15 Maddede James Webb Uzay Teleskobu

Rusya’nın sembolü haline gelen tarihi yapısı

Portekiz Hakkında Merak Edilen Her Şey

İspanya Hakkında Merak Edilen Her Şey

Kışlık Ayakkabı (Bot) Seçerken Dikkat Edilecekler

Evde Pizza Tarifi, Nasıl Yapılır? (Videolu)

İnka Medeniyetinin Gizemli Yapıları

Vincent Van Gogh ve Eserleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Sanat Tarihinin En Çok Bilinen İsmi Vincent Van Gogh’un Eserleri Ve Hakkında Bilinmesi Gerekenler.

Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kadın Tablosu İncelemesi

Hollanda'lı Barok ressam Johannes Vermeer'in Pencere Önünde mektup okuyan kadın tablosu

Vincent Van Gogh Otoportrelerinde Neler Anlatıyor

Vincent Van Gogh Otoportreleri

Sonbahar yapraklarının sanatla yeniden hayat bulması

Yarım kalan hikâyeler sanatla tamamlanıyor.

Münih Savaş Başlıyor Nasıl Bir Film

En Çok Beklenen Filmlerden The Batman Filmi Sizlerle

Bir Kitap Bir Film Nil’de Ölüm

Nazi Faşizminin Karanlık Yüzü Schindler'in Listesi

Bir Diktatörün Son Günleri Çöküş Filmi

Matematik Dehasının Şizofreni İle Mücadelesi Akıl Oyunları

2. Dünya Savaşları Filmlerinden İzlenilmesi Gereken Bir Film Enigma

Güçlü ve sağlıklı saçlar için 8 ipucu

Diyetisyenden 2022 yılı için diyet önerileri

Hangi besinler saç sağlığına yardımcı olur?

Papaya meyvesinin cilt için faydaları nelerdir

Yılbaşı akşamına özel sağlıklı tarifler

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Pınar Demirkaya lezzetli ve sağlıklı önerilerde bulunuyor

Kış Aylarında Kuru Ciltlerden Kurtulmanın Yolları



YAZARLAR


AYŞE FİLİZ GÖKDEMİR ÖZARSLAN ŞAİR / YAZAR


HOŞ GELDİN 2022

.


HOŞ GELDİN 2022

Merhabalar güzel insanlar. 2022’ye ramak kaldı. Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık. 2021’in son köşe yazısı ile sizlerle olmaktan dolayı çok mutluyum. Dilerim 2022 yılı bizlere güzellikler sunar. Tek dileğim öncelikle sağlık hepimiz adına. Korona virüsünden bir an önce kurtuluruz inşallah.

Hepimiz çok özledik öyle değil mi o eski yılbaşı gecelerini. Hele bir dönemler sobaların yakıldığı zamanlarda üzerinde kestane pişirilirdi hani. Bizim kuşak çocukları çok şanslıydık o günleri yaşadık çok şükür. Şimdi köylerde yine sobalar yanıyor. Gitgide azaldı artık şehirlerde. Müstakil evlerin çoğunda hâlâ tütüyor ama bacalar. O sobanın verdiği tadı başka hiçbir yerde alamazsınız asla. Bütün aile etrafına halka olurdu. Yılbaşı akşamlarında fırında tavuk pişirirdi annem yanında da tavuk suyuyla güzel bir pirinç pilavı ve şehriye çorbası. Bir de içli köfte kızartırdı. Yaprak sarması da varsa uçardık. Ortada güzel bir mevsim salatası. Anneannemin özel elleriyle yaptığı, kereviz kokan ve dedemin Eskişehir’den otobüse verip Adana’ya kocaman bidonla bize yolladığı turşu olmazsa olmazımızdı soframızda.   Aslında geleneksel olarak hindi pişiriliyor yılbaşında çoğu evlerde fakat bu tercih meselesi. Mühim olan ailenin bir arada yemekte birlikte olması. Bir sıcak bulgur pilavı olsa bile olur. Yeter ki gönüller bir olsun. Ben ve kardeşlerim hindi sevmiyorduk mesela. Babam diğer zamanlarda da hindi alırdı fakat bir türlü sevemedik tadını.   Yılbaşından bir gün önce tombala kağıtları ayarlanırdı. Üzerine hep küçük küçük kağıtlar kesilir hazırlanırdı. O olmasa bile yenen çerezlerin kabuklarını koyardık biz küçükken tombala üzerine. Ailenin büyükleri akrabalar, halalar, teyzeler ve onların aileleri de gelirdi. Çok kalabalık olunurdu. Zaten o kalabalıktı güzel olan. Gönüllerimiz genişti galiba evler çok büyük olmasa bile o kadar insan bir odaya sığardı. Ah ah çok özledik o günleri…

