15 Maddede James Webb Uzay Teleskobu

Rusya’nın sembolü haline gelen tarihi yapısı

Portekiz Hakkında Merak Edilen Her Şey

İspanya Hakkında Merak Edilen Her Şey

Kışlık Ayakkabı (Bot) Seçerken Dikkat Edilecekler

Evde Pizza Tarifi, Nasıl Yapılır? (Videolu)

İnka Medeniyetinin Gizemli Yapıları

Vincent Van Gogh ve Eserleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Sanat Tarihinin En Çok Bilinen İsmi Vincent Van Gogh’un Eserleri Ve Hakkında Bilinmesi Gerekenler.

Açık Pencere Önünde Mektup Okuyan Kadın Tablosu İncelemesi

Hollanda'lı Barok ressam Johannes Vermeer'in Pencere Önünde mektup okuyan kadın tablosu

Vincent Van Gogh Otoportrelerinde Neler Anlatıyor

Vincent Van Gogh Otoportreleri

Sonbahar yapraklarının sanatla yeniden hayat bulması

Yarım kalan hikâyeler sanatla tamamlanıyor.

Münih Savaş Başlıyor Nasıl Bir Film

En Çok Beklenen Filmlerden The Batman Filmi Sizlerle

Bir Kitap Bir Film Nil’de Ölüm

Nazi Faşizminin Karanlık Yüzü Schindler'in Listesi

Bir Diktatörün Son Günleri Çöküş Filmi

Matematik Dehasının Şizofreni İle Mücadelesi Akıl Oyunları

2. Dünya Savaşları Filmlerinden İzlenilmesi Gereken Bir Film Enigma

Güçlü ve sağlıklı saçlar için 8 ipucu

Diyetisyenden 2022 yılı için diyet önerileri

Hangi besinler saç sağlığına yardımcı olur?

Papaya meyvesinin cilt için faydaları nelerdir

Yılbaşı akşamına özel sağlıklı tarifler

Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Pınar Demirkaya lezzetli ve sağlıklı önerilerde bulunuyor

Kış Aylarında Kuru Ciltlerden Kurtulmanın Yolları



Ruhsar Uçar
20.12.2021 16:47:01
Kıymetli Nuray Hocam kaleminize yüreğinize sağlık nakış gibi işlemişsiniz yazınızı. Okuduklarından çok şey öğrendim sanatsız kalan bir toplumun can damarlarından biri kopmuş demektir diyen Atamızın sanata dair emanetlerini sahiplenip gelistirebilseydik adeta çığ gibi büyüyen sosyal travmaların önüne geçebilirdik. Sevgi ve Saygılarımla Ruhsar

Çiğdem Öngeç Pekkaya
20.12.2021 17:01:17
Samimi içten bizi sanatın güzelliklerine davet eden sıcacık bir yazı teşekkür ederiz

Hülya Gülmez
20.12.2021 17:13:09
Sevgili Hocam kaleminize yüreğinize sağlık

Mehmet Albostan
20.12.2021 18:10:33
Kalemine sağlık, GONUL BIR HAN DEGIL DERGAHTIR. Hz Mevlana..gönlünüze sağlık..

Filiz Çetinay
20.12.2021 20:31:47
Kaleminize sağlık sanatsız bir toplum hayat damarları kesilmiş bir ağac gibi kurumaya solmaya mahkûmdur

Müberra Gönen
20.12.2021 20:36:26
Sevgili dostum, tüm yazılarında hissettiğim o huzur ve mutluluk duygusu yine kapladı ruhumu. Hayatın zorlu gerçekleri arasında yol alırken, senin yazılarını okudukça, “ Aaa evettt, hayatın bu güzel yönleri de vardı,hatırlamak iyi geldi” diyorum kendime. Yine öyle oldu. Kainatın mucizevî varlığını, biz insanların başlıbaşına birer mucize olduğumuzu hatırladım sayende... Sonra sanatın hepimiz için ne kadar önemli olduğunu kapsamlı bir şekilde anlatarak, ona dört elle sarılmam gerektiğini hatırlattın. Aklına gönlüne sağlık canım. Zevkle okudum yine... Teşekkürler... Sevgilerimle...

