Gotik Mimarisinin En iyi Örneklerinden Aziz Vitus Katedrali Prag

Bizans Mimari Sanatının En iyi Örneklerinden San Marco Bazilikası İtalya

İspanya'nın Sembollerinden La Sagrada Familia

Türkiye'nin en pahalı ili

Bursa, Kasım’da başka güzel

Mardin'de asırlık tarihi bina kendi enerjisini üretecek

Güney Kore’de Sonbahar Festival Zamanı

Kahlo'nun otoportresine 34,9 milyon dolar!

20. yüzyılın en önemli ressamlarından Frida Kahlo'nun otoportresi New York'taki açık artırmada 34,9 milyon dolara satılarak rekor kırdı.

BUSMEK’ten 'güz' temalı filografi sergisi

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kurslarında (BUSMEK) eğitim gören 12 kursiyerin çivi ve tel kullanarak ürettiği özel eserler, ‘güz’ temalı Filografi sergisinde sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Başkanlık konutu yerinde Süleyman Çelebi külliyesi yükselecek

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi Başkanları tarafından kullanılan ‘Başkanlık Konutu’ ile etrafını kapsayan alanın yıkılarak Süleyman Çelebi türbesinin de olduğu bölgeye yeni bir külliye yapılac

Tiyatro şehrin dört yanında

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları Uludağ Koleji ile Matlı Holding’in sponsorluğunda BKSTV tarafından gerçekleştirilen 25. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali

Aşk Benim Soyadım Konusu ve Fragmanı

Dram ve Bilim Kurgunun Bir Arada Olduğu Harika Bir Film Finch

Son Zamanların En iyi Komedi Dizileri

Hint Sinemasının Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmleri 20 Hint Filmi

The Age Of The Caveman 2” ile Avrupa satış rekoru kırdı

Son Zamanların En İyi 10 Savaş Filmi

Tenet Filmini Beğendiyseniz İzlemeniz Gereken Harika Filmler Sizleri Bekliyor

Yabanmersininin Cildiniz İçin Şaşırtıcı Faydaları

En iyi kas iyileştirici 10 yiyecek ve içecek

Vejetaryenler için 6 İyi D Vitamini Kaynağı

Saç Dökülmesini Önlemek için İpuçlar

Sağlık Bakanlığı 2022 Bütçesi TBMM Plan Bütçe Komisyonunda Kabul Edildi

Alzheimer'e umut olacak deney: Hafıza silme çalışması

İlk yardım hayat kurtarır



YAZARLAR


Şeyma Keşkekçioğlu Siyaset Bilimci - Yazar


İngiltere – Fransa Balıkçılık Krizi

.


 İngiltere ve Fransa denizcilik konusunda oldukça güçlü ve denizlere önem veren devletlerdendir. Ekonomilerindeki büyüklük ve denizlerdeki hakimiyeti bu tezi doğrular niteliktedir. Bu hakimiyet isteği çeşitli anlaşmazlıkların da kapısını aralamakta. İngiltere 2016 yılında yapılan Brexit Referandumu ile Avrupa Birliğinden (AB) ayrılma kararı almıştı. Bu kararın ardından İngiltere Dışişleri Bakanlığının Twitter’da paylaşmış olduğu #toujoursvoisins (sonsuza kadar komşular) etiketi bu ayrılık kararının Fransa ile ilişkileri bozmayacağının bir işaretiydi. Fakat ayrılık kararı sonrası iş birliğinin devamı ümidi büyük bir anlaşmazlıkla son buldu.

Brexit ile birlikte Manş Denizi’ndeki avlanma kuralları dahil birçok konuda önemli değişimler yaşandı. O günden bu yana iki devlet arasındaki krizlerin ardı arkası kesilmedi. AB üyesi Fransa ile üyelikten ayrılan İngiltere arasında yaklaşık 10 aydır devam etmekte olan balıkçılık krizi hızla büyümeye devam etmekte. İki dostu karşı karşıya getiren söz konusu olay kendi sularında avlanmaya devam etmek isteyen Fransız  balıkçı teknelerinden geçmişteki balıkçılık faaliyetlerine dair kanıt istenmesi ile başlamıştı.

  Bu tavır üzerine Fransa, Manş Denizi’nde yer alan Jersey Adası’nın elektriğini kesme tehdidinde bulundu. İngiltere tarafından temsil edilen Jersey’nin elektrik ihtiyacını 14 mil uzaklıktaki Fransa karşılamaktadır. Adanın özerk bir statüye sahip kendi hükümeti vardır. Söz konusu ada AB’nin ya da İngiltere’nin bir parçası değildir. Adanın temsiliyeti İngiltere’ye ait olduğundan, Manş Denizi’nde ki deniz kuralları İngiltere ve AB arasındaki anlaşmalara bağlıdır ancak balıkçılık sahasındaki kuralları Ada Yönetimi kendisi belirmektedir.

