Nilüfer Gök / Hemşire / Yaşam Koçu


Sesimi duyar mısın?

Kadınlar ve erkekler...Ahhh ne zor yaratıklar.


İki  farklı yaradılışı olan iki canlıyı dört duvar arasına kapatırsanız neler mi olur?

Eğer hayatlarının şansı olan kişi ile karşılaşmış iseler birbirlerinin ihtiyacının ne olduğunu zamanla çözer ilişkilerini muhteşem bir uyumla sürdürürler. Peki bunu nasıl başarabilirler?

Tabii ki etkili dinleme ile...

Dinleme neden önemli? Çünkü insan iletişiminin %90 ı sözeldir ve bu iletişimin ancak yarısı bir süre sonra akılda kalabilmektedir.Hatta birkaç saat sonra ise konuşulanların sadece yüzde 25'i hatırlanabilmektedir. Ancak etkili dinleme tekniklerini kullanırsak bu oran kolaylıkla arttırılabilir. Etkili dinleme söylenenleri duymaktan ziyade ilgi ile önemli bularak anlamaya ve kavramaya çalışmaktır.

 

Şimdi bir ev düşünün ,işten eve gelmişsiniz yorgun olmanıza rağmen büyük bir ilgi ve heyecanla eşinizi ya da partnerinizi bekliyorsunuz. O gün içerisinde gelişen olumlu ya da olumsuz anlatacak o kadar çok şeyiniz var ki!

Başlık

Belki eleştirim sizlere biraz acımasız gelebilir fakat ,teknoloji geliştikten sonra tüm evlerde meydana gelen telefon, TV,PC bağımlılıkları nedeniyle çoğu evde bu bahsettiğimiz ailevi sohbetler ve dinlemeler sadece yemek Sofrası ile kısıtlanmış durumda. Peki siz bahsettiğim bu heyecanla anlatmaya Yani aslında anlaşılmaya çalışırken eşiniz ya da partneriniz sizinle göz teması kurmadan yemeğini yiyor ya da yemeğini bitirmiş Sizin sohbetinizi önemsemeden masadan kalkıp başka işlerle ilgileniyor hatta yemek salonunu terk ediyor.Ne hissederdiniz?

 Ben söyleyeyim mi 300 kilometre hızla giderken duvara toslamak gibi bir duygu...

Şu an sadece hemcinslerim adına konuşmak tabii ki istemem ama bilimsel bir gerçek var. Kadınlar size bir şey anlatıyorsa çare ya da çözüm aradığı için değildir tek istedikleri benim için değerlisin diyen ve onu dinleyen bir çift göz görmektir. Peki bu etkili dinlemeyi nasıl başarabiliriz.Hiç zor değil aslında. Etkili dinlemede üç önemli unsur var fiziksel, psikolojik ve sözlü katılım. Fiziksel katılımın içinde göz teması sağlamak algıyı açık bir zihinle konuşmacının karşısında olmak rahat olmak var.

Psikolojik katılım ise konuşmacı tarafından verilen sözsüz mesajlarında alınması(yani beden duruşu,ellerin kullanılması,mimikler)konuşmayı kesmemek gibi.

Sözlü katılımda ise konuşmacının yeterince açıklayıcı olmadığı durumlarda ona soru sormak, başımızı sallamak en önemlisi de tüm bunları yaparak ‘’ benim için değerlisin bu sebeple senin ağzından çıkan her kelimede en az senin kadar değerli’’ yi partnerimize hissettirmek.

Eğer böyle bir ilişkiniz varsa ne mutlu sizlere. Çünkü böyle bir ilişkide aşk ile uyum doğru iletişimin paralelinde sizi bulacaktır.

 Aşk ile kalın...

“İlk önce anlamaya çalışın, daha sonra anlaşılmaya.” Stephen Covey

Başlık