Nebihe Ertürk
20.12.2021 21:48:07
Kaleminize yüreğinize sağlık.

Selma Özer
20.12.2021 23:26:02
İnsan her gün biraz müzik dinlemeli, biraz şiir okumalı, güzel bir resim görmelidir ki, dünyevi kaygılar Tanrı'nın insan ruhuna aşıladığı güzel duygusunu silip yok etmesin. Sanat özgürlüğün çocuğudur.Nuray Hanım kaleminize yüreğinize sağlık.

Fatma Yangır
21.12.2021 14:57:20
Sanatın bütün kollarının bizim için ne kadar önemli olduğunu ne güzel özetlemişsiniz Nuray öğretmenim..Ben de Darwin’in bir sözü ile katkı sunmak istiyorum.< Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir.Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar,uçamayanlar ise tavuk olur.Tavuk toplum önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkına bile varmaz.Sevgi ve sağlıkla kalın.

Cemil Çağırtekin
22.12.2021 16:35:20
Saygıdeğer Hanımefendi, Nuray Hocam: Yüreğinize sağlık, En iyi niyetinizle yüreğinizdeki güzel temennileri, mutluluğun reçetesi olan sanatın yaşamımızdaki enerjisini, ruhumuzun mutlu yaşamdaki ihtiyaçlarını güzelce ifade etmişsiniz. Sizi kutlarım. Allah, hiç bir insanın gerçekleştiremediği mucizeyi yaratandır. Haklısınız! Dünyada olan her şey insanda var. Çünkü insan, toprak dünyasının topraktan yaratılan ruh ve bedeninin birleştiği bir varlıktır. Bu nedenle Dünyada bulunan bütün zerrecikler insanda vardır. Dolayısıyla; insanda bulunan tüm zerrecikler de toprak alemi dünyasında vardır. Sanatın ruhumuza ilaç olması, büyük bir cümle, mecazi anlamda olabilir ama manevi alanda ruhun tekamülüne bağlıdır ki çok uzun zaman isteyen manevi bir savaşın sonundaki yüceliştir. Bizler; duygularımızın bizi coşturduğunu sanırız. Aslında duygular kalbimizin postacılarıdır. Kalbimiz, her kaynaktan duygularla gelen haberlerle coşar veya üzülür. Çünkü bedenin görünen duyu organları olduğu gibi, kalbin de görülmeyen duyu organları vardır. Bunun nedeni; kalbin duyulara göre tasarladığı niyettir. Bu nedenle Allah derki; Ben insanların niyetlerine bakarım. Selam ve saygılar...

Ergül İşgüzar
22.12.2021 22:27:42
Bilim ve sanat ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün buyurduğu gibi bir toplumun hayat damarlarıdır. Bunları örnekleriyle ne kadar güzel dile getirmişsiniz geçmiş tarihli örnekledi ile; Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Hürmet, saygı ve sevgilerimle, tebrik ederim.

Nazire Savran
27.12.2021 23:22:29
Ne kadar güzel ifade etmişsiniz.Zamandan geçerken güzelliklerle içimizi beslemeliyiz. Nicelerine...

YAZARLAR


Nuray ÖNGEÇ Emekli İngilizce Öğretmeni


Mücizeler Arasında, Hepimiz MUCİZEYİZ

.


