Haftanın Filmlere Konu Olan Edebiyat Eseri

Edebiyat Dünyasının En iyi 10 Polisiye Romanı

Dostoyevski Kitaplarının Okunma Sırası ve Konuları

Dune Kitabı Hakkında Bilgiler

Epsilon, 2021’i Rengârenk Bir Kitap Seçkisiyle Uğurluyor!

En Çok satan Şuç Kitaplarından Grindelwald’ın Suçları - Fantastik Canavarlar

Vincent Van Gogh ve Eserleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kadın Tablosu İncelemesi

Vincent Van Gogh Otoportrelerinde Neler Anlatıyor

Sonbahar yapraklarının sanatla yeniden hayat bulması

Gölgelerin dansına şahit olmaya hazır mısınız?

Devlerin dünyasından minyatür yaşamlar

15 Maddede James Webb Uzay Teleskobu

Rusya’nın sembolü haline gelen tarihi yapısı

Portekiz Hakkında Merak Edilen Her Şey

İspanya Hakkında Merak Edilen Her Şey

Kışlık Ayakkabı (Bot) Seçerken Dikkat Edilecekler

Evde Pizza Tarifi, Nasıl Yapılır? (Videolu)

Münih Savaş Başlıyor Nasıl Bir Film

En Çok Beklenen Filmlerden The Batman Filmi Sizlerle

Bir Kitap Bir Film Nil’de Ölüm

Nazi Faşizminin Karanlık Yüzü Schindler'in Listesi

Bir Diktatörün Son Günleri Çöküş Filmi

Matematik Dehasının Şizofreni İle Mücadelesi Akıl Oyunları

Güçlü ve sağlıklı saçlar için 8 ipucu

Diyetisyenden 2022 yılı için diyet önerileri

Hangi besinler saç sağlığına yardımcı olur?

Papaya meyvesinin cilt için faydaları nelerdir

Yılbaşı akşamına özel sağlıklı tarifler

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Pınar Demirkaya lezzetli ve sağlıklı önerilerde bulunuyor

Anahtar Kelimeler: Melih Cevdet ANDAY


Melih Cevdet ANDAY

1940'lı yıllarda Amerika atom bombası çalışmalarına gizli gizli iyice yoğunlaşmıştır.

Dünya karışıktır ve Amerika’nın o zamanki en büyük düşmanı, komünist Sovyetler Birliği'dir…

1918 doğumlu Julius ROSENBERG, 1939 yılında elektrik mühendisi olmuş ve 1940 yılında ABD Kara Kuvvetleri'ne girmiştir. Sıradan bir birimde, sıradan bir mühendis olarak çalışan Julius’un Komünist Partisi üyeliği bilinmektedir…

ABD, gizli tuttuğu bu atom bombası çalışmasını Sovyetler Birliği'nin öğrendiğini fark eder. Büyük bir şok yaşanmaktadır. Bunun bedelini mutlaka birileri ödemelidir. Suçlu fazla uzakta değil, Kara Kuvvetleri'nin içinde yaratılır: Julius ve eşi Ethel ROSENBERG…

“Yaratılır” diyorum.  Çünkü suçlu olup olmadıkları belli değildir. Çünkü casusluk yaptıklarını gösterir herhangi bir ipucu yoktur. Ama onlar; madem ki Komünist Parti üyeleridir, suçlanacak ilk kişidirler… 

Devlet tarafından yakalanıp, usulen yargılanırlar ve karı-koca 1951 yılında ölüm cezasına çarptırılırlar… Sing Sing Hapishane'sinde de idam edilirler…

Şair Melih Cevdet ANDAY, bu olaydan çok etkilenir ve "Anı" adlı Şiir’ini bu iki genç insan için yazar…

İsmail CEM ise; Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN ve Hüseyin İNAN'ın idam edildiği 6 Mayıs 1972'nin ertesi günü, aynı Attilâ İLHAN'ın Karşıyaka - Konak vapurunda aynı saatlerde yazdığı ve "Mahur Beste" adını verdiği,

"Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız.
O mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız.
Gitti dostlar, şölen bitti; ne eski heyecan, ne hız.
Yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız.
O mahur beste çalar, Müjgan’la ben ağlaşırız...

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı.
Güneşten ışık yontarlardı, sert adamlardı.
Hoyrattı gülüşleri, aydınlığı çalkalardı.
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı...

Bitmez sazların özlemi daha sonra, daha sonra.
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara.
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara.
Geceler uzar hazırlık sonbahara..."

Şiir'i gibi, Melih Cevdet ANDAY'ın "Anı" Şiir’ini de içine alan bir makale yazar…

Bu üç fidanın suçlu olup olmadıkları bugün bile hâlâ bilinmiyor. Çünkü aynı şekilde usulen yargılanıp idam edildiler… Tek gerekçe, komünist olmalarıydı… Üç fidan; en yaşayacak zamanlarında, tüm yarım kalmışlıklarıyla itinayla dallarından kırıldı…

Görüşü oymuş, buymuş ne fark eder? Nerede bir can ölse, oralı olur yüreğim… Olmalı zaten… Olmazsa, insan olmaz yüreğim…

Melih Cevdet ANDAY’a ve bir başkasının duyduğu acıyla kederlenen insan yüreğine saygıyla…

A N I
Bir çift güvercin havalansa,
Yanık yanık koksa karanfil,
Değil bu anılacak şey değil.
Apansız geliyor aklıma…

Nerdeyse gün doğacaktı,
Herkes gibi kalkacaktınız,
Belki daha uykunuz da vardı.
Geceniz geliyor aklıma…

Sevdiğim çiçek adları gibi,
Sevdiğim sokak adları gibi,
Bütün sevdiklerimin adları gibi,
Adınız geliyor aklıma…

Rahat döşeklerin utanması bundan,
Öpüşürken o dalgınlık bundan.
Tel örgünün deliğinde buluşan,
Parmaklarınız geliyor aklıma…

Nice aşklar, arkadaşlıklar gördüm.
Kahramanlıklar okudum tarihte.
Çağımıza yakışan vakur, sade,
Davranışınız geliyor aklıma…

Bir çift güvercin havalansa,
Yanık yanık koksa karanfil,
Değil, unutulur şey değil.
Çaresiz geliyor aklıma…

Kaynak Baha Sadık AKINER