Her yılbaşı geldiğinde ya bizim evde toplanılırdı Adana’da ya da halamlara giderdik İskenderun’a. Bir sene biz bir sene onlar bu durumlar diğer tatillerde de böyleydi. Bayramlarda ise hep memleketim Kilis’e giderdik. O dönemlerde aile dostlarımız ile gece gezmeleri, görüşmeler çok olurdu. Bir güzel dizi olduğunda hep birlikte seyredilirdi 80’li yıllarda. Şimdi düşünüyorum da ne güzel çocukluk yaşamışız bizler. Hatta aynı şehirde olduğumuz halde gece sohbetleri çok uzadığında aile dostlarımız ya da akrabalarımız burada yatın bu gece derledi. Büyükler sabah da birlikte kahvaltı yaparız derken biz çocuklar ne olur kalalım ne olur kalalım diye yalvarırdık adeta. Bizi kırmazlardı genellikle. Doyulmaz sohbetlerdi o geceler. O yıllarda babamın sıfır aldığı Anadol arabası vardı. Mercedes’ten güzeldi nezdimde. Birçok kimsede araba yoktu fakat hiç kimse bunu sorun etmezdi. Gönüllerimiz birdi. Arabamızın olmadığı dönemlerde oldu zaman zaman taksiye biner giderdik aile dostlarımıza. O sohbetler her şeye değerdi yani. Son yıllarda artık karşı komşusunun kapısını bile çalmıyor insanlar maalesef. Şu an da covid-19 virüsü yüzünden o kapıları çok çalamaz olduk öyle değil mi?

 Bir de eski yıllarda üzeri simli tebrik kartları vardı hani hatırlarsınız. Üzerinde kardan adam, çam ağacı, kış resimleri olan. Yeni yılda tüm akrabalarımıza, arkadaşlarımıza kart atardık. Okulda sınıfta yazdırırdı öğretmenlerimiz bize. Şimdi ise kısa bir sanal mesaj aldı onların yerini çok acı… Yılbaşı gecesi tombala oynamak için dört gözle beklerdik. Mısırlar patlatılırdı. Çerezler zaten çerezlikte. Kestanelerde pişmiş oh mis mis…Televizyonda yılbaşı programı da açılır evde misafirlerin sesi ve televizyondan gelen şarkı sesi hepsi birbirine harmanlanırdı. Kimse de rahatsız olmazdı o sesten. Çünkü çok mutluyduk. Zaten canımıza minnet o günü beklemişiz tam bir yıl.

 O eski 80’li yıllarda yılbaşı akşamları tombala oynarken ben çok şanslıydım. Çocuğum işte gün benim günüm olurdu çok sevinirdim. Birinci çinko diye bağırırdım. Ardından ikinci çinkoyu da patlatırdım. Her torbaya elini uzattığında halamın eşi rahmetli Tevfik eniştemiz ile tatlı bir diyalog geçerdi hep aramızda. Çektiği rakamı okurdu. Yine ben de var teşekkürler! Diye nara atıp muziplik yapardım.  Filiz yine mi sana çıktı derdi eniştem mekânı cennet olsun inşallah. Bir de tombala! Dediğim zaman da değmeyin keyfime. Artık nesine oynamışsak bazen çikolatasına, şekerine, kalemine… Zaten biz kaybetsek bile büyükler bize verirdi ortaya konan ödülü. Çok güzel günlerdi çok…

2021 yılı acısıyla tatlısıyla sona eriyor. Bu sene de covid-19 virüsü ile karşı karşıya kaldık ve çok kayıplar verdik. Depremler oldu, sel felaketleri, yangınlar, savaşlar, çocuklarımıza ve kadınlarımıza şiddet ve cinsel istismar olayları, şehitlerimiz oldu bu yıl içinde yine. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin. Yine bu yıl doğan dünyadan bihaber bebekler oldu şu stresli ve virüslü ortamda. Maske, mesafe ve hijyen kuralları artık vazgeçilmezimiz oldu. Bu kurallara çok uyulmuyor maalesef…Aşımı oldum bana bir şey olmaz demeyelim lütfen. İnşallah dikkatli olursak 2022 yılında kurtulacağız bu virüsten inanıyorum.

Yazımın sonlarına gelirken HOŞ GELDİN YENİ YIL şiirimin birkaç kıtası ile veda etmek istiyorum sizlere. Şiirimin tamamının içinde çok güzel dileklerim var. Umarım kabul olur. Dilerim 2022 yılı hepimize sağlıklı ve huzurlu günler getirir. 2022 yüzümüzü güldür artık! Sevdiklerimizi koru…Yeni yılda yeni yazılarımla sizlerle olmak dileklerimle. Hoş kalın, hoşça kalın güzel insanlar. Selam, sevgi ve saygılarımla. Mutlu yıllar….

                HOŞ GELDİN YENİ YIL

                İşte bu son takvim yaprağı düşen

                Ömrümüzden bir gün daha eksilen

                Yeni bir yıla umutla gülen

                Hoş geldin yeni yıl mutlu yıl olsun

                Yüreklere aşk huzur sağlık dolsun

 

                Bitti artık kara umutsuz günler

                Geçmiş yıllarda kalsın o hüzünler

                Kendimizden pek çok verdik ödünler

                Hoş geldin yeni yıl mutlu yıl olsun

                Yüreklere aşk huzur sağlık dolsun

 

                Yırttık artık o kara sayfaları

                Çalsın şimdi yeni yıl şarkıları

                Dinleyin filiz veren sevdaları

                Hoş geldin yeni yıl mutlu yıl olsun

                Yüreklere aşk huzur sağlık dolsun (Deniz Sevdam Şiir Kitabımdan)

 

                AYŞE FİLİZ GÖKDEMİR ÖZARSLAN

                ADANA

                22.12.2021