Yaradan öyle büyük, öyle yüce ki; her yarattığını  bir başka güzellik, bir başkalık  ve bir  hikmetle  yaratmış. Yarattığı bu evren  öyle büyük  bir mucizedir ki; içinde  de elbette sayısız mucizeler  de vardır. Biz insanlar,  bu mucizelerden  en üst olan akıllı varlıklarız. Fizik ve ruhumuzla bir küçük evreniz adeta. Öyle donanımlıyız ki; fiziksel yapımızda, dağlarda, taşlarda, topraklarda  bulunan  bütün mineralleri taşıyoruz.  Yaradanımız bize  kendi nurundan  üfleyip, kendi esmalarından  da dağıtmış. Bizler bazen farketmiş, onları kullanıp bir çok güzellikler yaratmışız. Böylece  sanatın tüm dalları, hayata bambaşka  güneşler olarak doğup, ruhlarımıza ilaç olurken, birbirinden  güzel hislerle mutluluklar yaşamamızı sağlamışlar.

 “BİR MİLLET SANAT VE SANATÇIDAN MAHRUMSA, TAM BİR HAYATA SAHİP OLAMAZ” diyen Mustafa Kemal ATATÜRK,  sanattan eksik olan toplumların hayatlarının da eksik olduğunu vurguluyor.   “TÜRK MİLLETİNİN TARİHİ BİR   VASFI DA  GÜZEL SANATLARI SEVMEK VE ONDA YÜKSELMEKTİR” diye vurgulayan Ata’mız, sanatın her dalıyla ilgili uyarılarda bulunarak, bizi yönlendirmeye teşvik etmeye önem vermiş ve gereken kurumları kurarak, sanatın sevilmesini, sanatçılar yetişmesini   sağlamıştır.

Ayrıca atalarımız da, “MÜZİK RUHUN GIDASIDIR” diyerek, şifahanelerde müziği hastalıkların şifasında kullanmışlardır.  Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğunda müzikle  tedavi oldukça  yaygınmış.  Rast makamı felce ve epilepsiye iyi gelirken, Irak makamını  menenjit hastalığında   ve  çocukların asabiyetinde, İsfahan makamı zihni açma, zekayı keskinleştirme ve anıları tazelemede  kullanılmışlardır. Bu örnekleri çoğaltmak  mümkün elbette. Bütün makamların hangi hastalıklara şifa olduğun araştırıp uygulamışlar yüz yıllarca. EDİRNE SULTAN 2. BEYAZID DARÜŞŞİFASI, her hastalığın müzikle  tedavi  edildiği  yer olarak uzun yıllar  hizmet verdiği de bilgilerimiz arasındadır.  Daha da eskilere gidecek olursak, eski yunanlılar, Frigya’da cinsel sorunlarda obua , Platon ise  sağırlıkta trampet kullanarak şifa dağıtmışlar. Geçmişten sadece birkaç  örnek  verdiğimiz muzikle  tedavi,  bir çok ülkede uygulanmış olsa da, bütün bu bilgi ve uygulamalar, daha sonra maalesef bir kenara atılmıştır.

Çok sevindirici bir şey var ki; müzikle tedaviye  geriye dönüş yavaş yavaş ülkemizde ve dünyada başlamıştır.  Ayrıca sanatın diğer dallarına da ruhsal tedavilerde  yer verilmektedir.                                              

Sanatın bütün dalları, en büyük meditasyondur bildiğiniz gibi dostlarım. Dolayısıyla ruha ve bedene  en büyük şifadır. İster uygulayıcı olalım, ister izleyici.  Anda kalmamızı sağlayan, farkındalığımızı artıran, kendimizi ve hayatı daha iyi anlamamızı sağlayan sanatın her türüyle,  mutlaka  uğraşmalıyız. Ayrıca şiir, öykü , roman okuyup veya   yazma da  bize   şifa verir, geliştirir. Günlük sorunlardan uzaklaşmamızı  ve onlarla baş etmemizi de sağlar. Bu da hayatımıza inanılmaz   MUTLULUK VE SAĞLIK katar. Gittikçe maneviyattan uzaklaşırken, solmaya yüz tutmakta olan ruhumuzu, ilgi duyduğumuz  sanatla da beslersek, bedenimize de sağlık  zerketmiş olacağız. Tatmin olan  görme, duyma, hissetme, tat alma ve dokunma duyularımızla coşacağız. Kesinlikle daha çok seveceğiz ve çok daha güleceğiz. Elbette mutlu olup mutlu ederken, hayatımıza anlam yüklü işler katacağız. Hem manevi yönümüz güçlenecek, hem de sanatın etkisiyle vücudumuzda salgılanan seratonin, melatonin vs. gibi  hormon salgılarıyla  ruhumuz  ve bedenimiz mutluluk denizinde yüzecektir.

