facianın Boyutunu Gözler Önüne Seriyor. Allah İdarecilerimize Akıl Fikir Versin, Sonumuzu Hayr Eylesin İnşâAllah.


İbrahim Özacar


Şehirli olduk da ne oldu??

.


Köylü milletin efendisidir sözü kime aittir?
Köyün, köylünün ülke için üstlendiği büyük mânâyı vurgulamak maksadıyla söylenen bu sözün  Kanun-i Sultan Süleyman'a ait olduğunu söyleyenlerde var, Ataturk'e ait olduğunu söyleyenler de var. Benim için bu sözün kime ait olduğundan ziyade, Ataturk veya Kanun-i Sultan Süleyman'ın  bu söze yükledikleri manadır.. 

Kâdim tarihimizde, köylerin yeri ve önemi...

İslam dini üretim ve istihdama önem vermektedir. Bu mânâda kadim tarihimizde tarım ve tarıma dayalı üretimde köy, köylü çok önemli bir konuma sahiptir.

Hulefa-i Raşidin ve sonraki dönemlerde İslam coğrafyasında üretimin kesintiye uğramaması için bataklıkların kurutulup yeni tarım alanları açılması, su yollarının yapımı, mevcutların ıslahı ve haksız vergi alınmaması gibi köylerde yaşamayı cazip kılacak tedbirler alınmıştır.Bu tedbirler sonucunda ticaretin gelişmesi, köylerin bulundukları bölgelere en uygun üretim şekillerinde daha fazla uzmanlaşmasına ve daha fazla nitelikli iş gücü geliştirmesine imkân vermiş, böylece hem toprak hem de iş gücünün üretkenliği artarak köy yaşamı çekici hale gelmiştir. Emeviler döneminde başta Haccac olmak üzere bazı idareciler tarımı güçlendirmek için  köylerden şehirlere göçünü yasaklamış, önceden şehirlere gitmiş olanların da zor kullanarak köylerine ve kasabalarına geri dönmelerini sağlamıştır. Abbasiler devrinde Sevad bölgesi köylerine hekimlerle birlikte bir seyyar hastahane gönderilmiştir (İbn Ebû Usaybia s. 301. TDV İslam ansiklopedisi)

Yukarıda görüldüğü gibi Hulefa-i Raşidin döneminde atılan adım Selçuklulara, Osmanlılara cumhuriyetin kuruluşuna kadar devam  edilmiş. Cahil eğitimsiz bedevilerin yaşadığı kırsal bölgelere düzenleme getirilmiş, camii merkezli yerleşim yerleri inşa edilmiş, eğitim yuvaları ve sağlık hizmetleri ile kavgacı cahil topluluklar eğitimli ve üreten topluluklara dönüştürülmüş, vatanın her karış toprağı üretime dönüşmüş tarıma uygun arazilerde tarım ürünleri yetiştirilirken, kırsal bölgelerden ve tarıma uygun olmayan otlaklarda büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği yapılıyordu. 1970 li yıllarına kadar kendi kendine yeten ender ülkelerden biri olan Türkiye haritalarda yerini bile bulamayacağınız ülkelerden tohumdan gıda ürünlerine kadar ithal eder duruma geldi. Tarım ülkesi Türkiye’yi Sırp eti Venezuella peynirine muhtaç edenler;  Atatürk'ü, Kanun-i Sultan Süleyman anlamış olabilirmi? Yazık ki ne yazık...

Geçen haftalarda Bursa'nin dağ ilçelerinden Büyükorhan, Harmancık, Orhaneli ilçelerini ziyaret ettim.İlçe merkezlerin nüfusu bir Osmanlı köyünden daha az duruma düşmüş köyler yok olmaya yüz tutmuş. Köyde yaşayanların içinde kırk yaş altı bulmak neredeyse imkansız.Hüzünleniyor insan!Uzun süredir ekilmeyen tarım arazileri tarım arazi özelliğini yitirmiş.Meralar, otlaklar aynı durumda.Keçi, koyun besiciliğinin yok olmasıyla ormanlarda kuruyan otlar adeta tehdit durumunda.Hergün farklı bölgelerde çıkan orman yangınınları tarımdan sonra ormanlarımızı da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirmiş. Nereden nereye.Milletin efendisi olan köylü,  büyük şehir varoşlarında asgari ücretle var olma mücadelesi veriyor.Şehirli olduk da ne oldu?Dedik ya, hüzünkeniyor insan...