SİNEMA

Günün Film önerisi

MAGAZİN

Çalgıcı Mektebi’nden  “Sonbahar Tadında Nağmeler”

Ekim ayına ilişkin sosyal yardım desteği ödemeleri bugün başlıyor

İçişleri Bakanlığı açıkladı...

Suudi Arabistan'daki orman yangını etkisini kaybetmeden devam ediyor...

Borçların yapılandırılmasına ilişkin kanun teklifi açıklandı! İşte sonuç...

Bursa’da yangın!

Trabzonspor açıkladı...

YILDIRIM BELEDİYESİNDEN STK’LARA DESTEK




Dr. Muhammed Bozdağ


Yüreğimde Rabbim

.


Şam’da ziyaret ettiğimiz bir türbede hıçkırarak ağlayan Şii’leri izledim. Çoktan Allah’ın adaletine bırakılması gereken tarihin olaylarının yasında ve kininde boğulmuşlar. Türbenin eşiğini, demirlerini, duvarlarını öpüyor, kutsal maddelermiş gibi okşayıp yüzlerine sürüyorlardı.
Sonra bir grup erkek, ellerinde zincirlerle dövünmek üzere avluya sıralandılar. Onları görmeyelim diye bizi dışarıya çıkardılar. Dışarıda oturdum ve ben de şu ağlayanların ağlayışlarının Allah’ın rızasına aykırı olduğunu anlayamadıkları için ağladım. Şu gözyaşının onda birini Allah’ın hak emirleri için dökebilseydik yeryüzündeki zulüm derhâl son bulabilirdi. Mezheplerin türettiği ideolojilere adanmak yüzünden, müminler mümin kanları döküyor gözlerimizin önünde.
Başımıza gelen en feci felaket; içine bir sürü batıl inancı, öfkeyi, kini soktuğumuz dinimizi Allah’ın doğru yolundan uzaklaştırmış olmamızdır. Halife Ali (keremellahu veçhe), “Önce hakkı öğren, sonra haklının kim olduğunu öğreneceksin.” diye buyurmuş. Kur’an-ı Kerim’e dokunmaktan bile korkan kalbin hakkı kavraması mümkün olamaz.
Çok yanlış ve tehlikeli itikatlar ekildi dinimizin derinlerine… Mesela bir mehdi beklentisi… Asırlardır ümmet, “İşte mehdi! Geldi, gelmedi!” deyip siyasi isyanlar etti; binlerce Müslüman’ın katledilmesine sebep oldular. Mehdi gelse de gelmese de son nefesimize kadar Allah’ın bize yüklediği görevler açık değil mi?
Rabbimizin yolu yerine mehdilerin peşine koşmanın acı bir örneği 1979 yılındaki Kâbe isyanıdır. Hadislerin tarifine tıpatıp uyan Muhammed Kahtani’nin “Mehdi” olduğu iddiasına inandı bazı Müslümanlar. Kâbe’de yığınak yaparak silahlı bir isyan başlattılar. Kâbe’de iki hafta kan aktı. İsyanı bastırmak için Kâbe’nin yer altındaki dehlizlerine tonlarca su sıkıldı. Suya elektrik verildi ve yer altındaki yüzlerce Müslüman öldürüldü. Mehdi zannıyla birinin peşinden ölümüne gitmek, Kâbe’nin içinde dahi olsa helak ediyor insanı…

Bir hoca çıkıp “Biz kesin hak tarafındayız!” diye iddia edince taraftarları da vahiy gelmiş gibi kesin itikat ediyor. Aynı hoca, “Cebrail; vahyi Allah’tan değil yine peygamberin kendisinden almış, ondan arşa ve yine peygambere getirmiş.” diyerek Kur’an-ı Kerim’in nasıl indirildiğini anlatan ayetleri yok sayabiliyor. Korkudan kimseden ses çıkmıyor. Bu söylemin Kur’an-ı Kerim’e apaçık aykırı olduğunu söyleseniz hemen sizi; ehlisünnet düşmanı, mürtet, zındık ilan ediyor. Kıyamet asrında cenneti kazanmak çok kolay fakat hakkı bulabilene! Hak ise yapayalnız kalsa da sadece Allah’a kulluk edecek ihlaslı yürekler arıyor.
Yüreğimde Rabbim