Kültür ve sanatta çok yüksek ama ekonomileri çöken ülkeleri gördük geçmiş yıllarda. Sanat ve kültürleriyle hayata tutunmuşlar ve ayakta kalmayı başarmışlar ve  daha az zarara uğramışlar ve normalleşmeleri de daha kısa sürede olmuştur.  

“Bütün bunları biliyoruz zaten” diyeceğinizi biliyorum. Ama sevgili dostlarım acaba ne kadar iç içeyiz sanat, edebiyat ve sporla. Ne kadar okumaya zaman ayırıyoruz. “Kitaplar çok pahalı, ayrıca yaşam mücadelesinde ayağımızı uzatıp, televizyon da seyretmiyelim mi?” diye sorarsanız, ben de size Nasrettin Hoca’nın cevabını veririm. Siz de haklısınız, ben de haklıyım, derim. Yalnız kendi yaşamımdan örneklersek, eğer insan isterse candan, her şeye yetişebilir. Benim derdim, her kesin dünyanın bu güzel nimetlerinden pay alması. Her yaşta kendinizi keşfedebilirsiniz. Kim bilir  içinizde  ne cevherler saklı, hangi sanat dalı uyandırılmayı bekliyor. Çevremde olgun yaşta müzik aleti çalmaya, resim  yapmaya, yazmaya  başlayan insanları duyunca, mutlu oluyorum. Çünkü bu güzelliklerin onları mutlu edeceğini biliyorum. Ayrıca sanatçı, yazar ve şairleri desteklemek de  güzelliklere  en büyük katkıdır.  Bir de, spor hayatımızda mutlaka olmalı. En azından  en kolay ve en ucuz spor dalı olan  yürüyüşle, kendi fizik  bedenimize ve ruhumuza  da en güzel  yatırımı yapabiliriz.

Çok mutluyum ki; genç ve olanakları  olan ebeveynler, çocuklarına bütün  imkanları seferber ediyorlar, yeteneklerini fark edip onları güzel uğraşlara yönlendiriyorlar. Bütün çocuk, genç ve her yaşta  bireylerimizin sanat, edebiyat ve sporla iç içe olacağı, çok okuyan, öğrenen ve öğrendiklerini hayata geçiren bir toplum olması için, hem kamu hem de bizler gerekeni yaparsak, her şey güzel olacaktır diye düşünüyorum. Daima güzelliklere hep birlikte diyor ve değerli sanatçımız  CANDAN ERÇETİN için yazdığım şiirimi sizlere armağan ediyorum.

Çıplak Ayaklı Kontes

Bak güneşe koşuyor çıplak ayaklarıyla

Kızıl saçları uçar  gönlünde ki coşkuyla

Ruhundaki nağmeler duyulur  şarkılarda

Çıplak ayaklı kontes koşuyor umutlarla

 

Görür görmez gönlüme  kıvılcım düşüverdi

Mutluluk ışıkları aniden yanıverdi

Sevgi yüklü duygular içime akıverdi

Kızıl bir orkidesin koşarsın umutlarla

 

Yürürsün zerafetle dans ederek sahnede

Şakıyan güzel sesin yüreklere asude

O bitimsiz sevginle yüzünde parlar hande

Çıplak ayaklı kontes koşarsın umutlarla

                     Nuray Öngeç