İngiltere’nin Fransa’dan  balıkçılık faaliyetlerinin geçmişten bu yana devam ettiği üzerine kanıt talebi, Jersey özerk yönetiminin uygulamaya koyduğu sistem gereğince haklı bulunmaktadır. Ada yetkilileri istenen kanıtların sunulması dahilinde Fransa’ya avcılık lisanslarının da verileceğini ifade etmişti.

Fransa bahsi geçen yeni kuralların balıkçılık faaliyet alanlarını kısıtladığını öne sürerek, söz konusu düzenlemenin değişmemesi durumunda “misilleme” yapacağını belirtmiştir. Fransa bu misillemeyi elektrik arzı üzerinden yapabilir. Bilindiği üzere Jersey adasının elektriğini Fransa, ancak öncelikle Brexit Anlaşmasının taraflarca ihlal edildiğini kanıtlamak zorundadır.

İngiltere AB’den ayrılmış da olsa, Fransa ile ticari ve ekonomik ilişkilerini güçlü bir seviyede tutmuştur. Öyle ki iki devlet arasındaki ticaret hacmi pandemi döneminde 66,3 milyar sterlin olarak belirtilmektedir. Bu ticaret hacmi ve ekonomik bağımlılığın içerisinde İngiltere’nin AB ile ticaretini sağlayan stratejik limanlar (Calais ve Dover) da yer almaktadır. Bu bağlamda İngiltere, Fransa’dan gelecek olası yaptırımlara karşılık alternatif  liman arayışındadır. İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss “Ticaret yollarını denemek ve (kullanıma) açmak için Hollanda ve Belçika’daki diğer limanlara bakıyoruz” açıklamasıyla söz konusu arayışı belirtmiştir.

1970’lerde Fransa, kendisine yakın olan ancak İngiltere’ye ait olan Manş Adalarının kıta sahanlığının 3 milden fazla olamayacağı tezini öne sürerek Uluslararası Tahkim Mahkemesine başvurmuştu. Mahkeme bu tezi haklı buldu ve davayı Fransa kazandı. Bu durum gösteriyor ki Manş denizi üzerinde Fransa ile İngiltere’nin yaşadığı anlaşmazlıklar eskiye dayanmakta ve çözümü mahkeme ile mümkün olabilmektedir.Bunun bir benzer örneği İngiltere – İzlanda Balıkçılık Davasıdır.

19 Mart 1952 yılında, kıyıların belirli noktaları arasından çizilen düz esas hatlardan itibaren 4 millik münhasır balıkçılık bölgesi ilan edilmişti. İngiltere buna ilk etapta karşı çıkmış olsa da daha sonra durumu kabullenmişti. Ancak 1 Eylül 1958 tarihinde bu genişlik düz esas hatlardan itibaren 12 mile çıkarılmış ve İngiltere bunu da kabul etmemişti. Bu durumu her ne kadar Milletlerarası Adalet Divanı’na taşımak istense de İzlanda bu teklifi kabul etmemişti. İngiltere’nin 12 mili de kabul etmesinin ardından İzlanda Yasama Meclisi15 Şubat 1972 de münhasır ekonomik bölgesinin 50 mil olması kararını almış ve bu kararın en geç 1 Eylül 1972 de yürürlüğe gireceğini belirtmişti.

Bununla birlikte 14 Temmuz 1972 yılında kabul edilen kanunla, balıkçılık bölgesinin düz esas hatlardan itibaren 50 mil olması düzenlenmiş ve bu kanunun 1 Eylül 1972 de yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştı. İngiltere bunun üzerine 14 Nisan 1972’de Milletlerarası Adalet Divanı’na başvurmuş ve  Divan İzlanda’nın 50 millik balıkçılık bölgesi ilanının İngiltere’ye karşı geçersiz olduğu kararına varmıştır.

Deniz hukuku konusunda yaşanan bu krizleri öncelikle devletlerin kendi aralarında çözmesi beklenmektedir. Devletler bu krizi kendi aralarında çözüme kavuşturmalıdır. Devletlerin uzlaşamadığı ve müzakerelerin yetersiz kaldığı noktada Uluslararası Mahkemeler kararı verebilmektedir. İzlanda balıkçılık davası örneğinde de görülmüş olduğu gibi taraflar hakkaniyete uygun çözümler üretmekte sıkıntı yaşamıştır.

Bu doğrultuda Fransa – İngiltere arasındaki krizde de iki taraf  geri adım atacak gibi gözükmemekte. Liderler mücadeleyi sürdüreceklerine dair açıklamalarda bulunuyor. Söz konusu anlaşmazlığın yakın zamanda çözüme kavuşmaması, giderek ciddi bir hal alan karşılıklı tehditler ve talepler ile ticari krize dönüşme riski taşımaktadır.

İngiltere ve Fransa tarih boyunca birçok savaş ve krizler yaşamış olsa da iki komşu devlet karşılıklı bağımlılık ve hassas dengeler üzerine kurulmuş bir ilişkiler ağına sahiptir. Bu durum günümüz dünyasında radikal bir karar ile savaş sürecine yönelmese de ilişkileri bozmakta ve iki aktörü de yıpratmaktadır.